Başvuru, gözaltında kötü muameleye maruz kalma ve olumsuz tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddia ile çeşitli nedenlerle masumiyet karinesinin ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialara ilişkindir.
Başvuru, gözaltında kötü muameleye maruz kalma ve olumsuz tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddia ile çeşitli nedenlerle masumiyet karinesinin ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialara ilişkindir. Başvuru 11/2/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır (darbe teşebbüsü ve arkasındaki yapılanmaya ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri, [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Ankara'nın Mamak ilçesinde bulunan 28’inci Mekanize Piyade Tabur Komutanlığında yarbay rütbesiyle görevli başvurucu 16/7/2016 tarihinden 19/7/2016 tarihine kadar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesinin (Yenimahalle Hastanesi) Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi görmüştür. Üç polis tarafından düzenlenen 19/7/2016 tarihli bir tutanağa göre başvurucu, tedavisinin tamamlanmasının ardından ifadesi alınmak üzere aynı gün saat 20 sıralarında Ankara Emniyet Müdürlüğü (Emniyet Müdürlüğü) Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde (TEM Şube) görevli bir polis ekibine teslim edilmiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talimatıyla gözaltına alınan başvurucu 22/7/2016 tarihine kadar Emniyet Müdürlüğüne ait kapalı spor salonunda tutulmuştur. Başvurucu, anayasal düzeni kaldırmaya teşebbüs etme suçu nedeniyle Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 22/7/2016 tarihinde tutuklanmış ve Ankara 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) götürülmüştür. İnfaz Kurumu Tabipliğinde görevli doktor tarafından düzenlenen 23/7/2016 tarihli belgede başvurucunun vücudunun çeşitli bölgelerinde eski olduğu anlaşılan travmatik bulgular bulunduğu belirtilmiştir. Başvurucunun kalçası ile sol baldırındaki ekimozlar yaygın şekildedir (Belge okunaklı şekilde düzenlenmediği için bulguların birçoğu anlaşılamamıştır.). TEM Şubede görevli dört polis tarafından düzenlenen 27/7/2016 tarihli bir tutanakta 16/7/2016 tarihinde ve sonrasında yakalanıp gözaltına alınan şüphelilerin sayısının fazla olması, şüphelilerin tutulduğu yerlerin fiziki ve teknik yönden yetersiz olması nedeniyle şüphelilerin yakınlarına bilgi verilemediği belirtilmiştir. Başvurucu 7/3/2018 tarihinde, gözaltında tutulduğu 19/7/2016-22/7/2016 tarihleri arasında kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla Başsavcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Suç duyurusuyla ilgili dilekçesine gözaltında tutulduğu her gün için Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinde (Devlet Hastanesi) görevli farklı doktorlarca ayrı ayrı düzenlenen genel adli muayene raporlarını ekleyen ve kötü muamele olayına dâhil olan kamu görevlileri ile sivillerin cezalandırılmasını isteyen başvurucu özetle şu iddialarda bulunmuştur: i. 16/7/2016 tarihinde kalabalık bir grubun elinden bir askerî kurtarmaya çalışırken linç girişimine maruz kalmış ve gözlerini Keçiören’de bulunan Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesinde (Araştırma Hastanesi) açmıştır. Anılan olay nedeniyle beyin kanaması ile sol yanağından kısmi yüz felci geçirmiştir. Ayrıca kafatası kemiği çatlamış, sol şakak kemiği ile burnu kırılmış, başından ayak parmaklarına kadar olan tüm vücudu mosmor olmuştur. 19/7/2016 tarihine kadar Yoğun Bakım Ünitesinde tedavi görmüştür. Bu süreçte eşi ile birinci derece yakınlarına sağlık durumu ve nerede olduğu hakkında bilgi verilmemiştir. Anne ve babası, kendi çabalarıyla Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü tespit etmiştir. Başvurucu anne ve babası ile görüştürülmemiştir. Bununla birlikte tekerlekli sandalyeyle tomografi çekimi için götürülürken anne ve babası onu uzaktan izlemiştir. Bir başka hastaneye sevk edileceği söylenmesine ve bu konuda hazırlık yapılmasına rağmen ailesine haber verilmeden 19/7/2016 tarihinde öğleden sonra TEM Şubede görevli iki polis tarafından gözaltına alınan başka