Başvuru, haksız olarak konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız olarak konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Başvurucu Hakkındaki Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme Suçuna İlişkin Soruşturma Süreci Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Cumhuriyet Başsavcılığı) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasının (FETÖ/PDY) adalet teşkilatındaki mahrem yapılanmasının ortaya çıkarılması amacıyla başvurucu ve çok sayıda şüpheli hakkında soruşturma yürütmüştür. Bu soruşturma kapsamında başvurucu, gözaltına alınmış; başvurucu ile diğer üç şüphelinin adalet teşkilatı mahrem hizmetler sınıfı mahrem sorumluları olarak görev yaptığı, üçüncü şahıslar adına alınan hatlarla örgüt üyeleriyle irtibat kurduğu belirtilerek silahlı terör örgütü yöneticisi olma suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu gerekçesiyle haklarında tutuklama kararı verilmesi talebinde bulunulmuştur. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 24/12/2019 tarihli kararla, şüphelilere isnat edilen silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçuna ilişkin olarak delillerin niteliği gözetildiğinde suç vasfının lehe değişme ihtimali bulunduğunu, diğer üç şüpheli hakkında başka mahkemelerde silahlı terör örgütü üyeliği isnadıyla yargılamaların devam ettiğini ve başvurucu hakkındaki delillerin niteliği dikkate alınarak bu aşamada tutuklama tedbirinden beklenen faydanın adli kontrol tedbiriyle de sağlanabileceğini değerlendirmiştir. Bu nedenle şüpheliler hakkındaki tutuklama talebinin reddine ve elektronik kelepçe takılmak suretiyle konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar vermiştir. Başvurucunun talebi üzerine Ankara Sulh Ceza Hâkimliği, silahlı terör örgütü yöneticisi olma isnadıyla başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında yürütülen soruşturma dosyasını inceledikten sonra 22/6/2020 tarihinde, başvurucu hakkında 24/12/2019 tarihli kararla verilenkonutu terk etmeme adli kontrol kararının kaldırılmasına ve yurt dışı çıkış yasağı, belirli günlerde en yakın güvenlik birimine başvurma ve Düzce il sınırı dışına çıkmama şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar vermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu ve diğer 70 şüpheli hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçu isnadıyla kamu davası açmış ve davanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan altı ayrı yargılama ile birleştirilmesini talep etmiştir. İddianamede; örgütün adalet teşkilatı içindeki kadrolaşmasına, bu teşkilat içerindeki mahrem imamların yapılarına ve irtibat kurma yöntemlerine değinilmiştir. İddianamede "...Adalet Teşkilatı Mahrem Yapılanmasına yönelik olarak ... soruşturma işlemlerine başlanmış, bu kapsamda ülkemizin değişik bölge ve illerindeki adalet personelinden sorumlu olan yöneticiler tespit edilmiş, 2013 yılı ağustos ayında Erzurum İlinde gerçekleştirilen toplantıya katıldıkları, farklı gruplar halinde aynı tarihlerde aynı otellerde kaldıkları, aynı tarihlerde ve aynı uçaklarla aynı ülkelere seyahat ettikleri ve aynı bylock grupları içerisinde yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında ayırma kararı verilerek... 22 şüpheli hakkında iddianame tanzim edilerek kamu davası açılmıştır. ... tespit edilen diğer şahıslar hakkında da münferit iddianameler düzenlenmiş ve en son olarak... Ankara Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. ... örgütün Adalet Teşkilatı bünyesinde mahrem hizmetlerde kullandıkları bir kısım GSM hatları tespit edilmiş ve örgütün bylock kriptolu haberleşme programına geçmeden önceki haberleşme ve iletişim sistemi olan mobil GSM hatlarının tespit edilmesi amacıyla... soruşturma işlemlerine başlanılmıştır. ... mahrem sorumlulardan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlananların beyanları ile Trodoon, Drocorex, Tyrex ve Albatros isimli gizli tanıkların alınan ifadeleri dosya kapsamına kazandırılmış,... T-Rex kod adlı gizli tanığın da ayrıntılı beyanı alınmıştır. Bu aşamada Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracaat ederek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirten şüphelilerin de savunmalarına başvurulmuş, aleyhte beyanda bulundukları şahıslar tespit edilmiş ve teşhis işlemleri de gerçekleştirilmiştir.... HTS kayıtları baz birliktelikleri ve şüpheli beyanları gibi... gerekse de Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar neticesinde Adalet Teşkilatı Mahrem Yapılanması sorumlusu olduğu değerlendirilen 270 şahıs tespit edilmiş, bu şahısların kullandıkları GSM numaraları ile operasyonel hat olarak kullandıkları değerlendirilen hatlar dahil olmak üzere toplam 906 GSM numarasına ait HTS kayıtları temin edilmiş ve bu HTS kayıtları üzerinde Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı nezdinde analiz çalışmaları