4. Hukuk Dairesi 2009/13512 E. , 2010/9666 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş ve İGDAŞ A.Ş aleyhine 07/12/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile BEDAŞ A.Ş vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra te
**4. Hukuk Dairesi 2009/13512 E. , 2010/9666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ...Ş ve İGDAŞ A.Ş aleyhine 07/12/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile BEDAŞ A.Ş vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ile davalılardan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ'nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacı ve davalılardan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ'nin diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılardan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalıların ortak kusurları nedeniyle evine sızan doğalgazın patlaması sonucu vücudunda 1. ve 2. derece yanıklar oluşacak biçimde yaralandığını belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemiştir. Davalılar ise, kusur ve sorumlulukları bulunmadığını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, bilirkişi raporlarında kusurlu bulunan davalılardan ... Gaz Dağıtım AŞ'nin doğalgaz hattını ilgili yönetmelikteki düzenlemelere uygun döşediği, patlamanın ise diğer davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ'ye ait elektrik hatlarının bakımsızlığı ve onarım eksikliğinden meydana geldiği benimsenerek, davalılardan ... Gaz Dağıtım AŞ hakkındaki istemin reddine, diğer davalı Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ hakkındaki istemin ise bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalıların kusur oranlarının saptanması amacıyla olay yerinde keşif yapıldığı, iki ayrı bilirkişi kurulundan raporlar alındığı anlaşılmaktadır. İTÜ öğretim üyesi bilirkişiler verdikleri ayrı ayrı raporlarda; “…olay yerindeki doğalgaz tesisatının elektrik tesisatından sonra döşendiği, elektrik tesisatı ile doğalgaz tesisatı arasında bulunması gerekli güvenlik mesafesinin korunmadığı, mesafenin az olması durumunda ısınmaya karşı ek önlemler alınması gerekirken bu yönde alınmış bir önlem olduğuna dair bulguya da rastlanmadığı, arızanın giderildiğine dair İGDAŞ şebeke şefinin bölge müdür yardımcılığına hitaben yazdığı yazıda -doğalgaz borusunun onarıldığı, elektrik hattından uzaklaştırıldıktan sonra araya ateş tuğlaları döşenerek standartlara uygun şekilde tranşenin kapatıldığı- bilgisinden dahi arızadan önce iki hat arasında gerekli emniyet mesafesinin bulunmadığı ve koruyucu malzemenin de olmadığının anlaşıldığı, hattı sonradan döşemesi nedeni ile her türlü emniyet tedbirinin davalı İGDAŞ tarafından alınması gerektiği, doğalgaz borusunun delinmesinin önlenmesi konusunda alınan tedbirlerin yetersiz kalması yanında, sızıntının bildirilmesinden sonra patlama oluncaya kadar bu arızanın tespit edilmesinde de yetersiz kalındığı, 1. patlamanın hemen ardından yapılması gereken doğalgaz vanasının kapatılması işleminin 2. patlamadan sonra yapıldığı, davacının da 2. doğalgaz patlamasında yaralandığı bu nedenle İGDAŞ’ın davacının yaralanmasında asli olarak kusurlu olduğunu…” bildirmişlerdir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 286. maddesi uyarınca yargıç, bilirkişi raporu ve raporda ileri sürülen görüşü ile bağlı olmamakla beraber aynı Yasa'nın 275. maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Yerel mahkemece de dava konusu olayda tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi görüşüne başvurulmuş, iki ayrı bilirkişi kurulu raporunda da patlamaya davalılardan ... Gaz Dağıtım AŞ'nin birinci derecede kusuru ile neden olduğu vurgulanmıştır. Bilirkişi raporları bağlayıcı değil ise de buna aykırı karar verilirken, kararın yeterli ve doyurucu biçimde gerekçelendirilmesi gerekir. Davalılardan ... Gaz Dağıtım AŞ'nin doğalgaz borularını yönetmeliğe uygun olarak döşediği biçimindeki soyut gerekçe ile adı geçen davalının açıkça hangi nedenlerle kusurlu olduğunu belirleyen bilirkişi raporlarından ayrılması da yerinde bulunmamaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ... Gaz Dağıtım AŞ'nin de kusurlu olduğunu belirleyen bilirkişi raporları benimsenip davacıya karşı diğer davalı ile birlikte dayanışmalı olarak sorumlu tutulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu davalıya yönelik istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3-Davacının diğer temyizine gelince; Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, davacının yaralanma derecesi, olay günü, tarafların kusuru ile ekonomik ve sosyal durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı ve davalılardan Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ yararına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 04/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.