şüphelilerin de tutulduğu spor salonuna götürülmüştür. Ailesine, kimler tarafından nereye götürüldüğü söylenmemiştir. ii. Spor salonunda kendisini teslim alan polis, ilk gün yüksekçe bir yere oturtarak diz çöktürmüş, “Vatan haini, katil, darbeci!” diyerek hakaret etmiş, yakınlarına küfretmiş, bir saat süreyle tokat atıp elindeki tabanca ve plastik kelepçe ile kafasına vurmuş ve burnuna yumruk atmıştır. Atılan yumruk nedeniyle burnu kanamıştır. Sağlık görevlilerinin müdahalesi sonucu kanama durdurulmuştur. iii. Aralarında Ü.G., R.K. ve E.Y.nin de olduğu 7-8 kişi ile birlikte spor salonunun bir yerinde tecrit edilmiştir. Rütbeli olduğunu tahmin ettiği kısa boylu, esmer ve şişman bir polis, gözaltı süresince günde iki üç kez spor salonuna gelerek kendisini yerde tekmelemiş ve ayağa kaldırdıktan sonra arkasından böbreklerine yumruk atmıştır. Yumruk atma, her seferinde ayağa kalkamayacak hâle gelene kadar devam etmiştir. Gözaltı süresince spor salonundaki her polis kendisine küfredip elleriyle, ayaklarıyla, copla ve plastik kelepçeyle vurmuştur.iv. Gözaltında elleri arkadan kelepçeli şekilde tutulmuştur. Gözaltı süresince aç ve susuz bırakılmıştır.v. Polislerin yönlendirmesi ile su ve yemek dağıtan erler “Darbeciye yiyecek yok!” diyerek küfretmiş, kendisini darbetmiştir.vi. Günde bir iki saat uyumasına bile izin verilmemiştir. Gecenin bir saatinde kaldırılmış, fiziki olarak yapamayacağı hareketleri saatlerce yapmaya zorlanmıştır. Yorgunluktan bayıldığı durumlarda serum verilmiş, böylece bilincini kaybetmemesi için çaba gösterilmiştir. Kendine geldiğinde aynı zorlamalara devam edilmiştir. vii. Gözaltı süresince günde sadece bir iki defa, elleri arkadan kelepçeli şekilde tuvalete götürülmüştür.viii. Kan ve idrar izleriyle kaplı zemin üzerinde elleri kelepçeli şekilde, dizüstü oturmaya ve yatmaya zorlanmıştır.ix. Günlük muayeneyi yapan doktorların yanında bile darbedilip copla taciz edilmiş ve küfre maruz bırakılmıştır.x. Her gün bir iki defa spor salonunun ortasına getirilerek teşhir edilmiş, aynı taburda görev yaptıkları bazı uzman çavuşlar (Başvurucunun iddiasına göre bunlardan biri A.E.dir.) ile erlere darbettirilmiştir. Bu kişiler sırayla yüzüne tükürüp kendisine küfretmiştir.xi. Ayakta durmakta zorlandığı hâlde sürekli çöp toplamaya ve yeri temizlemeye mecbur edilmiştir.xii. Polis, Araştırma Hastanesinde iken üzerinde hasta bakım önlüğü dışında iç çamaşırı da dâhil hiçbir kıyafet yokken kendisine kopçası ve fermuarı olmayan, dar ve kısa bir pantolon vermiştir. Bu nedenle üzerindeki pantolon sürekli düşmüş ve herkesin içinde çıplak kalmıştır. Bu hâldeyken bile bazı polislerce copla taciz edilmiştir.xiii. Bazı polisler dinî ve manevi değerleri ile dalga geçmiştir.xiv. Adliyeye sevk edilirken “İstediğimiz ifadeyi vermezsen salonda tekrar misafirimiz olursun, haberin olsun!” şeklinde tehdit edilmiştir.xv. Bahsi geçen olaylara ve küfürlere spor salonundaki herkes, özellikle yanındaki E.Y., R.K., Ü.G., H.İ.Y., S.K., A.K. ve T. tanıktır. xvi. Gözaltı süresince günlük olarak kendisini muayene eden doktorlar raporlara darp ve cebir izi bulunmadığını yazsa da İnfaz Kurumuna alınması nedeniyle tutulan kayıtlar, çekilen fotoğraf ve İnfaz Kurumundaki tıbbi raporlar iddialarını doğrulamaktadır. Ayrıca Ankara Adliyesindeki kameraların adliyeye götürüldüğü zamana ilişkin kayıtları ile İnfaz Kurumuna girişine ilişkin görüntü kayıtları iddialarını ispat edecektir. Başvurucunun Başsavcığa sunduğu genel adli muayene raporlarına göre 19/7/2016 tarihinde ek bulgu tespit edilmemiş, 20/7/2016 tarihinde güncel şikâyeti bulunmayan başvurucuya ağrı kesici verilmiş ve başvurucu pansumana yönlendirilmiştir. 21/7/2016 tarihli genel adli muayene raporunda baş dönmesi şikâyeti nedeniyle revirde başvurucuya müdahale edildiği, önceki muayenelerden farklı bulguların olmadığı, darp veya cebir izi saptanmadığı belirtilmiştir. 22/7/2016 tarihli genel adli muayene raporunda ise başvurucunun burun kırığının Araştırma Hastanesinde düzeltildiğini beyan edip üst çene ön dişlerde uyuşukluk tarif ettiği, evvelki muayeneyle uyumlu bulgularının mevcut olduğu ve başvurucunun ek bir şikâyetinin olmadığı ifade edilmiştir. 