gerçekleştirilmiştir... Mahrem sorumlu şahısların örgütsel faaliyetler için kullandıkları başkalarının adına kayıtlı operasyonel GSM numaraları ile kendi adlarına kayıtlı şahsi GSM numaralarının baz birlikteliklerine ilişkin gerekli çalışmalar (gece saatlerinde ikamette şahsi ve operasyonel hat baz eşleştirmesi, ikamet civarında şahsi ve operasyonel hat baz eşleştirmesi, çalışmış olduğu kurumda şahsi ve operasyonel hat baz eşleştirmesi) ile operasyonel hattan mahrem sorumlunun aile fertleri ya da yakın arkadaş çevresi ile yaptığı görüşmelere yönelik çalışmalar Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca tamamlanmıştır.... örgütünün ülke genelindeki adliye ve ceza infaz kurumu personeli (mahrem) yapılanmasının deşifresine yönelik olarak (270) mahrem sorumlu şahsın yapı içerisinde mahrem hizmetlerde kullanmış oldukları operasyonel hat olarak tabir edilen GSM hatları ile şahsi hatlarına ait HTS kayıtları verisi içerisinde KOM Daire Başkanlığınca yapılan çalışmalarda mahrem şahısların operasyonel hatları üzerinden kendi aralarındaki irtibatlarına yönelik çalışmalarda... diğer yandan gerek Cumhuriyet Başsavcılığımızca gerekse de Kayseri, Sakarya, Samsun Cumhuriyet Başsavcılıklarınca soruşturmamıza konu edilen 270 mahrem sorumludan belirli bir bölümüne FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünü Kurma ve Yönetme suçundan kamu davalarının açıldığı ve bu şüphelilerin belirli bir bölümünün ceza aldığının anlaşıldığı..." şeklinde toplanan delillere yer verilmiştir. İddianamede başvurucu ile ilgili olarak;i. Başvurucunun Ankara küçük bölge sorumluluğu ve Ankara Adliyesi sohbet sorumluluğu görevini icra ettiği, ii. Silahlı terör örgütü üyeliğinden Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde de yargılamasının devam ettiği,iii. Bank Asya nezdinde hesabının bulunduğu ve aktif kredi kartı kullanımının olduğu, FETÖ/PDY ile bağlantılı olan T.R. Otel ile A.T. Otelde 2011 yılında birden fazla konaklama kaydının olduğu, iv. FETÖ/PDY'nin üst düzey yöneticisi K. ile irtibatının bulunduğu,v. E. adına kayıtlı bir GSM hattı (operasyonel hat- sadece mahrem sorumlular tarafından sadece örgütsel görüşmelerde kullan hat) üzerinden Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görev yapan 19 personele ait 20 hat ile 507 kez irtibat kurduğunun tespit edildiği,vi. Adalet teşkilatı mahrem yapılanması içinde mahrem sorumlu olarak faaliyet gösteren 15 şüpheli ile operasyonel hat üzerinden çok sayıda irtibatının olduğu,vii. Yapılan ortak baz çalışmasında başvurucunun hem şahsi hem de operasyonel GSM numarası ile Adalet Bakanlığı teşkilatı mahrem yapılanmasında görevli diğer mahrem sorumlular ile 2011-2014 yılları arasında Ankara, Yozgat, Çankırı, Kırıkkale'de ortak baz birlikteliklerinin bulunduğu,viii. Gizli tanığın ifadesinde başvurucunun Ankara Adliyesinde görevli müdürler ve Sincan Ceza İnfaz Kurumunda bulunan personelin sohbetçiliğini yaptığı yönünde beyanda bulunduğu, ayrıca hakkında bölge imamı olduğuna dair diğer beyanların olduğuna yer verilmiş, başvurucunun terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia edilmiştir. Başvurucu hakkında silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçu isnadıyla Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasının Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde silahlı terör örgütüne üyelik isnadıyla başvurucu hakkında yürütülen kamu davasıyla (bkz. § 10) birleştirilmesine 31/5/2021 tarihinde karar verilmiştir. B. Başvurucu Hakkındaki Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçuna İlişkin Soruşturma Süreci Adana Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamada sanık olan kişinin başvurucunun Ankara'da örgütün bölge imamı olduğunu beyan etmesi üzerine FETÖ/PDY üyesi olduğu isnadıyla Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı yetkisizlik kararı ile gönderilen soruşturma kapsamında Düzce'de bir üniversitede öğretim görevlisi olan başvurucunun müsnet suçtan ifadesi alındıktan sonra başvurucu hakkında yurt dışına çıkmama ve belirlenen yerlere başvurma şeklinde adli kontrol uygulanması talep edilmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 17/7/2019 tarihli kararla başvurucu hakkında yurt dışına çıkmama ve en yakın güvenlik birimine haftanın belirli günü başvurma şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ankara Sulh Ceza Hâkimliği başvurucunun kullanımında olan telefon hatlarının diğer bazı telefon hatları ile ve internet üzerinden bazı IMEI numaralarıyla iletişim kurup kurmadığının tespit edilmesine karar vermiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başvurucu hakkında düzenlediği iddianamede, başvurucunun FETÖ/PDY içinde Ankara bölge imamı olarak görev yaptığını, Bank Asyada aktif kredi kartı kullanımının olduğunu, örgüt ile bağlantılı olan bir otelde çok sayıda konaklama kaydının olduğunu,A.T. Otelde 2011 yılında