10. Hukuk Dairesi 2023/8417 E. , 2024/11446 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1793 E., 2023/462 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/443 E., 2020/413 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Ma…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8417 E. , 2024/11446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1793 E., 2023/462 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/443 E., 2020/413 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... Metal İşleme San ve Tic. A.Ş.'de 13.03.2013 tarihinde boya operatörü olarak işe başladığını, işyerinin 05.12.2013 tarihinde davalı ... Metal Plastik San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından devralındığını, müvekkilinin 06.09.2013 tarihinde gece vardiyasında çalışması esnasında zemin temizliğinin yapılmadığını fark ederek vardiya amiri ... ‘ya ilettiğini, ancak çalışmaya devam etmesinin söylendiğini, çalışma esasında birkaç kez ayağını n kayması nedeniyle durumu üretim müdürü ...’yı bildirdiğini, saat 09.30 sıralarında ayağının kayarak düşmesi sonucu iş kazası geçirdiğini, kazada sol diz kapağının parçalandığını, kazası nedeniyle % 44 oranında maluliyetini olduğunu, iş kazasının işverenin iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almaması ve 6331 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine aykırı davranması sonucu meydana geldiğini, müvekkilini işyerinde aylık net 1.800 TL ücret aldığını, 194.574,39 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsilini talep etmektedir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddiasını kabul etmediklerini, Savcılık hazırlık soruşturmasında işyerinde düşmesinin tamamen kendisinin dikkatsizliği ile gerçekleştiğini açıkça beyan ettiğini, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kazanın işyerinde gerçekleştiğinin de şüpheli olduğunu, müvekkili işyerinde işçi sağlığı iş güvenliği önlemeleri açısından bir noksanın bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi % 44 oranında maluliyetini söz konusu olmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla davanın reddini beyan etmektedir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "... olayın 06.09.2013 tarihinde, davalı işyerinde çalışan davacının kumlama bölümünde çalışırken zeminin kumlu olması nedeniyle ayağının kayması sonucu düşmesi şeklinde gerçekleştiği ve davacının yaralandığı hususları anlaşılmaktadır.Maddi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede, kusur durumuna ilişkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, heyetçe hazırlanan raporda, davacı işçinin %25, davalı işverenin ise %75 kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkememizce heyet raporunun denetlenebilir olduğu kabul edilerek değer verilmiş, iş kazası dolayısıyla davacı hakkında SGK tarafından yapılan incelemede iş göremezlik oranı 15.01.2015/542 sayılı Kurum Sağlık Kurulu Raporunda %44 olarak belirlenmiş, 16.05.2017 karar tarihli Yüksek Sağlık Kurulu raporunda %24 olarak belirlenmiş ve taraf vekillerinin itirazları üzerine 19.03.2018/5364 sayılı ATK 3. İhtisas Kurulu raporunda da %24 olarak belirlenmiş ve taraflar bakımından maluliyet kesinleşmiştir. Dosya içeriğine toplu iş sözleşmesi ve davacıya ait ücret hesap pusulaları ibraz edildiğinden, bu belgelerde tespit edilen kazançlar esas alınarak bilirkişi tarafından hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi ... ... ...'ın ek hesap raporundaki hesaplamanın yöntemince yapıldığı ve raporun denetlenebilir olduğu anlaşılmakla, davalının rapora karşı itirazları reddedilerek rapora itibar edilmiş; ıslah edilen miktar ile bağlı kalınarak davacının maddi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte (Yargıtay 21.Hukuk Dairesi 2014/14932 E. 2015/2776 K. 18.02.2015 tarihli ilamı) tazminine yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tarafların kusur durumu( davacı işçi %25, davalı işveren %75), olayın ağırlığı, kaza neticesinde davacı işçinin iş göremezlik oranının %24 olması, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikler dikkate alınarak davacının olay nedeniyle yaşadığı ve bundan sonra da yaşayacakları acı ve üzüntüyü bir nebze olsun hafifletmek amacıyla, manevi tazminat hükmetmenin, hakkaniyet ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmış ve bu gerekçeler doğrultusunda 35.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir." şeklinde belirtilen gerekçeyle; "Davanın kısmen kabulüne; 1-194.574,39 TL maddi tazminatın ve 35.000,00 TL manevi tazminatın 06.09.2013 tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminatın fazlaya ilişkin kısmının reddine, " şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, atfedilen kusurları kabul etmemekle birlikte dosyaya ibraz olunan 21.11.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda davalı şirket aleyhine %50 kusur atfedilmesine rağmen; 06.08.2017 tarihli raporda %75 oranında kusur atfedilmesi bariz bir biçimde çelişmektedir. Bu yönüyle davalı şirkete atfedilen %50 oranındaki kusur nazara alınmaksızın çelişkiler bulunmasına rağmen sadece %75 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamalar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporlar arasında bariz çelişkiler bulunmasına rağmen hesap bilirkişisi tarafından davalının %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapmış olduğu hesaplamalar fahiş olduğundan yapılan hesaplamaları ve hüküm altına alınan tazminat miktarlarını kabul etmek mümkün değildir. Manevi tazminata hükmedilirken hak ve nesafet kuralları gereğince davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek derecede fahiş rakamlara hükmedilmiş olup hükmedilen manevi tazminat usul ve yasaya aykırı olduğu kadar hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar vekilince dava dilekçesinde davacı için 250.00,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı kazalı yararına 35.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacılar vekilince 194.574,39 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince talep gibi maddi tazminata hükmolunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgilisine iadesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.