T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/595 KARAR NO : 2025/605 DAVA : Ticaret Sicil Memurluğunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Ticaret Sicil Memurluğunun Kararına İtiraz" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile "davanın kabulü ile Da…
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/595 KARAR NO : 2025/605 DAVA : Ticaret Sicil Memurluğunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Ticaret Sicil Memurluğunun Kararına İtiraz" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli ve .../... Esas, .../... Karar sayılı kararı ile "davanın kabulü ile Davacı ...'in Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... Şirketi'nin ortaklığından haklı sebeple çıkmasına" karar verildiğini, kararın ... tarihinde kesinleştiğini ve tescil edilmesi için Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirildiğini, ancak Mahkemece vekil eden ...'in şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmesine rağmen, vekil edene ait 1/2000 oranındaki hissenin tasfiyesi konusunda herhangi bir karar verilmediği gerekçesiyle, vekil eden hakkındaki şirket ortaklığından çıkma kararının Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünce tescil edilmediğini, mahkeme kararının tescil edilmesi için Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğüne yapılan yazılı başvuruda vekil eden ...'in, 1/2000 oranındaki hisse üzerinde hiçbir talebinin olmadığını, payın şirketin diğer ortaklarına veya şirket üzerine devri konusunda muvafakat verdiğini beyan etmelerine rağmen, Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... tarih ve ...-...-... sayılı cevabi yazısıyla tescil taleplerinin reddedildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazısında da görüleceği üzere Mahkeme kararının uygulanması için Şirket Müdürü ...'a tescile davet yazısı gönderildiğini ancak bahsi geçen şirketin gayri faal olması sebebiyle gelen tebligatların iade döndüğünü, bu durumda Mahkeme kararının uygulanması için ilgili şirket müdürünün veya yetkili kurullarının tescil isteminde bulunmasının da imkansız bir hal aldığını, mahkeme kararının, müdürlüğe bildirilmesinden itibaren 8 aylık bir süre geçmesine rağmen davalı ... ..., mahkemeye herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, mahkeme kararının uygulanmaması sebebiyle davacının mağduriyet yaşadığını, Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescil taleplerini reddetmesi sebebiyle iş bu itirazı yapmak zorunda kaldıklarını beyanla davanın kabulü ile Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünün tescil talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... karar sayılı, Davacı ...'in Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... Şirketi'nin ortaklığından haklı sebeple çıkmasına şeklindeki kararının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemelerin verdiği hüküm veya kararlarda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğün resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil isteminin başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılacağı tescil yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, müdürlüğün Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesi gereğince işlem tesis edeceğinin hüküm altına alındığını, söz konusu mevzuat hükümleri de dikkate alındığında ilgili kararın müdürlüğe tebliğ edildiği tarih itibariyle şirketi temsile yetkili herhangi bir kişinin bulunmaması nedeniyle müvekkilince davaya konu şirket ile şirketin diğer ortağı ve son yetkilisi ...'ın ... tarih ve ...-...-... sayılı yazı ile tescile davet edildiğini, şirkete gönderilen tebligatın iade dönmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince ... tarih ve ...-...-... sayılı yazı ile şirketin tescilli adresine tescile davet yapıldığını, şirkete gönderilen tescile davet yazısının ... tarihinde iade döndüğünü, Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesi gereğince yapılan tescile davetin ... tarihinde tebliğ edildiğini, şirket yetkilisi ...'a gönderilen tescile davet yazısının ... tarihinde iade döndüğünün tespit edildiğini, ancak ilgililerce başvurularak herhangi bir işlem tesis edilmediğini, müdürlükçe yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebeplerinin bildirilmemesi üzerine ... ve ...-...-... sayılı yazı ile mahallin en büyük mülki amirine şirket hakkında idari para cezasına hükmolunması amacıyla bildirimde bulunulduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü olarak mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkarılan kişilere ait hisselerin akıbeti hakkında karar verme yetkisinin bulunmadığını, bahse konu payların akıbeti hakkında karar verme yetkisinin Kanunun 616.maddesi gereğince şirket genel kuruluna ait olduğunu, müdürlük görevinin ise mahkeme kararı ile şirket ortaklığından çıkarılan kişinin paylarının akıbeti hakkında şirketçe verilen kararların tescil ve ilanını yapmaktan ibaret olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafın tescil talebinin reddine ilişkin tüm işlemlerin müdürlükçe usullere uygun olarak yapıldığını ve müdürlüğün söz konusu davada yasal hasım konumunda olması sebebiyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava dışı şirkete ait sicil dosyası ile davacı tarafın müracaatı ile ilgili yapılan işlemler ile ilgili kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmışır. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada: Davacı tarafa HMK 305 ya da HMK 305/a maddeleri gereği Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamına ilişkin olarak tavzih yada hükmün tamamlanması yoluyla talepte bulunup sonucundan mahkememize bilgi vermek üzere süre verilmiş, ancak Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir. Davacının ortaklığından çıkmasına karar verilen Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ...'nin şirket müdürü ...'ın yetkisinin ... tarihinde dolduğu ve aynı zamanda kişinin öldüğü anlaşılmakla şirkete TMK'nun 427 maddesi gereğince temsil kayyumu tayin ettirmek için dava açmak üzere yetki ve gelecek celseye kadar süre verilmiş, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile şirkete ...'ın temsilci tayin edildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. DEĞERLEDİRME VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından ortaklıktan çıkmasına karar verildikten sonra kararın ticaret siciline tescil edilmemesi sebebiyle Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil ve ilan istemine ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede: Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas, .../... Karar sayılı ... tarihli ilamı ile davacı ...'in şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, ancak ortaklık payına ilişkin olarak herhangi bir kararın yer almadığı, kararın kesinleştiği, ortaklıktan çıkmasının ilgili kararda şirketteki payına ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle infaz edilmediği, ticaret sicil müdürlüğünce şirkete ve şirket müdürüne çıkarılan tebligatlar yönünden şirkete TK 35 madde gereğince tebligat yapıldığı, ancak şirket müdürünün görev süresinin dolması ve ölümü nedeniyle tebligatın yapılamadığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK 28. Maddesinde "Tescil istemi ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır..." (2) Bir hususun tescilini istemeye birden çok kimse zorunlu ve yetkili olduğu takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bunlardan birinin talebi üzerine yapılan tescil tümü tarafından istenmiş sayılır." Aynı kanun 31. Maddesinde " (1) Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur. (2) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir. (3) Her iki hâlde 27 ilâ 30 uncu madde hükümleri geçerlidir." düzenlemeleri mevcuttur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/06/2020 tarih, 2019/4503 Esas, 2020/2760 Karar sayılı emsal içtihadında; "... TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38'nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişikliklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31'nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na başvurarak talepte bulunması mümkün olmadığından davalı şirkete tescile icbar davası açmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır...." şeklinde belirtilmiştir. Ticaret Siciline tescil ilam işlemleri davalı şirketin organsız kalması nedeniyle yerine getirilmemiş ise, bu durumda da davacının şirketin temsili amacıyla temsil kayyumu tayini için gerekli yasal yollara başvurması gerekmektedir. Bu yolunda tüketilmesine rağmen, şirket tescil yükümlülüğünü yerine getirmez ise davacının şirket aleyhine açacağı tescile icbar davası sonunda alacağın hükümle TST'nin 38/2. Maddesi uyarınca tescili istemesini sağlama olanağı ilke olarak bulunmaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 09.02.2009 Tarih E. 12313/ K. 1346, Gönen Eriş Açıklamalı İçtihatlı Ticari İşletme ve Şirketler sayfa 849 madde 28 açıklamaları.) Yukarıdaki kanun maddeleri, emsal içtihat ve açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile davanın kabulü ile davacı ...'in Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... şirketi'nin ortaklığından haklı sebeple çıkmasına karar verildiği, ancak aynı kararda davacının şirketteki payına ilişkin herhangi bir hükmün tesis edilmediği, davacı tarafından kararın tescili istemiyle Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğu, müdürlük tarafından şirket müdürü ve şirkete tebligat yapıldığı, ancak şirket müdürünün görev süresinin dolması, şirketin organsız kalması sebebiyle şirket tarafından süresinde ve sonrasında tescil isteminde bulunulamadığı görülmüştür. Her ne kadar mahkememizce şirkete temsil kayyumu atattırmak üzere süre verilmiş ve temsil kayyumu atanmış ise de; açılan davada şirketin taraf olmadığı, davacı tarafından yapılması gerekenin şirkette pay sahibi olmakla öncelikle organsız kalan şirket yönünden TTK 410. Maddesi gereğince şirkette yönetim kurulu oluşturmak amacıyla çağrıya ilişkin mahkemeye başvurması gerektiği, bu yasal yollar tüketilmeden dava açmasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, tescil ve ilan isteme hakkı bulunmayan davacı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1- Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili ve temsil kayyımının yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2025 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı