T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/437 Esas KARAR NO : 2026/334 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/11/2024 NUMARASI : 2021/19 Esas, 2024/201 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/437 Esas KARAR NO : 2026/334 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 05/11/2024 NUMARASI : 2021/19 Esas, 2024/201 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mevcut hakları ile ileride meydana getireceği çoğaltma, yayma haklarını ... Müzik şirketine tam ruhsat biçiminde verdiğini, "..." ve "..." albümleri için çıkarılan müzik eseri işletme belgelerinin sadece kaset ve Cd çalmaya yönelik olduğunu, ... Müzik şirketinin haklarını 04/05/1999 tarihli noter belgesi ile ... Müzik şirketine devrettiğini, ... A.Ş. hakkında mahkemece iflas kararı verildiğini, şirketin tasfiyesi sonucunda yapımcı haklarının ihale sonucunda ... . Ltd. Şti. 'ne geçtiğini, yapımcı haklarının bu şirket adına tescil edildiğini, bu hakların sadece kaset ve Cd için olduğunu, ... şirketinin de sahip olduğu haklarını 10/02/2010 tarihli noter devir sözleşmesi ile ... Müzik şirketine devrettiğini, ... Müzik şirketinden sonraki devirlerin geçersiz olduğunu, müvekkili ile ... Müzik hakkındaki sözleşmenin 5. maddesinin iptal edildiğini, iptal edilen 5. maddenin, ... Müzik şirketinin, ... 'un izni olmasızın haklarını başkalarına devredebileceğine dair hüküm içerdiğini, bu maddenin iptalinin amacının devredilen hakların sadece ... Müzik tarafından kullanılması, sanatçının izni olmadan başkalarına devredememesi olduğunu, FSEK 49. madde gereği de ... Müzik şirketinin ...'un izni olmadan bu hakları veya kullanma ruhsatını başkasına veremeyeceğini, ... şirketinin, ... Müzik şirketine devri sırasında müvekkilinin yazılı izninin olmadığını, öte yandan ... İletme Haklarının devredilmediğini, FSEK 51/1 maddesi gereği de ileride çıkarılacak yasalarla tanınacak hakların devrine ilişkin sözleşmelerin de batıl olduğunu, ... iletim hakkının 4630 sayılı yasa ile 2001 yılında düzenlendiğini, bu tarihten önce imzalanan sözleşmelerin ... iletim hakkını kapsamayacağını, oysa davalı şirketin yasal olarak sahip olmadığı ... iletim ve umuma iletim haklarını, cep telefonları, internet ve diğer ... ortamlara yükleyerek kullandığını, bu kullanımların açıkça hukuka aykırı olduğunu, aslında geçersiz olan devirler geçerli sayılsa bile, müvekkilinin verdiği yapımcı haklarının sadece kaset ve Cd ile sınırlı olduğunu, buna rağmen ... Müzik şirketinin ...gibi kurum ve kuruluşlara kullandırdığını, bundan gelir elde ettiğini, nihayet müvekkilinin 24/04/2014 tarihinde gönderdiği ihtarname ile cayma hakkını kullandığını bildirdiğini, cayma ihtarının tebliğinden itibaren 4 hafta içinde davalının caymaya itiraz davası açmadığını, böylece cayma prosedürünün tamamlandığını, buna rağmen davalının ihlal eylemlerine devam ettiğini, iddia ile davalının dava konusu eserler üzerindeki tecavüzün durdurulmasını, cd ve ses kaseti satışlarından elde ettiği gelirin FSEK 68. maddeye göre 3 kat hesabıyla şimdilik 30.000 TL'nin tahsilini, ... iletim hakkı ihlali nedeniyle de FSEK 68 madde gereği şimdilik 30.000 TL'nin tahsilini, ayrıca davalının haksız kullanımlarını FSEK 77 madde gereği tedbiren durdurulmasını ve hükmün ilanını talep etmiştir. Davacı vekili 18.01.2023 Tarihli ıslah dilekçesi ile; Talep sonucunu müvekkilinin isteyebileceği bedel olan 100.000.-TL'nin FSEK m.68 uyarınca üç katı bedeli olan 300.