11. Ceza Dairesi 2021/37558 E. , 2024/114 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2021/45 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci m
**11. Ceza Dairesi 2021/37558 E. , 2024/114 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/107 E., 2021/45 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2014/58 Esas, 2014/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5271 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2014 tarihli ve 2014/58 Esas, 2014/406 Kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 05.02.2020 tarihli ve 2017/14470 Esas, 2020/849 Karar sayılı ilamı ile, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, sanığın savunmasının doğru olup olmadığının araştırılması ve suça konu tebligatın bırakıldığı beyan edilen bakkal araştırılarak ilgililerinin tanık olarak dinlenilmesinden sonra elde edilen tüm deliller ışığında sanığın sahtecilik kastı ile hareket ettiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğunun ve eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağının gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/107 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu mümkün olmadığı taktirde eylemin görevi kötüye kullanılması suçu kapsamında değerlendirilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde Posta Telgraf Teşkilatı ... Posta İşleme Dağıtım Merkezinde posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, SGK İl Müdürlüğü'nden mağdura gönderilen genel sağlık sigortası için gelir testi yaptırması gerektiğinin bildirildiği taahhütlü gönderiyi, Bindirici soy isimli ailenin işletmekte olduğu kahvehanenin yanında bulunan bakkal dükkanına bıraktığı ve taahhütlü gönderi teslim listesini gönderiyi mağdura teslim etmiş gibi mağdur adına imzalamak suretiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. Bozma sonrası, tanık olarak dinlenen, posta gönderisinin bırakıldığı bakkal dükkanının sahibi H.C. beyanında; bakkal dükkanının mağdura ait kahvehanenin avlusunda bulunduğunu, mağdurun kiracısı olduğunu, avluda tezgah benzeri bir yerin üzerinde karton kutu olduğunu, posta memurlarının getirdikleri evrakı karton kutuya attıklarını, sanığın kendisine mağdura verilmek üzere bir evrak bırakmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mağdur adına sahte imza atmasında somut bir menfaatinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın sahtecilik kastı ile hareket ettiğini gösterir mahkumiyetine yeterli delil bulunmaması nedeniyle eylemin, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmak ya da kişilere haksız bir menfaat sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan hüküm kurulması, nedeniyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/107 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) MUHALEFET ŞERHİ Sanık ...'nin, SGK İl Müdürlüğünden gönderilen taahütlü mektubu, muhatabın adresine götürmediği ve muhataba teslim etmediği halde, muhatabın adresinde ve bizzat muhataba teslim etmiş gibi muhatap yerine tebellüğ evrakını imzaladığı gerek yapılan yargılama gerekse bizzat sanığın ikrarından anlaşılması karşısında, sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik eylemi sabit olduğu bu nedenle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Ayrıca TCK'nun 257/1 maddesinde "Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında..." denilmek suretiyle TCK'nun 257. maddesinin tali norm mahiyetinde olduğu, eylemin Kanunda ayrıca suç olarak düzenlenmesi halinde TCK 257. maddesi ile uygulama yapmanın mümkün olmadığı, sanığın eylemi tüm unsurlarıyla TCK'nun 204/2 maddesi kapsamında kalan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturması nedeniyle, eylemin TCK'nun 257/1. maddesi kapsamında kalmayacağı açıktır. TCK'nun 204/2. maddesi kapsamında kalan sahtecilik suçu, genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Bu nedenle sanığın başkası yerine imza attığının bilmesi ve bu sonucu istemesi dışında ayrıca ilave bir kriter aranmamaktadır. Sayın çoğunluğun, sanığın sahtecilik kastının gösterir delil bulunmadığı yönündeki kanaatinin dosya münderacatı ile uyumlu olmadığı gibi, kastın sahtecilik değil de, görevi kötüye kullanma olduğuna ilişkin kabulünün gerekçesinin de belirtilmediği müşahede edilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle sanığın eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve mahkeme kararının onanması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 09.01.2024