(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3597 E. , 2008/10587 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ...'in annesi ve murisi ...'ın 23.3.1994 tarihli sözleşme ile ... Belediyesi tarafından yaptırılan genelevdeki hak ve his…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3597 E. , 2008/10587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ...'in annesi ve murisi ...'ın 23.3.1994 tarihli sözleşme ile ... Belediyesi tarafından yaptırılan genelevdeki hak ve hissesini kendisine satıp bedelini aldığını, genelevin belediyece yeni yerine taşındığını ileri sürerek belediye tarafından yaptırılmakta olan yeni genelevdeki davalı ...'e verilecek hissenin kendi adına tescilini, olmadığı takdirde ödediği bedelin bugünkü karşılığından fazlası saklı kalmak üzere 15.000 YTL'nin tahsilini istemiş, yargılama aşamasında davasını alacak davasına dönüştürmüştür. Davalı ..., dava dilekçesinde ismi geçen Şehrihan'ın kardeşi olup kendisinden başka mirasçılarında bulunduğunu, davacı ile murisi ... arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin davacının kesin mehile uymadığı ve iddiasını ispatlayıcı delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair ilk kararının dairemizce kesin mehilin sonuçlarının hatırlatılmaması nedeniyle bozulması üzerine ... ile dava sırasında vefat eden davalı ...'un mirasçılarının davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonucunda davacının ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı 34.208.28 YTL değerden taleple bağlı kalınarak 15.000 YTL'nin davalılardan tahsiline, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı tarafından, muris ile kendisi arasında düzenlendiği iddia edilen 23.3.1994 tarihli adi yazılı sözleşmenin 2008/3597-10597 incelenmesinde, davalıların murisi ... ...'in sözleşme altına parmak başmış olduğu görülmektedir. HUMK'nun 297. maddesinde imza atamayan veya yazı bilmeyen kişilerin verdiği senetlere konan mühürlerin, ihtiyar heyeti ve o yerde tanınan iki kişi tarafından tasdik edilmiş olmasının gerektiği hükme bağlanmış olup, 12.1.1930 gün 29/30 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararındada aynı husus vurgulanmıştır. Dava konusu edilen sözleşme az yukarıdı açıklanan yasa maddesine aykırı olarak düzenlendiği ve davalılar tarafından da inkar edildiği için hükme esas alınması olanaklı değildir. Bu itibarla davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü olanaksızdır. Ne varki davacı davada yemin delilinede dayanmış olduğundan iddiasını ispat zımnında davalılara yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 15.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.