(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2223 E. , 2008/3238 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali veya geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil isteminin reddine, geçit isteminin kabulüne dair verilen 16.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2223 E. , 2008/3238 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali veya geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil isteminin reddine, geçit isteminin kabulüne dair verilen 16.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, taşınmazının doğu bitişiğinde bulunan öncesinde tescil harici iken idari yoldan Hazine adına tescili yapılarak muvazaalı olarak davalıya satılan 1612 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptalini veya taşınmazının yola bağlantısı bulunmadığından davalıya ait 1612 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmasını istemiştir. Mahkemece, tapu iptal isteminin reddine, davalının taşınmazından geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın değer tespiti yapılmalıdır. Somut olayda, davacıya ait 664 parsel mutlak geçit ihtiyacı içerisindedir. Mahkemece, hükme esas alınan 30.04.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile işaretli kırmızı taralı olarak gösterilen güzergahtan geçit kurulmuştur. Kurulan geçit 1612 parsel sayılı taşınmazın kullanım bütünlüğünü bölecek niteliktedir. Anılan raporda geçit kurulan 1612 parsel sayılı taşınmazın kuzey ve güney sınırları değerlendirilmemiştir. Mahkemece, mutlak geçit ihtiyacındaki davacı taşınmazının yola bağlanabilmesi için, taraf yararları ve komşuluk hukuku ilkeleri gözetilerek, fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi de göz önüne alınarak, davalı taşınmazının kullanım bütünlüğü de bozulmadan belirlenecek en uygun güzergahtan geçit hakkı kurulması gerekir iken, davalı taşınmazını bölecek biçimde geçit kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.