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, FSEK 78. Maddesi gereği, masrafı davalıya ait olmak üzere tirajı Türkiye çapında en yüksek 5 gazeteden birinde hükmün tamamının ilan edilmesine, Müvekkilin mali ve manevi haklarının ihlalinden kaynaklanan tecavüzün durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş ve 4.611,00TL ıslah harcı yatırmıştır. CEVAP: Davalı vekili dilekçesinde; tedbir koşullarının bulunmaması nedeniyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, benzer bir davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 'nin 2015/51 esas sayılı davada red kararı verdiğini, müvekkilinin dava konusu yapımlarla ilgili hakları hukuka uygun olarak edindiğini, davacının cayma ihbarının geçersiz ve hukuken yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin iktisaplarının hukuken geçerli olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, dava konusu eserlerle ilgili olarak Kültür Bakanlığı nezdinde davacının muvafakatnameleri mevcut olduğunu, bu muvafakatnamelerin 07/12/1993 ve 16/12/1993 tarihli olup, her ikisinin de noterden yapıldığını, davanın hukuki dayanağının bulunmadığını savunarak davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Dosya kapsamına göre, davacının dava konusu eserlerde icracı sanatçı sıfatının bulunduğu; 20.07.1993 tarihli sözleşme ile lk tespiti yapan fonogram yapımcısının dava dışı ...Anonim Şirketi olduğu; adı geçen şirket tarafından alınan eser işletme belgelerinin daha sonra ... A.Ş.ye ve bu şirketinde Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2006 tarih ve 2006/175 esas 2006/326 sayılı kararı ile iflas ettiği, eser işletme belgelerininde mal varlığı içinde Beyoğlu İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla ihaleye çıkarıldığı ve ihale sonucu ... ... Şirketi adına tescil edildiği, söz konusu şirketinde İstanbul 22.noterliğine 10/02/2010 tarih ve 02/650 sayılı devir sözleşmesiyle davalı şirkete devredildiği, dava dışı ...Anonim Şirketi’ne verilen dosya kapsamında sunulan muvafakatnamede fonogram yapımcısı olarak sahip olduğu mali hakların kullanım haklarını başkasına devredebilmesinin FSEK m. 49 uyarınca buna açıkça muvafakat edilmesi gerektiği, devir yetkisi bulunmadığı da sabittir. ... Somut dosya kapsamında davalının hak sahipliğine dayanak olarak cebri icra ile eser işletme belgesini alan dava dışı .... Şti. adına kayıt tescil edilen eserin kullanım hakkını 10/02/2010 tarih ve 02/650 sayılı devir sözleşmesiyle ile .... Şti.'den aldığını savunma olarak ileri sürmekte ise de dava dışı .... Şti.'nin cebri icra ile aldığı hakkın aslen ya da devren iktisap niteliğinde olması hali önem arz etmeksizin, ihale yoluyla alınan dava dışı ...Anonim Şirketi’ne verilen dosya kapsamında sunulan muvafakatnamede fonogram yapımcısı olarak sahip olduğu mali haklar ile sınırlı olup; bu hakların davalıya iradi devri İstanbul 22.noterliğine 10/02/2010 tarih ve 02/650 sayılı devir sözleşmesiyle ile gerçekleşmiş olup; bu devre de davacının FSEK m. 49 uyarınca buna açıkça muvafakat edilmesi gerekliliği 10/02/2010 tarihli devir için yine geçerliliğini korumaktadır. Zira hakkı aslen iktisap eden kişinin devretmesi de FSEK m. 49 uyarınca devren iktisap olarak ifade edilir. ...Anonim Şirketi’ne verilen dosya kapsamında sunulan 20.07.1993 tarihli sözleşmede davaya konu albümlerin ... platformlarda satışına ilişkin herhangi bir yetkiye rastlanmadığı, sözleşmenin yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette ... iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’de düzenlenme