3. Ceza Dairesi 2021/8788 E. , 2023/1504 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/860 E., 2018/1865 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkras…
**3. Ceza Dairesi 2021/8788 E. , 2023/1504 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/860 E., 2018/1865 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Düzeltilerek Onama İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, verilen cezanın süresi itibariyle yasal şartları taşımadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2018 tarihli ve 2017/195 Esas, 2018/6 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası delaletiyle altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/860 Esas ve 2018/1865 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2021 tarihli düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun sanık tarafından işlenmediği, tanıklardan hiçbiri bizzat şahit olduğu bir olayı anlatmadığı, İlk derece mahkemesinin hükmünden sonra, sanık aleyhine sunulan ByLock kullancısı oldugu iddasının gerçek dışı olduğu, söz konusu ByLock tespit tutanağı içinde yer alan İD'e ait telefon numarasının tespit edilmediği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. Sanık temyiz aşamasında sunmuş olduğu 29.12.2022 tarihli dilekçesiyle TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek örgüt içerisinde yer aldığını ifade ettiği kişilerin görevlerini ve isimlerini açıklamıştır. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait bankasya bankasına örgüt liderinin talimatı ile para yatırdığı, terör örgütüne müzahir derneğin yurtiçi ve yurtdışı etkinliklerine katılması,örgüte ait zaman gazetesine üye olması,çocuğunun örgütle iltisaklı Salihli Özel Önal Lisesinde eğitim görmesi, örgütün tepe yönetimi ile irtibatına dair hts kaydının olması, örgütün Salihli yapılanmasında işçi sorumlusu olduğuna dair beyanların olduğu iddiaları ilesilahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; çocuğunu yapıyla ilgisi olmadığını düşündüğü ve devlet teşviği vermesi nedeniyle bu okula gönderdiğini, Bank ... banka hesabı olmadığını sadece arkadaşına para göndermek için para yatırdığını, yurtdışı gezilerin FETÖ İle iltisaklı olan ve olmayan kişilerle ve ailesiyle beraber de gittiği geziler olduğunu,eğitim gönüllüleri derneğinde 2015 sonuna kadar üyeliği olduğunu, hts kaydındaki Ege bölge imamı B.B. isimli kişiyi tanımadığını büyük ihtimalle kızının arkadaşının babası olduğunu, banka hesabındaki transferlerin gayrimenkul alım satımları ile ilgili olduğunu, tanık beyanlarını kabul etmediğini suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır. Dosya kapsamından ve sanık beyanı ile de sabit olduğu üzere sanık kabul etmese de örgüt faaliyeti kapsamında bir takım yurtdışı gezilere katılmış olup,yine kendi soruşturma beyanından zaman gazetesi ve sızıntı dergisi abonelikleri olduğu,çocuğununu örgütle iltisaklı okula gönderdiği anlaşılmış olup tanık beyanlarından sanığın örgüt içerisinde olduğu,özellikle tanık A.C beyanından sanığın 2013 yılına kadar örgüt içinde olduğu, tanık M.Ö beyanında sanığın örgüt içinde M.A.B bağlı mütevelli içinde olduğunu beyan etmiş, tanık S.D sanığın romanlardan sorumlu ve onları sohbetlere çağırdığını, tanık A.Ş sanığın örgüt içinde olduğunu,örgüt için kurban alımlarında pazarlık yaptığını işi organize ettiğini beyan etmiş olup, sanık kabul etmese de tanık beyanlarının birbiri ile uyumlu ve ortak noktanın sanığın örgüt içinde olduğu ve bir takım örgütsel eylemlerde bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayımızda da sanık yukarıda bahsedilen bu eylemleri ile örgüt faaliyeti kapsamında hareket etmiş olup eylemi sabit görülmükle her ne kadar örgüt kurma ve yönetme suçundan dolayı dava açılmış ise de sanığın eylemlerinin doğrudan inisiyatif alarak kendisi tarafından gerçekleştirilmediği,daha ziyade örgütten aldığı talimatlar ile hareket ettiği kanaatine varılmış ve atılı eylemlerin silahlı terör örgütü suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık müdafinin istinafı üzerine mahkememizce yeniden yargılaması yapılan sanık yönünden karar tarihinden sonra itirafçı Ş.Ç.'nin beyanı gelmiş ve o beyanda sanığın köy ünitesi sorumlusu olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Manisa İl Emniyet müdürlüğünün 17.01.2018 tarihli yazısı ekinde sanık ...'nın 408763 ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu, kullanıcı adının ilyas4545, şifre akca 4545 olarak kayıt edildiği görülmekle sonradan gelen bu belgelerin suçun sübutuna etki eden deliller olması nedeniyle yeniden yapılan yargılama aşamasında sanık ve sanık müdafisine okunmuş, sanık ByLock kullanmadığını ekli kişilerden sadece H.Z. çocuklarının daha önce eğitim gördüğü fetö iltisakı nedeniyle kapatılan Salihli özel Zuhal Okulunda muhasebeci olması nedeniyle tanıdığını belirtmiştir. Bir kısım tanıklar sanığın mütevelli üyesi olduğu, mütevelli olarak adlandırılan kişilerin, örgüt jargonunda dini sohbet toplantıları dışında örgütün hayatiyetini devam ettirebilmesi için bir üst katmanda olup örgüte maddi ve ayni destek sağlamakla kalmayıp bu tür destek sağlayabilecek kimseleri tespitle örgüte kazandırmaya çalışan, özellikli ve ayrıcalıklı olarak konumlandırılmış örgütün gerçek amacına vakıf, kendilerine sorumluluklar verilmiş kişiler olması karşısında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik ve müdafinin suçun sübut bulmadığına ilişkin sanığın eyleminin olsa olsa terör örgütüne yardım oluşturabileceğine dair beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın FETÖ liderinin talimatı doğrultusunda Bank Asyaya 14.01.2014 tarihinde 2000 TL para yatırmış, 30.01.2014 tarihinde 11.117 TL, 15.09.2014 tarihinde 10.000 TL 26.09.2014 tarihinde 6.024 TL, 02.10.2014 tarihinde 20.000 TL, 03.11.2014 tarihinde 20078 TL katılım hesabı açmış ve iltisaklı kimse yokmu derneğine bağışta bulunması, eğitim gönüllüleri derneğinde 2015 sonuna kadar üyeliği olduğu, sanığın hakkında FETÖ soruşturması olan ve bir kısım firari sanıklarla birlikte çok kez yurt dışı ziyaretlerinin olması ve sanığın ByLock kulanıcısı olması karşısında, sanık örgüt faaliyeti kapsamında hareket etmiş olup eylemi sabit olduğu anlaşıldığından her ne kadar örgüt kurma ve yönetme suçundan dolayı dava açılmış ise de sanığın eylemlerinin doğrudan inisiyatif alarak kendisi tarafından gerçekleştirilmediği,daha ziyade örgütten aldığı talimatlar ile hareket ettiği kannatine varılmış ve atılı eylemlerin silahlı terör örgütü suçunu oluşturduğu değerlendirilmiş ve bu suçtan dolayı cezalandırılmasına dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak; 1- Sanık müdafinin, temyiz aşamasında 29.12.2022 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirip bu yönde bilgi vermesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması ve sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan hükümde, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerektiği halde, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/860 Esas ve 2018/1865 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.03.2023 tarihinde karar verildi.