Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1163 E. , 2024/1106 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1163 Karar No : 2024/1106 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahellesi
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1163 E. , 2024/1106 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/1163 Karar No : 2024/1106 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahellesi, ... Mevkiinde bulunan davacıya ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan evin, davalı idare tarafından yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında ortaya çıkan yüksek şev nedeniyle oluşan heyelan sonrasında zarara uğradığı ileri sürülerek, uğranılan zarar karşılığı olarak (ıslah edilen) 209.807,72-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle davacının maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi ... ada, ... sayılı parselde bulunan eve verilen zarar miktarının tespit edilmesi amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişiler tarafından hazırlanıp kayıtlara 15/01/2018 tarihinde giren raporda, dava konusu yapının önündeki zeminin yol genişletme çalışması esnasında duvar yapımı için yapılan temel kazıları neticesi oluşan yüksek şev, bölgenin genelinde görülen çatak formasyonuna ait andezit ve bazaltların tamamen ayrışması sonucu oluşan killi zeminde topoğrafik eğim ve aşırı yağışlara bağlı olarak heyelen meydana geldiği, evdeki çatlakların da kazı çalışması sonucunda oluştuğu, binada hasar çok fazla olduğundan yıkılarak yenisinin yapılmasının daha doğru olacağı, yeniden yapım bedelinin ise; bina bodrum kat alanı 60,00 m², zemin kat alanı 118,00 m², 1. kat alanı 100 m² olduğu, yapının 3. sınıf A grubu yapı sınıfına girdiği, 2017 yılı 3. sınıf A grubu yapı bedelinin 694,00 ¨/m² olduğu, buradan hareketle bedelin (60,00 m² +118 m²+ 100 m²) x 694,00 TL/m² =¨192.932,00-TL olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporuna davalı idarece yapılan itiraz yerinde görülmeyerek raporun hükme esas alındığı, davalı idarenin yol genişletme çalışmaları nedeniyle davacının evinin zarar görmesinde hizmet kusuru bulunduğunun açık olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan ve davacı tarafından ıslah edilen 192.932,00-TL zarar miktarının davalı idarece tazminat olarak davacıya ödenmesi gerektiği, davacı tarafından evin zarar görmesinden dolayı ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği 16.875,42-TL kira bedelinin de tazminini istediği ancak dava dosyasında kira bedeli ödediğine dair herhangi bilgi veya belge bulunmadığından, bu tutarın tazminat olarak davacıya ödenmesi imkanı bulunmadığı, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle davacının manevi bir zarara uğramadığı sonuç ve kanaatine varıldığından 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak davacının maddi tazminat ödenmesi isteminin kısmen kabulüyle, 192,932,00-TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine, kalan 16.875,42-TL maddi tazminat isteminin ve 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı idare tarafından, dava konusu evde meydana gelen zarara sebebiyet verdiği iddia edilen yolun ... Büyükşehir Belediyesi’nin yol ağında bulunduğu, davanın ... Büyükşehir Belediyesi’ne yönlendirilmesi gerektiği, bilirkişi raporunun jeolojik değerlendirme başlığı altında topoğrafik eğim ve aşırı yağışlara bağlı olarak heyelan meydana geldiği belirtildiği, dava konusu evde meydana gelen zararın yoğun yağış nedeniyle meydana gelen heyelan neticesinde oluştuğu, zararın yol çalışmasından kaynaklandığına ilişkin hiçbir bilgi ve bulgu olmadığı ileri sürülmektedir. 2- Davacı tarafından, keşiften sonra alınan bilirkişi raporuyla belirlen tazminat miktarları doğrultusunda ıslah edilerek, 26/02/2018 tarihli dilekçe ile 209.807,72-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın zararlandırıcı olayın olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesinin talep edildiği, ıslah dilekçesi toplam tazminat miktarına olayın olduğu tarihten itibaren faize hükmedilmesi talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece faize hükmedilmemesinin Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkına aykırı olduğu, evinin oturulamaz hale geldiğinden bahisle kiraya çıktığı, kira bedeli olarak talep edilen zararın ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 05/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahellesi, ... Mevkiinde bulunan davacıya ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan evin, davalı idare tarafından yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında ortaya çıkan yüksek şev nedeniyle oluşan heyelan sonrasında zarara uğradığı ileri sürülerek, uğranılan zarar karşılığı olarak (ıslah edilen) 209.807,72-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. İdarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda, idare ile yönetilenler arasında yönetilenler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı zararın idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle yönetilenlerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesi, karşılanabilmesi için aranılan koşulları, uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır. İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin, hizmet kusuru nedeniyle sorumluluğu, idarece yürütülen hizmetin kuruluşunda, düzenlenmesinde ve işleyişinde ortaya çıkan her türlü bozukluk, aksaklık ve eksikliktir. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan doğruya ve asli nedenini oluşturmaktadır. Bir başka anlatımla; İdarenin, yürütmekle yükümlü olduğu bir kamu hizmetini gereği gibi yerine getirme, bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etme, hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri alma, hizmeti yürütecek personelin ve hizmete özgülenen araçların seçiminde gerekli dikkat ve özeni gösterme ve denetimi yapma yükümlülüğünü ihlal etmesi neticesinde hizmetin hiç işlememesi, kötü veya geç işlemesi idarenin hizmet kusurunu oluşturur. Dolayısıyla hizmet kusuru nedeniyle bir zarar verilmiş olması halinde, belirtildiği üzere idarenin meydana gelen zararları tazmin sorumluluğu bulunmaktadır. Manevi tazminat ise; kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Olay nedeniyle davacının, derin bir elem duyduğu ve manevi zarara uğradığının kabulü gerekeceğinden; olayın oluş biçimi ve niteliği dikkate alınarak, manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıktır. Açıklanan nedenlerle, davanın manevi tazminat istemi yönünden kabulü gerektiğinden bu kısım yönünden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY : (X)- Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahellesi, ... Mevkiinde bulunan davacıya ait ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan evin, davalı idare tarafından yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında ortaya çıkan yüksek şev nedeniyle oluşan heyelan sonrasında zarara uğradığı ileri sürülerek açılan davada, 26/02/2018 tarihli ıslah dilekçesinde davacının hasar gören evini boşaltmak zorunda kaldığı ve kiraya çıktığından 2014 Ekim-2017 Aralık ayları arasında toplam 16.875,72-TL kira bedeli ödediği ileri sürülerek tazminat isteminde bulunulduğu, Mahkemece davacının iddiası araştırılmadan dava dosyasında kira bedeli ödediğine dair herhangi bilgi veya belge bulunmadığından bahisle tazminat isteminin reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının evinin tamiri sırasında kiraya çıktığı anlaşılmakla birlikte uğradığı kira bedeline ilişkin maddi zarar miktarının araştırılması ve bu zararın hukuka aykırı işlemi tesis eden davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği görüşüyle kararın kira bedeline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına bu kısım yönünden katılmıyorum.