bulunmadığı; bu haliyle FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu iki albüme ilişkin ... iletim haklarının dava dışı ... şirketine sonrasında ise davalıya devredilmediği, davacı icracı tarafından ...'e verilen dava konusu eserlerin ... yolla umuma iletim hakkının kullanımıyla ilgili yetki belgelerinin de mali hakların devri anlamına gelen bir belge niteliği bulunmadığı, yetki belgesine konu hakları münhasıran takip etmeye yetkisinin dava dışı ...'e ait olması halinin meslek birliği yönünden devren iktisap hali olmadığı, meslek birliklerince bu hakların takip ediliyor olması, uyuşmazlık konusu bakımından önem taşımadığı, davalının davaya konu iki albümün ... iletim hakkı kapsamında internet üzerinden ... satışını yapması davacının FSEK 80’de düzenlenen gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak şeklindeki mali hakkının ihlali sayılacağından, ayrıca dava dilekçesindeki cayma hakkı kapsamındaki dava sebeplerinin somut uyuşmazlığa bir etkisi bulunmadığı da dikkate alınarak davacının FSEK 68 ve FSEK 70 çerçevesinde tazminat talep hakkının söz konusu olduğu değerlendirilmektedir....Bu haliyle davacının FSEK’in 68/1 maddesi gereğince farazi bedel talep ettiği, davacının icracı sanatçısı olduğu 2 albümün kendisiyle digital platformlarda satışı için de anlaşma yapılsa idi alacağı rayiç bedelin eser davacının tanınırlığı, icralarının beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak 100.000 TL olabileceğine yönelik sektör bilirkişisinin denetime açık tespitlerine itibar edilmesi gerekmiş; dava dilekçesinde faiz talebi bulunmaması ve davacının tacir sıfatı ve ticari somut olayın ticari iş niteliğinin varlığına yönelik bir delilin de bulunmaması dikkate alınarak takdiren üç kat hesabıyla 300.000,00-TL telif tazminatının ıslahla artırılan miktar olan 240.000,00 TL'ye 19.01.2023 olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mütecavizin mali haklara tecavüzüne sonradan hak sahibi tarafından icazet verilmesi ve farazi olarak sözleşmesel temele oturtulması suretiyle yapılan kendine özgü bir ref yöntemi dava dilekçesinde talep edildiğinden bu haliyle dava tarihinden önceki kullanımlara yönelik hükmün ilanı talebinin de şartlarının oluşmadığı, dikkate alınarak; -Dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile, Davacının icracı sanatçısı olduğu "..." ve "... (...)" adlı albüm ve eserlerin davalı tarafından ... ortamlarda izinsiz kullanımının tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tecavüzün durdurulmasına, bu tecavüz nedeniyle FSEK 68.maddesi gereğince rayiç bedel 100.000,00-TL olarak kabul edilmek suretiyle ve takdiren üç kat hesabıyla 300.000,00-TL telif tazminatının ıslahla artırılan miktar olan 240.000,00 TL'ye 19.01.2023 olan ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, " Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; alacak miktarına işleyecek faizin yasal faiz değil TCMB avans faizi olarak işletilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren ticari faiz talep edildiğini, FSEK M. 78 gereği tirajı Türkiye çapında en yüksek 5 gazeteden birinde hükmün ilan edilmesi talebinin reddinin hukuka aykırı olduğunu,davacının, FSEK m. 78 uyarınca hükmün ilanı talep etme hakkı bulunduğunu belirterek kararın faiz ve ilan talebinin reddine ilişkin kısımlar yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi heyeti aleyhinde Bilirkişilik Bölge Kurulu'na şikayette bulunduklarını, Dosyada 2 ayrı heyetten toplam 6 bilirkişi raporu alınmış olup iki heyetin görüşleri birbirleriyle çeliştiğini, çelişkiyi gidermeden hüküm açıklayan ilk derece mahkemesinin hangi gerekçelerle ikinci heyetin bilirkişi raporunu hükme esas aldığını dahi açıklamadığını, ... 