birden fazla konaklama kaydının olduğunu iddia etmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi ve Düzce Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki yetki uyuşmazlığının Yargıtay tarafından sonuçlandırılması sonrasında başvurucu hakkındaki yargılama dosyası Ankara Ağır Ceza Mahkemesine iletilmiştir. Yargılama dosyasındaki belgelerin incelenmesi neticesinde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde S.S. isimli şahsın şüpheli olarak verdiği ifadede başvurucuyu Batıkent bölgesi büyük bölge imamı olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, diğer ağır ceza mahkemelerinden başvurucuyla irtibatlı olan diğer bazı sanıklar hakkında görülmekte olan yargılamalar kapsamındaki beyanların, iddianamelerin ve varsa karar örneklerinin iletilmesini tensipten önce talep etmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi ayrıca gizli tanığın ifadesinin alınması için gerekli hazırlığın yapılması, Bilgi Teknolojileri Kurumundan bazı telefon hatlarının abone bilgilerinin ve baz istasyonu gösterir HTS kayıtlarının iletilmesi, baz istasyonlarına dair bilirkişi incelemesinin yaptırılması gibi işlemlerin yapılmasına dair ara kararları vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 2/3/2021 tarihli tensip kararıyla, suçun vasfı, aleyhteki beyanlar ve kuvvetli suç şüphesinin varlığı dikkate alınarak Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/7/2019 tarihli adli kontrol kararının devamına, ayrıca elektronik kelepçe takılmak suretiyle konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir. Aynı kararda, başvurucu hakkındaki silahlı terör örgütü kurma ve yönetme isnadıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir diğer soruşturmanın beklenmesine (bkz. § 2), bu nedenle ilk duruşmanın 30/6/2021 tarihine bırakılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun konutu terk etmeme adli kontrol tedbiri uygulanmasına karşı yaptığı itiraz, Ankara Ağır Ceza Mahkemesince 15/3/2021 tarihinde reddedilmiştir. İtirazın reddi kararı başvurucuya 22/3/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 12/4/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 2/3/2021 tarihli tensip kararıyla, başvurucu hakkında elektronik kelepçe takılmak suretiyle konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar vermesi üzerine (bkz. § 12) Düzce Denetimli Serbestlik Müdürlüğü (Denetimli Serbestlik Müdürlüğü) 7/5/2021 tarihinde, en yakın güvenlik birimine başvurma ve Düzce il sınırı dışına çıkmama şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının mümkün olmaması nedeniyle kaldırılmasını anılan Mahkemeden talep edilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 18/5/2021 tarihinde konutu terk etmeme adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar vermiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 30/6/2021 tarihli ilk duruşmada, başvurucu hakkındaki tanık beyanlarında geçen örgütsel konumuna, örgütün adalet teşkilatı mahrem yapılanması içinde yer aldığına ve gizliliği sağlamak için operasyonel hat kullandığına ilişkin tespitler, gizli tanık beyanında geçen kod adı kullandığına ilişkin beyan, resmî kurumlara bildirdiği farklı GSM hatlarının olduğunu, bu hatlara ilişkin HTS kayıtlarının analiz edilmediğini, örgütün özellikle mahrem yapılanması içinde yer alan şahısların kaçırma girişiminde bulunduğunu gözeterek bu aşamada uygulanmakta olan adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını değerlendirmiş ve başvurucuya isnat edilen suçun suçun tutuklama nedeni var sayılabilen katalog suçlardan olduğunu, suçun kanunda tanımlı alt ve üst sınırları da gözetildiğinde tutuklama tedbirinin ölçülü olacağını belirtmiş ve başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Öte yandan Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 1/7/2021 tarihinde, başvurucunun 30/6/2021 tarihinde tutuklanması nedeniyle hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı, belirli günlerde en yakın güvenlik birimine başvurma ve Düzce il sınırı dışına çıkmama şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildiğini Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bildirmiştir. Başvurucu hakkında yapılan yargılama sonucunda 19/7/2022 tarihli karar ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliğinden neticeten 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Karar istinaf kanun yolu incelemesindedir. Komisyonca 7/7/2021 tarihinde başvurucunun hakkında mükerrer soruşturma yapılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiası ile gözaltı tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, adli yardım talebinin kabulüne ve başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten geçici olarak muaf tutulmasına, ayrıca konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin kısmının ise kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.