TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : KAYYIM : DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 29/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davac…
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : KAYYIM : DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 29/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davacının ...'nin sahibi olduğunu, davacının bu şirketi yaklaşık 2 yıl önce ... isimli tanıdığı kişiden devraldığını, daha doğrusu ... isimli kişi iş yapacakları konusunda davacıyı kandırdığını ve şirketi davacıya devrettiğini, devirden sonra bu kişi ile herhangi bir irtibat kuramadığı gibi sürekli şirkete ilişkin borçlar gelmeye başladığını, davacı aleyhine davalar açıldığını, davacının alakası olmayan borçlardan dolayı ödemeler yapmak zorunda kaldığını, davacının davalı şirketin adresinin nerede olduğunu dahi bilmediğini, elinde şirkete ilişkin tek bir belge dahi bulunmadığını, şirketin şu an aktif bir şirket olmadığını, davacıya şirketi devreden ...'ın yaptığı işlemler nedeniyle davacının şirket yüzünden sürekli borçlandığını, şirketin herhangi bir mal varlığının da bulunmadığını, her geçen gün yeni borçlar geldiğini davacının şirketi devraldığı ... isimli kişi ile irtibat kuramadığından bu duruma engel olamadığını ileri sürerek ...'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Dava ticari şirketin feshine ilişkindir.Mahkememizce verilen 14/02/2024 tarih ve 2023/ Esas - 2024/ Karar sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 12/03/2025 tarih ve 2024/ Esas - 2025/ Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiştir.Davalı şirket için temsil kayyımı atanarak kayyımın davaya dahil edildiği ve taraf teşkili sağlanarak eksikliğin giderildiği görülmüştür.Davacı taraf davacının ...'nin sahibi olduğunu, davacının bu şirketi yaklaşık 2 yıl önce ... isimli tanıdığı kişiden devraldığını, ancak sonrasında şirketin borçlarından dolayı sürekli ödemeler yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek ...'nin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Şirketin tasfiyesine şirket iradesiyle yahut mahkeme kararı ile hükmedilebilir. Şirket genel kurulunu toplayarak şirketin fesih ve tasfiyesi hakkında gerekli çoğunlukla karar alabilir. Ancak birden fazla ortaklı şirketlerde bu çoğunluk sağlanamadığı takdirde bir ortağın şirketin mahkeme eliyle fesih ve tasfiyesini istemesi mümkündür. Fesih tasfiye davalarının şartı davacı ortak için şirket varlığının çekilmez hale gelmesi ve haklı sebeplerin bulunmasıdır. Genellikle birden fazla ortaklı şirketlerde ortaklar arasındaki anlaşmazlık sonucu şirketin fesih ve tasfiye süreci gündeme gelebilmektedir. Bu durumda davayı açan ortağın ortaklar arasında çıkan anlaşmazlıkta kusurlu taraf olmaması gerekir. Davalı şirketin celp edilen sicil özetinden de anlaşılacağı üzere %100 payın davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketin genel kurulunu yapmak suretiyle tasfiye kararını şirket bünyesinde de alabilecektir. TTK'nun 621/1-ı maddesi uyarınca şirketin feshine genel kurul karar verebilecektir. Davacının söz konusu kararı alabileceği izahtan varestedir.Yine 636/1-b maddesine göre de genel kurul kararıyla şirketin sona erdirilmesi mümkündür. TTK 636/3 maddesi de haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemeden şirketin sonra erdirilmesini düzenlemektedir. %100 pay sahibi olan davacı TTK'nun 636/1-b maddesi uyarınca genel kurul kararı ile şirketin sona ermesine karar verebilecekken 636/3 maddesi uyarınca eldeki davayı açmasında hukuki yararı yoktur. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın usulden reddine, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL, harçtan başlangıçta alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.24/09/2025 Başkan ... E-imzalı Üye ... E-imzalı Üye ... E-imzalı Katip ... E-imzalı