Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------Tedavi masraflarının birden fazla sigortası tarafından temin edilmiş olması halinde, bu masraflar sigortacılar arasında teminatları oranının paylaştırılır" denildiğini; sigortalı dava dışı --- tedavisine ilişkin---- fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin ---, sigortalı dava dışı --- tedavisine ilişkin --- fatura ile hastaneye provizyon verilerek yapılan ödemenin ---- sigortalı dava dışı ---- tedavisine ilişkin---- fatura ile hastan
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %49 payına sahip olduğunu, dava dışı ... ise %51 oranında ortak ve tek yetkili göründüğünü, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/320 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda ... ortak olmadığına, yapılan hisse devri işleminin yok hükmünde olduğunun tespitine, genel kurulda alınan bu yöndeki kararları iptaline ve aynı zamanda yürütmenin durdurulmasına hükmedildiğini, bu kararla dava dışı ortağın yönetici sıfatının sona erdiğini, TTK'nun 623. maddesinin en az bir ortağın müdür olmasını öngördüğünü, 28/03/2018 tarihli genel kurul toplantısında müvekkilinin müdür olarak seçildiğini, ancak tescil ve ilanının yapılmadığını belirterek, 28.03.2018 tarihinde yapılan ... Genel Kurulunda müdür seçilen müvekkilinin Ticaret Sicilde tescil ve ilanı için öncelikle müvekkiline, kabul edilmez ise başka birine yetki verilmesine, tescil talebi yerinde görülmez ise, ... şirketinin TTK 623/1 uyarınca yeni yönetiminin oluşturulması gündemli genel kurul toplantı çağrısı yapması hususunda öncelikle müvekkiline, kabul edilmez ise başka bir kişiye yetki verilmesine ve toplantı için gereken şirket kayıt ve defterlerinin yetkili kişiye teslim edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nın 412. maddesi uyarınca mahkemeye başvurmadan önce genel kurula başvurunun dava şartı olduğunu, şirketin yönetiminde bir organ eksikliğinin bulunmadığını, müvekkilinin, 16.02.2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla (dışardan) müdür olarak atandığını, o tarihte yürürlükte olan 6752 sayılı yasanın 541. maddesi gereği, dışarıdan müdür atanmasının mümkün olduğunu, 16/02/2012 tarihli kararla müdürlük görevinin 20 yıl olarak belirlendiğini, 6103 sayılı yasanın 25. maddesinde eski yasa döneminde atanan müdürlerin görevinin devam edeceğinin öngörüldüğünü, bu nedenle yöneticinin görevini sürdürdüğünü, müdürlük görevinin, ortaklığın yapısından etkilenmeyeceğini, İstanbul Anadolu 6 ATM'de verilen kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 2017/1056 Esas, 2018/500 Karar sayılı kararı ile ortadan kaldırıldığını, davacının İstanbul Anadolu 7 ATM'de müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması, yöneticilikten azledilmesi ve kar payı alacağının ödenmesi istemli açtığı davanın ise reddine karar verildiğini, davacının 28/03/2018 tarihli toplantıda müdür olarak atanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.