12. Ceza Dairesi 2020/11242 E. , 2024/4128 K. MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/179 E., 2016/279 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yer…
**12. Ceza Dairesi 2020/11242 E. , 2024/4128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/179 E., 2016/279 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanıklar hakkında kurulan hükmün; sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, maden arama faaliyetlerinden 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların eyleminin olası kast sınırları içerisinde kasten adam öldürme suçunu oluşturduğuna ilişkindir. Sanıklar müdafinin temyiz sebepleri; sanıkların söz konusu maden sahasında gerekli tüm önlemleri almalarına rağmen galeri ağzında doğal olaylarla meydana gelen toprak kaymasından dolayı işçinin ölümünden sorumlu olmadıklarını, suçlamaları kabul etmemekle birlikte alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine, sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması ile haklarında maden arama faaliyetlerinden yasaklanmalarına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca sanık ... yönünden kabul etmemekle birlikte verilen kusur durumunun tali kusur olup, asli kusurlu gibi değerlendirilerek fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in ortağı ve sorumlu müdürü olduğu şirkette, kazanın meydana gelmesinin en önemli sebebinin galeri girişinin üst kısmında meydana gelmesi muhtemel blok kayması ve heyelan gibi durumlar için kademelendirme yapılmaması ve galeri girişinin üst kısmında düşmesi muhtemel kaya, blok gibi malzemelerin temizlenmemesi, galerinin giriş ağzının yukarıdan gelebilecek blok ve parçalara karşı yeterince uzatılmaması ve galeri giriş kısmının üzerine yeterince yastıklanma yapılmaması olduğu, kazanın meydana gelmesinin diğer bir sebebinin galeri girişinin yanlış yerde seçilmiş olması, bu konudaki çalışmanın teknik bir kişinin ve maden mühendisi tarafından projelendirilmediği, bu işlerin takibi için teknik ve daimi nezaretçi tayin edilmediği, iş yerinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre çok tehlikeli sınıfta yer alan maden işleri sırasında karşılaşılması muhtemel tehlike ve riskler ile bunlardan korunma yolları hakkında A Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı belgesine sahip bir kişi atanmamış ve risk analizi yaptırılmadığı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre çok tehlikeli sınıfta yer alan maden işleri sırasında karşılaşılması muhtemel tehlike ve riskler ile bunlardan korunma yolları hakkında çalışanlar bilgilendirilmediği ve yetkili kişilerce eğitimlerin verilmediği, çok tehlikeli sınıfta yer alan maden işleri sırasında meydana gelmesi muhtemel iş kazaları ve yaralanmalar için acil müdahale edebilecek ilk yardım elemanı bulundurulmadığından asli kusurlu olduğu, sanık ...'in ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu şirkette, yürütülen işlerle ilgili yasal yükümlülüklerini yerine getirilmesini sağlamayan, vekalet vermiş olduğu vekili tarafından eksik ve hatalı işleri kontrol etmeyen ve denetlemeyen işveren vekilinin tali kusurlu olduğu olayda, mahkemece sanıkların çok tehlikeli işlerden sayılan madencilik faaliyeti sırasında meydana gelen kazayı öngörebilmelerine rağmen üzerilerine düşen iş güvenliği, acil müdahale, ilk yardım ve benzeri hususlarda gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanık ...'in asli kusurlu, sanık ...'in tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında ayrı ayrı kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi göz önüne alınarak suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun derecesi nazara alınmak suretiyle adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, kusurlarının dereceleri farklı olan sanıklar hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek her iki sanık hakkında aynı cezaya hükmedilmesi Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.