Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2137 E. , 2024/1131 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2137 Karar No:2024/1131 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddine dair k…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2137 E. , 2024/1131 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2019/2137 Karar No:2024/1131 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararı ile verilen toplam 160.260,00-TL idari para cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Dava konusu ödeme emrinin 147.933,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden; dava konusu işlemin dayanağı ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının ilgili kısmının kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezasına ilişkin olmadığı ve anılan Kurul kararının bu kısmının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan Mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğu, temyiz istemi hakkında henüz bir karar verilmediğinden davanın hâlen derdest olduğu, bu hâliyle kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, söz konusu amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusu ödeme emrinin 12.327,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise; dava konusu işlemin dayanağı Kurul kararının ilgili kısmının iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi Hakimliği'nin E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın 18/02/2016 tarihinde kesinleştiği, borcun doğduğu tarihte davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve kesinleşen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu ödeme emrinin; 147,933,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden iptaline, 12.327,00-TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emri içeriğindeki kamu alacağının tahsiline yönelik olarak davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı herhangi bir dava açılmadığı, vadesinde ödenmemek suretiyle kesinleşen dava konusu kamu alacağının 6183 sayılı Kanun çerçevesinde cebren tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Bayilik lisansı sahibi ... Akaryakıt ve LPG Ürünleri Nakliye Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye (... Ltd. Şti.) ait akaryakıt istasyonunda 25/11/2011 tarihinde denetim yapılmış, anılan denetimde alınan numuneler incelenmek üzere TÜBİTAK MAM'a gönderilmiş, ... ve ... sayılı analiz raporları ile söz konusu numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçersiz, teknik düzenlemelere aykırı olduğu ve söz konusu numunelerin solvent özelliği gösterdiğinin tespit edilmesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı ile ... Ltd. Şti.'ye, akaryakıt istasyonunda tağşiş ve/veya hile amacıyla akaryakıta katılabilecek ürünler bulundurulduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun Kurul kararına konu fiil tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi ve aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca 147.933,00-TL, vaziyet planında bulunmayan akaryakıt tankının faaliyete konu edildiğinden bahisle aynı maddenin 3. ve 4. fıkraları uyarınca 12.327,00-TL olmak üzere toplam 160.260,00-TL idari para cezası verilmiştir. Anılan Kurul kararının tebliği sonrasında 60 günlük süre içerisinde ödenmeyen söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla şirket adına... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. Şirket adına yapılan mal varlığı araştırması sonucunda söz konusu borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesine istinaden kanuni temsilciler adına ödeme emri düzenlenerek takibat işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine 160.260,00-TL idari para cezasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak... tarih ve ... sayılı ödeme emri düzenlenmiş, bu ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu işlemin dayanağı 15/11/2012 tarih ve 4127-50 sayılı Kurul kararına konu fiil tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında; ...21) Kaçak petrol; a) Kurumca belirlenen seviyede ulusal marker içermeyen akaryakıtı, b) Yasal yollarla Türkiye'de serbest dolaşıma girdiği belgelendirilemeyen veya menşei belli olmayan petrolü ve petrol ürünlerini, c) Kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen akaryakıtı ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerini, d) 10/7/2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa göre kaçak olan petrolü ve petrol ürünlerini, e) Sıvı veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden boru hatlarından (her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil) veya bunların depolarından veya kuyulardan yasalara aykırı şekilde alınan petrolü ve petrol ürünlerini ... ifade eder." düzenlemesine yer verilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin 5. fıkrasında; "Bu Kanunun kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması tahsil işlemlerini durdurmaz." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kuralların değerlendirilmesinden; Kurumca belirlenen seviyede ulusal marker içermeyen, Kurumdan izin alınmadan; akaryakıt haricinde solvent, madenî ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinden elde edilen ya da akaryakıta dönüştürmek maksadıyla kullanılan veya bulundurulan akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî ve baz yağ, asfalt, solvent nafta ve benzeri petrol ürünlerinin kaçak akaryakıt kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar İdare Mahkemesi'nce "... 147.933,00-TL meblağlı cezanın kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezası olmadığı ve buna ilişkin kısmın iptali istemiyle açılan dava halen derdest olduğundan kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceği dikkate alındığında, şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline ilişkin olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin 147.933,00-TL'ye ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş ve bu karara yönelik istinaf başvurusu da temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedilmiş ise de, dava konusu ödeme emrinin dayanağı söz konusu idari para cezasına ilişkin Kurul kararı, anılan Kurul kararına konu fiil tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 5015 sayılı Kanun'da kaçak akaryakıt kapsamında olduğu ifade edilen, "numunenin ulusal marker seviyelerinin geçersiz, teknik düzenlemelere aykırı olduğu ve solvent özelliği gösterdiği"nin tespit edildiğinden bahisle tesis edilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 19. maddesinin 5. fıkrasında da, bu Kanun'un kaçakçılık kapsamında verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı açık bir şekilde kurala bağlanmıştır. Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 147.933,00-TL tutarındaki idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurulmasının tahsil işlemlerini durdurmayacağı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.