4. Hukuk Dairesi 2012/10983 E. , 2012/18127 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/07/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tara…
**4. Hukuk Dairesi 2012/10983 E. , 2012/18127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/07/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava hakaret nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir Mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş, karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dava dilekçesi ile davacının delil listesi, Tebligat Kanunu 21. maddesi uyarınca davalıya tebliğ edilmiştir. Tebligat Kanunu'nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesinde kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler açıklanmıştır. Madde dikkatlice incelendiğinde, burada iki ayrı halin birlikte düzenlendiği görülecektir Bunlardan birincisi, kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap adına tebligatı kabul edebilecek olanlardan (muhatapla birlikte oturan ailesi, efradı, daimi memur veya müstahdemi, vs} hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmaması, diğeri ise adı geçenlerin tebellüğden imtina etmeleri hususlarıdır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Tuzüğü'nun 28. ve 30. maddelerinde gösterilmiş olup, 28. maddeye göre "adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması" gerekmektedir 30. maddeye göre "ilgilinin adreste bulunmasına rağmen tebliğ evrakını almak istememesi, ışı sürüncemede bırakıp keyfiliğe yol açacağından, bir başka deyişle; tebliğ işlemi muhatabın rızasına terkedilmiş olacağından, bu gibi hallerde tüzüğün 30. maddesi hükmüne göre tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti ve meclisi azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza mukabilinde teslim eder. Tebliğ memuru tüzüğe ekli iki numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. Durumu muhataba duyurmasını, mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yöneticisi veya kapıcıya da bildirir. -/- -2- 2012/10983-2012/18127 Somut olayda, davalıya gönderilen dava dilekçesi ve delil listesinin, kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasında muhataba haber vermesi için komşusuna bildirildiği belirtilmiş olmasına rağmen bu şahsın imzası alınmamıştır. İmzadan imtina ettiği de tutanakta belli değildir O halde bu tebligat, yasanın 21. ve tüzüğün 28. maddesine uygun bir tebligat değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 27. maddesi uyarınca hakim "Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir." hükmünü düzenlemektedir. Şu durumda, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip, kendisi hakkındaki yargılama ile ilgili bilgi verilmeden, açıklama ve ispat hakkı tanınmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.