'ın mütalaasının ve Prof. Dr. ... ... tarafından tanzim edilen müvekkili eylemlerinin tecavüz niteliğinde olmadığına ilişkin mütalaanın dikkate alınmadığını, bir an için çelişkinin giderildiği düşünülse de, bu çelişkinin müvekkili lehine giderildiğini kabul etmek gerektiğini, İlk derece mahkemesinin 06.09.2018 tarihli kök raporu neden hükme esas almadığını, uzman görüşlerine hangi sebeple itibar etmediğini açıklamadığını, İlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunun, bilimsel normlardan uzak olup hükme esas almaya elverişli nitelikte de olmadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen tazminatın nasıl, ne şekilde ve hangi değişkenler gözetilerek hesaplandığının belli olmadığını, Aşamalardaki beyanlarında; icracı sanatçının ...'e yetki belgesi düzenleyerek üçüncü kişilerle lisans yapma hakkı verdiğinin belirtildiğini, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından da, meslek birliği'nin üyeleri adına lisans sözleşmesi yapma hak ve yetkisinin bulunduğu açıklandığını, FSEK 2001 değişikliğiyle yeni bir hak ihdas edilmediğiyse de bir an için bu iddia kabul edilse dahi; davacı icracı sanatçının ... meslek birliği üyesi olduğu, ... meslek birliğine üye olmanın şartlarından birinin meslek birliği lehine yetki belgesi düzenlemek olduğunu, düzenlenen bu yetki belgesiyle birlikte meslek birliğinin üyeleri adına yapımcılarla ... alan lisans sözleşmeleri imzaladığı, müvekkilinin ... ile arasında yıllardır yürürlükte olan ... Alan Lisans Sözleşmesi bulunduğu, müvekkilinin lisans sözleşmesi uyarınca ...'e yıllardır telif geliri ödediği, ...'in tahsil ettiği telif gelirlerini de sanatçılarına ödediği belirtilerek, somut olayda tecavüzün bulunmadığı açıklandığını, ilk bilirkişi heyetinin savunmaların doğru olduğunu ve meslek birliği ile müvekkili şirket arasında sözleşme ilişkisi varsa, tecavüzün oluşmayacağını belirttiğini, Müzekkere cevaplarında ayrı ayrı, yetki belgelerinin geçerli olduğu ve ...'in lisans sözleşmesi imzalama yetkisinin bulunduğu belirtildiğini, Davacı icracı sanatçının, ... meslek birliği üyes olduğunu, ...'e üye tüm sanatçılar, diğer meslek birliklerinde olduğu gibi yetki belgesi düzenleyerek haklarının takip ve üçüncü kişilere lisanslama yetkisini meslek birliğine vermekte olduğunu,Davacının ...'e verdiği yetki belgesinin 15/1-d maddesinde ... gibi ... platformlar özellikle sayılarak, umuma iletim hakkı açısından tüzel ve gerçek kişilere, icracı sanatçıdan ayrıca izin ya da onay almadan alt lisans verme yetkisi düzenlendiğini Davacı icracı sanatçı, umuma iletim haklarını tam ruhsat şeklinde ...’e devretmişken, müvekkiline dava açarak kullanımların hukuka aykırı olduğunu iddia edemeyeceğini, ...’e dava açmak yerine, aradan geçen 30 yıldan sonra kötüniyetli olarak ve açıkça hakkın kötüye kullanılması teşkil edecek şekilde müvekkiline dava açtığını, Davacı icracı sanatçı tarafından düzenlenen muvafakatnamede devir yetkisi açıkça yapımcıya devredildiğini, ilk derece mahkemesi, müvekkile yapılan mali hak devrine icracı sanatçının muvafakat etmesi gerektiğine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Beyoğlu 19. Noterliği'nin 07.12.1993 tarihli ve ... yevmiye numaralı ve 16.12.1993 tarihli muvafakatnameleriyle, devir yetkisini süresiz şekilde yapımcıya