Ceza Genel Kurulu 2018/35 E. , 2018/337 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 07.03.2016 Sayısı : 590-149 Sanık....'ün tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1. cümle, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.09.2008 gün ve 622-495 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4…
**Ceza Genel Kurulu 2018/35 E. , 2018/337 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 4. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Günü : 07.03.2016 Sayısı : 590-149 Sanık....'ün tehdit suçundan TCK'nun 106/1-1. cümle, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.09.2008 gün ve 622-495 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 06.10.2010 gün ve 24273-16212 sayı ile; "08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY'nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY'nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY'nın 231/14. madde ve fıkrasındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 30.03.2011 gün ve 1082-197 sayı ile; sanığın TCK'nun 106/1-1. cümle, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.600 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiş, bu hükmün de sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 4. Ceza Dairesince 30.09.2013 gün ve 18391-34308 sayı ile; "Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkân verecek biçimde olması gerekir. Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması gerekmektedir. Somut olayda; Sanığın aşamalarda katılanı tehdit etmediğini savunması, olay yerinde olduğu anlaşılan tanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın ve sanıktan şikâyetçi olan katılanın da kovuşturma aşamasında 'tehdit sözünü duymadığını ancak yapılan hareketten bu sonuç çıkıyordu' şeklinde beyanda bulunarak sanığı doğrulaması karşısında, yukarıda açıklanan hususlara uyulmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 07.03.2016 gün ve 590-149 sayı ile önceki hükmünde direnmiştir.