Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2306 E. , 2024/5544 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2306 Karar No : 2024/5544 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayıl sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay İl Em…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2306 E. , 2024/5544 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2306 Karar No : 2024/5544 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayıl sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Hatay İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... sayılı kararının onaylanmasına dair 21/11/2016 tarihli Bakanlık Oluru'nun iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilirler..." düzenlemesine yer verildiği; buna göre, Hatay İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan ve 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye (24/04/2011 tarihinden geçerli olmak üzere) 5 yıl içinde terfi edemeyen davacının, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genele Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2016/2 sayılı kararının onaylanmasına dair 21/11/2016 tarihli Bakanlık Oluru işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, daha önce verilen kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2021/7551, K:2023/3636 sayılı kararıyla, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verildiğinden bahisle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrasında, personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren bekleme süresinin dolduğu yılda dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirilmesi nedeniyle, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucunun önem arz ettiği; öte yandan, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin Danıştay Onaltıncı (kapatılan) Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da iptaline karar verildiğinden, davacının 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavının başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı ortadan kalktığı; 18/01/2024 tarihli ara kararına verilen cevap yazısından; davacının re'sen emekli olması nedeniyle iptal kararı sonrasında yeni yapılan düzenleme kapsamında 2015 yılı için yeniden sözlü sınava alınmadığının anlaşıldığı; bu durumda, davacı bulunduğu rütbede beş yıllık dönemde bir üst rütbeye terfi ettirilmemiş ise de, 2015 yılına ilişkin terfi ettirmeme işleminin kanuni dayanağının yargı kararları ile ortadan kalkmış olması sebebiyle, davalı idarelerce yargı kararları uygulanarak davacının 2015 yılı için yeniden rütbe terfi değerlendirmesine tabi tutulması, sözlü sınav ve benzeri nitelikte ön şartların sağlanması halinde de, liyakat durumunu gösteren somut kıstaslara göre değerlendirme yapılarak terfisi hakkında karar verilmesi, hakkında terfi etmez kararları verilmesi halinde ise 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken, yargı kararı gereği davacı hakkında 2015 yılı için yeniden değerlendirme yapılmaksızın, hukuka aykırı olan terfi ettirmeme işlemi esas alınarak doğrudan beş yıllık sürenin dolmasından hareketle davacının re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (07/12/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının 2016 yılında re'sen emekliye sevk edildiği; davacının 2015 yılında terfi sözlü sınavında başarısız sayılması işlemi ile emeklilik işleminin iki ayrı işlem olduğu, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesinin kararının, usul ve hukuka uygun olan iptale ilişkin kısmının onanması; davacının terfi ve emeklilik durumu hakkında davalı idareler tarafından kararda belirtilen gerekçeler doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılacağı ve bu aşamada davacının parasal ve özlük hak kaybının bulunup bulunmadığı belli olmadığından, kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararı,"iptale" ilişkin kısım yönünden incelendiğinde; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (07/12/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine" ilişkin kısmına gelince; Davacının terfi durumu ve re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda, davalı idareler tarafından Bölge İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağı; yeniden yapılan değerlendirme sonucunda, davacının emekliye sevki uygun görülmeyeceği gibi, yeniden emekliye sevkine de karar verilebileceği; dolayısıyla davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakkının bulunup bulunmadığının da idarelerce yeniden bir işlem tesis edildikten sonra belli olacağı açıktır. Bu durumda, dava konusu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakkının bulunup bulunmadığının bu aşamada belli olmaması nedeniyle, davacının parasal ve özlük hak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, Bölge İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (07/12/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine" ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan "davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (07/12/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine" ilişkin temyize ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayıl sayılı kararının, "iptale" ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (07/12/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine" ilişkin kısmının BOZULMASINA 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.