3. Hukuk Dairesi 2019/5526 E. , 2020/1573 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarımsal sulama abonesi olduğunu, 26.03.2012 tarihinde evi…
**3. Hukuk Dairesi 2019/5526 E. , 2020/1573 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; tarımsal sulama abonesi olduğunu, 26.03.2012 tarihinde evine gelinerek sayacın kontrolü sonucu 85.279,30 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, bu faturanın haksız olduğunu, arazinin ... sulama alanı içerisinde olduğunu, tüketim bedeli olarak tahakkuk ettirilmesi gereken faturanın 60,00 TL civarında olması gerektiğini, 1999 yılında Harran baraj suyunun gelmesi üzerine elektriğin sadece ev ihtiyacı için kullanıldığını ileri sürerek, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle adına tahakkuk ettirilen 62.039,90 TL nedeniyle davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 62.039,90 TL borçlu olmadığının, 6.188,13 TL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyizi üzerine “ Dairemizin 22/01/2015 gün, 2014/9291 Esas, 2015/1276 Karar sayılı ilamı ile “ tarımsal sulama abonesi davacı hakkında tutulan kaçak tutanağına istinaden kaçak ve kaçak ek tahakkuk bedellerinin tahsilinde sakınca görülmediği ancak, bu bedellerin hükme esas alınan bilirkişi raporunda mevzuat hükümlerindeki yöntem dikkate alınmaksızın hesaplandığı bu nedenle mahkemece, dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararı hükümlerine göre hesaplanması gerektiği…” belirtilerek bozulmuştur. Bu defa mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulü ile, Davacının davalı kuruma, 23.469,90 TL. borçlu olmadığının, 38.570,00 TL borcu olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2017 gün, 2017/12126 -16829 E-K sayılı ilamı ile “ 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2)Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı borç tahakkukundan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir