(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/5349 E. , 2013/9424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu ve davalı ... tarafından Ak Kasko Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olan aracın,
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/5349 E. , 2013/9424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu ve davalı ... tarafından Ak Kasko Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olan aracın, 20.08.2010 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda ağır derecede hasara uğradığını, aracın tamir edilmesinin mümkün olmadığını belirterek araç hasarı nedeniyle 39.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili ise, kasko sigorta poliçesinin olay tarihinde kasko sigortası genel şartları uyarınca hasarın ödenmesinden önce iptal edildiğini, davacının talebinin teminat dışında olduğunu, dain ve mürtehin hakkının T. İş Bankası’na ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, “...davanın kısmen kabulüne, 19.435,77 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...” karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, "...davacıya ait olan ve kazaya karışan sigortalı aracın Yurt içi Kargo için çalışmakta olduğunun davalının da itirazı doğrultusunda kaza resimlerinden tespit edilebildiği, Akkasko Ticari Kasko Poliçesinde, kullanım şekli istisnası olarak özel şartlar bölümünde sigortalı aracın hususi kullanım tarzı dışında herhangi bir amaçla taksi-... kursu aracı, kiralık araç vb kullanılması durumunda söz konusu bir hasar vukuunda aksi kararlaştırılmış ve ödenmesi gereken ek prim de ödenmemiş ise her hasarda hasar bedelinin % 50 si sigortalı tarafından karşılanmak üzere müşterek sigorta uygulanacağının düzenlendiği, ödenmesi gereken ek primin ödendiği ve taraflar arasında aksi bir düzenleme yapıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı, bu haliyle kargo şirketi adına çalışan araçta meydana gelen hasarın % 50 sinden davacının da sorumluluğunun bulunduğu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sigortalı araçta, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 38.871,54 TL hasarın meydana geldiği, sigorta şirketinin meydana gelen hasardan poliçe doğrultusunda % 50 si olan 19.435,77 TL den sorumlu olduğu..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mal Sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1 maddesine göre, gerek hareket ve gerekse durma halinde iken sigortalının veya araç kullananın idaresi dışında ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin KSGŞ.nin A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. Yukarıdaki açıklamalar altında somut olaya bakıldığında; davacı taraf, kaza tesbit tutanağı, kasko sigorta poliçesi, vergi kayıtları, şirket ticari defter ve kayıtları ile hasar dosyasına dayanarak tazminat istemiştir. Davalı ... vekili ise davacının, aracını dava dışı Yurt İçi Kargo Şirketine kiraladığını, araç kiralama faaliyetinde de bulunduğunu, gerçeğe aykırı beyanla poliçede kullanım tarzı hususi olarak belirtilen aracın müvekkilinin bilgisi dışında kiralık araç olarak kullanımı sırasında kazanın meydana geldiğini, bu nedenle hasardan sorumlu olmadıklarını savunarak hasar bedelini ödemekten kaçınmış olup hasar dosyası ve içindeki araştırma raporuna dayanmıştır. Davacı vekili, davalı vekilinin yukarıda açıklanan savunması karşısında; müvekkiline ait kamyonun üzerinde kargo şirketine ait logo bulunmakta ise de, müvekkilinin, aracını kargo şirketine kiralamadığını, müvekkilinin bu araçla kendi nam ve hesabına nakliyecilik işi yaptığını, kargo şirketlerinden de ücret karşılığında taşıma işi aldığını ve bu durumda aracın kiralandığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Dosyada bulunan belgelerden de; davacının, şehirlerarası yük taşımacılığı işinden dolayı vergi mükellefi olduğu ve Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, kazanın ihbar edilen şekilde meydana gelip gelmediği, aracın kiralık olarak kullandırıldığı sırada kazanın olup olmadığı dolayısıyla hasarın teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak bildirdiği ispatlanamamıştır. Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ve davacı sigortalının doğru ihbar (beyan) mükellefiyetine uymadığını ispat külfeti sigortacı da bulunmakta olup, sigortacı bunu soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. O halde; mahkemece, davalı ... şirketine, sigortalı aracın kiralandığına ve kiralık araç olarak kullanımı sırasında kazanın meydana geldiğine ilişkin iddiasının ispatı ve bu konudaki delillerini ibraz etmesi için ispat imkanı verilmeli, davalı ... tarafından bildirilen deliller toplanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, kazanılmış haklar da gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda, açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.