10. Hukuk Dairesi 2011/14500 E. , 2012/24669 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/628-2011/515 Davacı, evine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki k…
**10. Hukuk Dairesi 2011/14500 E. , 2012/24669 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :2010/628-2011/515 Davacı, evine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, SGK Başkanlığı tarafından 6183 sayılı Yasaya göre yapılan takipte, haline münasip evinin haczedildiği gerekçesi ile meskeniyet iddiasının kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan mahallinde yapılan keşif sonucu harita kadastro mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda, taşınmazın değerinin 75.000,00 TL olduğu belirtilmiş, ancak davacının bakmakla yükümlü olduğu kişiler ile birlikte yaşayabilmesi için zorunlu olan haline münasip meskenin bedeline ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır. 6183 sayılı Yasanın 70. maddesine göre, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İş mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmeyecektir. Davacının birlikte yaşadığı ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin kimler olduğu husususun mahkemece öncelikle araştırılarak, davacının bakmakla Yükümlü olduğu kişiler ile birlikte yaşayabileceği “haline münasip” ev kıyaslaması yapılmalıdır. Ayrıca, davacının halen meskeniyet iddiasına konu evde ikamet edip-etmediği, farklı bir evde ikamet etmesi halinde bu evin kime ait olduğunun araştırılması gerekmektedir.