22/7/2016 tarihli genel adliye muayene raporunun muayene koşullarıyla ilgili bölümünde muayene sırasında sadece doktor, muayene edilen ve sağlık meslek mensubu personelin hazır bulunduğuna ilişkin kutucuk işaretlenmiştir. Başsavcılık 20/3/2018 tarihinde TEM Şubeye bir müzekkere yazarak başvurucunun gözaltında bulunduğu süre içinde tanzim edilen sağlık raporları ile diğer belgelerden bir suretin ve varsa güvenlik kameralarına ait kayıtların gönderilmesini istemiştir. Başsavcılık, başvurucunun şikâyet ettiği hususlara ilişkin kamera kayıtlarının olmadığı ve temin edilen sağlık raporları (Başsavcılıkça başvurucu tarafından sunulanlar dışında rapor temin edilip edilemediği saptanamamıştır.) dikkate alındığında başvurucunun polislerce darbedildiğine dair dava açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle 17/9/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Bu kararda darbe teşebbüsü sırasında Emniyet Müdürlüğü binasına yapılan saldırılar nedeniyle kamera sisteminin bulunduğu merkezin ve bağlantılı tesisatın, ayrıca saldırıya bağlı olarak şehir şebeke suyu ile kanalizasyon sularının binaya girmesi sonucu TEM Şubenin matbu ve dijital arşivinin kullanılamaz hâle geldiği, gözaltına alınanların düzenli olarak doktor kontrolünden geçirildiği, sağlığıyla ilgili şikâyette bulunanların doktorlarca muayene edildiği belirtilmiştir. Anılan karara göre tüm engelleme çabalamalarına rağmen polise teslim edilen askerî personel linç girişimine maruz kalmış, sayılarının fazla olması ve nezarethanelerin kullanılamaz durumda olması nedeniyle gözaltına alınanlar spor salonuna götürülmüştür. Spor salona götürülen üst rütbeli askerî personel alt rütbeli askerî personelle bir arada bulunmak istemediklerini belirterek polise sözlü veya fiziksel olarak direnmiştir. Bu nedenle bu kişiler kademeli olarak zor kullanılmak suretiyle spor salonuna konulmuştur. Spor salonunda tartışmaya giren alt rütbeli askerî personel ile üst rütbeli askerî personel hayati tehlike arz etmeyecek şekilde birbirlerini yaralamıştır (Başsavcılık kararında belirtilen hususların TEM Şubede görevli iki polis tarafından düzenlenen 15/3/2017 tarihli bir tutanakta yer aldığı görülmüştür.). Başvurucu; Başsavcılığın tanıkları ve şüphelileri dinlemediğini, hiçbir araştırma yapmadığını ve iddialarıyla ilgili hiçbir delil toplamadan karar verdiğini belirterek Başsavcılıkça verilen karara itiraz etmiştir. Başvurucu; itirazını dile getirdiği dilekçesinde İnfaz Kurumuna girişinde çekilen fotoğraf ve İnfaz Kurumundaki kameralara ait kayıtlar ile İnfaz Kurumunda yapılan sağlık muayenesine ilişkin belgenin işkenceyi ispatlamaya yeterli olduğunu, spor salonunda gözaltında tutulan birçok şüphelinin de olaylara tanık olduğunu ve gözaltında tutulduğu sırada düzenlenen genel adli muayene raporları ile İnfaz Kurumunda tutulan kayıtların karşılaştırılması hâlinde polisçe uygulanan işkencenin ve bu işkencenin üstünün örtülmesi için gösterilen gayretin ortaya çıkacağını iddia etmiştir. Başvurucu ayrıca tutuklanması talebiyle sevk edildiği hâkimlikteki kameralara ait kayıtlar ile tutuklanması sonrasında polis tarafından çekilen fotoğrafların işkencenin boyutunu ortaya koyduğunu, aynı hâkimlikte kendisiyle birlikte sorgulanan H.İ.Y., E.O., E.A., E.G., E.K., B., A., B.K. ve A.B.nin tanık olduğunu öne sürmüştür. Başvurucuya göre yapılan kötü muamelelerin üstünü örtmek için spor salonuna kamera sistemi kurulmamıştır. Başvurucunun itirazı 26/12/2018 tarihinde Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince reddedilmiştir. İlgili uluslararası hukuk için birçok karar arasından bkz. Asliddin Ahmedali, B. No: 2019/11354, 16/11/2021, §§ 24, 25, Savunulabilir veya güvenilir, inandırıcı nitelikte olmayan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddialar hakkında yetkili makamların etkili soruşturma yürütme konusunda pozitif yükümlülük altında olmadıklarına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları için ayrıca bkz. Maļinovskis/Letonya (k.k.), B. No: 48435/07, 4/3/2014, § 52; Dumlu/Türkiye (k.k.), B. No: 65159/17, 20/4/2021, §