8. Hukuk Dairesi 2020/4052 E. , 2020/7562 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair karar Dairemizin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14263 Esas, 2018/19086 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş Mahkemece bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi gereği düşü…
**8. Hukuk Dairesi 2020/4052 E. , 2020/7562 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair karar Dairemizin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14263 Esas, 2018/19086 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş Mahkemece bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde, kimlik ve adres bilgileri tespit edilemeyen dava konusu 24 ada 31 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ...(...): ... kızı'na ...'nin hak ve menfaatlerinin korunması için İl defterdarının yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, aynı gerekçe ile (kayyım tayini istenen kişinin farklı isimli de olsa nüfusa kayıtlı ve diğer hissedar ...'ın annesi olduğu, yasal mirasçıları bulunduğu, kayyım tayinine ilişkin kanunun aradığı şartların oluşmadığı gerekçeleriyle) davanın reddine dair daha önce verdiği iki karar ilkinde harç alınması gerekçesi ile ikincisinde ise davanın kabulü ile adı geçen malike kayyım atanması gerektiği gerekçesi ile Dairemizce bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde, önceki kararda direnilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ... vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı TMK'nin 427. maddesi ile 3561 sayılı Kanun'a dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir. Mahkemenin ikinci kararının Dairemizin 22.11.2018 tarihli ve 2018/14263-19086 E-K, sayılı ilamıyla, davanın kabulü ile adı geçene kayyım atanması gerektiği yönünde bozulmasından sonra yapılan yargılamada 28.03.2019 tarihli oturumda alınan ara karar uyarınca bozma kararına uyulmasına karar verilmiş, ancak uyma kararına rağmen kısa ve kısa karara uygun gerekçeli kararda direnme kararı verilmiştir. Burada "usul hukuku" ile ilgili ortaya çıkan sorun, bozma kararının taraflara tebliği ile duruşmada mahkemece “bozma ilamına uyulmasına” ilişkin ara kararı oluşturulmasına karşın, bu hukuki sonucun tam aksine bir karar verilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulü kazanılmış hak denilir. Örneğin mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf bakımından kazanılmış hak doğar.