devrettiğini,Dava konusu albümlerin iflas masasından iktisap edildiğini, akabinde müvekkiline devredildiğini, ancak dosya kapsamında iflas masası kayıtları dahi incelenmediğini, bu konuda uzman bilirkişi görevlendirilmediğini, FSEK'te 2001 yılında yapılan değişiklikle yeni bir hak ihdas edilmediğini, var olan hakların genişletilmiş olduğunu, detaylı düzenleme 2001 yılında yapılsa da, 1952 yılında yürürlüğe giren metinde açıkça umuma iletim hakkı düzenlendiğini, dolayısıyla ... haklarının umuma iletim yetkisinin müvekkilinin bünyesinde olduğunu itirazların dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Feri müdahil vekili katılmalı istinaf isteminde özetle; Müvekkilinin istinaf talebinde hukuki yararı olduğunu, Yerel Mahkeme kararı kabul edilecek olursa, müvekkili meslek birliği Mü-Yap tarafından üyesi fonogram yapımcıları adına hak takip etmesi güçleşeceğini, Fonogram yapımcılarının fonogramları üzerindeki mali haklarının kullanımın kimseden izin almadan devredebileceğini, mahkemenin aksi yöndeli gerekçesinin yerinde olmaıdğını, FSEk 25.maddesi ile FSEK 80.maddesinde 21.02.2001'de yapılan değişiklik neticesinde yeni bir hak ihdas edilmediğini, esasen FSEK 25 maddesinin kapsamının genişletildiğini, fonogram yapımcılarının KSEK ek madde 2'deki değişiklikle Türkiye'de mevcut bütün fonogramlar üzerinde fonogramların istedikleri yer ve zamanda erişime sunulması da dahil ... mecralarda umuma iletim hakkına sahip olduklarını, Kararda...'ın hazırladığı uzman görüşünün değerlendirilmediğini,Fonogramın ilk tespiti hangi tariht eyapılmış olursa olsun tüm fonogram yapımcılarının günümüzde yürürlükte olan FSEK in 80/1-b maddesindeki haklara haiz olduklarını, Bilrikişi heyetinin inceleyebilmesi için Prof dr ... tarafından ... ın başvurusu üzerine hazırlanan mütaalanın sunulduğunu, Davacının, dava dışı ... mesek birliği üyesi olduğunu, mali hakların takip ve yetkisini münhasıran ... Bir'e devrettiğini, bir hukuka uygunluk sebebi olup fonogram yapımcısına dava yöneltilemeyeceğini, Davacının ...'e verdiği yetki belgesinin 10.01.2 maddesinde; "yorumcu icracı sanataçıya ait olan müziksel icra ve veya ses tespitlerinin ve bu tespitlere bağlı görüntülerin, yetki belgesinin düzenlendiği tarihte bilinen ya da ileride gelişecek her türlü teknik usul ve araçlarla.... iletim de dahil olmak üzere.. Yayınlanması, telli telsiz diğer araçlarla umuma dağıtılması veya sunulması veya ticari nitelikteki indirme (download,) her türlü abonelik paketleri, kullanım listeleri oluşturma ve benzeri interaktif kullanım biçimleri dahil, ... alanda eş zamanlı ve bağımsız yayın yapan web mobil tv ve radyoları, IP tv uygulamaları, yayın platformlarında yer alan web ya da mobil yayın kuruluşları uygulamaları gibi gibi esas itibarı ile yeni medya uygulamaları niteliği taşıyan benzer kullanımlar şeklinde erişime sunulması, uydu iletimi kablo diğer her türlü yol ve araç ile iletimi ve yeniden iletimi sureti ile umuma iletilmesi hak ve yetkileri yorumcu icracı sanatçı tarafından ... bir e yetki süre ve yer sınırı bulunmaksızın devredilmişti" şeklinde düzenlendiğini, Dava dışı ...'in takip yetkisi kapsamında olan ... mecralarda umuma iletim hakkı bakımından mahkemenin tecavüzün refi ile 3 kat tazminata hükmetmesinin hatalı olduğunu, ...'a verilen yetki belgesine aykırı olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini, aksi kanaat halinde ise dav akonusu albümlerde yer alan fonogramların davalılar ve üçüncü kişiler tarafından ... yolla olanlar da dahil olmak üzere umuma iletiminin refine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Davacı, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiğini iddia ederek tecavüzün durdurulması, maddi tazminata hükmedilmesi ve hükmün ilanı talebi ile dava açmıştır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının ilk devir sözleşmesi 20.07.1993 tarihli olup, sözleşmede ... iletim hakkına ilişkin bir düzenlenme yer almamaktadır. Sözleşme tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemeye göre FSEK'in 25. maddesi kapsamında internet ve ... hak tasarrufu bulunmadığından, sözleşmenin bu hakkı kapsar biçimde yorumlanması da mümkün değildir. Bu durumda davacı tarafça dava dışı ... şirketine ... iletim hakkının devredildiği kabul edilemeyeceği gibi, devredilmeyen bir hakkın davalıya intikali de söz konusu olmayacaktır. Mahkemece aşamalarda 2 ayrı bilirkişi heyetinden, bir kök, 2'şer ek rapor olmak üzere 6 rapor alınmış olup bilirkişi raporlardaki tespitlerin hukuki yönden mahkemece değerlendirilmesi yapılarak 2.bilirkişi heyetinin raporunun hükme esas alınması yerindedir. Bununla birlikte ilk bilirkişi heyeti tazminata esas emsal bedel yönünden görüş beyan etmediğinden maddi tazminat yönünden raporlar arasında çelişki bulunduğundan söz edilemeyecektir.Tazminata ilişkin istinaf istemlerine gelince; dosyada emsal sözleşme bulunmadığı, sektör bilirkişisinin de yer aldığı 2.bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında davacının icracı sanatçısı olduğu 2 albümün kendisiyle digital platformlarda satışı için de anlaşma yapılsa idi alacağı rayiç bedelin eser davacının tanınırlığı, icralarının beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak 100.000 TL olabileceği yönünde görüş belirtildiği dikkate alındığında mahkemece 2.bilirkişi heyetinin raporundaki tespit esas alınarak FSEK 68.maddesine göre tazminata hükmolunması yerinde görülmüştür. Dosyada davacının ...'e hitaben imzaladığı 19/06/2006 Tarihli yetki belgesi incelendiğinde; iş bu davada uyuşmazlığa konu "... iletim hakkının" devredildiğine dair açık bir düzenlemenin yer almadığı icracı sanatçı olarak "çoğaltma, temsil, radyo tv ile yayın suretiyle faydalanma, izin verme ve yasaklama" haklarının yer aldığı ve temsil hakkı ile çoğaltma hakkının kapsamının düzenlendiği dikkate alındığında yetki belgesi gereğince davacının mali haklar yönünden aktif husumeti olmadığına ilişkin istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkemece FSEK 68.maddesine dayalı talebin kabulü ile taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulmuş olmakla hükmün ilanı talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğu gibi (Aynı yönde YHGK, 2017/11-71Esas, 2020/483Karar sayılı, 30.06.2020 Tarihli ilamı) dava dilekçesinde faiz talebi yer almadığından hükmolunan faizin başlangıç tarihi ve türü de yerinde olduğundan bu hususlardaki davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenle istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu düzeni dikkate alınarak yapılan incelemeye göre ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf istemlerinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 16.394,40TL harçtan, peşin alınan 4.098,60TL harcın mahsubu ile bakiye 12.295,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, -Alınması gereken 16.394,40TL harçtan, peşin alınan 4.098,60TL harcın mahsubu ile bakiye 12.295,80TL harcın feri müdahilden alınarak hazineye irat kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026