10. Hukuk Dairesi 2023/6588 E. , 2023/6999 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1862 E., 2023/550 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/746 E., 2021/963 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ba
**10. Hukuk Dairesi 2023/6588 E. , 2023/6999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1862 E., 2023/550 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/746 E., 2021/963 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gerekçe yapılarak davacının babasından almış olduğu ölüm aylığının kesildiğini ve işlem tarihine kadar ödenmiş miktarın, eşinden almış olduğu ölüm aylığı ödemesinin 1/4 ü kesilerek tahsil edilmeye başlandığını, davacının eşi ...'nın 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu, 2926 sayılı Kanun kapsamında olan babasının da maaşını almaya hak kazandığının açık olduğunu beyanla babasından bağlanan ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini, davacının babasından bağlanan ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının babası ...'nun 4/b sigortalısı olarak 15.01.1981 tarihinde vefat ettiğini, davacının tahsis talebine istinaden 01.10.2017 tarihi itibariyle babasından ölüm aylığı bağlandığını, davacının eşi ... 2017 yılında vefat ettiğinden yürürlük tarihi 01.10.2008 olan 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin esas alındığını, davacının hem eşinden, hem de babasından dolayı ölüm aylığı almasına yasal imkan bulunmadığını, bu sebeple davacıya babasından sehven bağlanan ölüm aylığının 16.03.2020 tarihi itibariyle iptal edildiğini, tarafına borç tahakkuk ettirildiğini, davacıya uygulanan idari işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı müvekkiline her iki aylığın da bağlanması gerektiğini, hiçbir şekilde her iki aylık bakımından 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, dava konusu olayda davacı müvekkilinin eşinin 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunu, eşinin ölüm aylığını almaktayken, 2926 sayılı Kanun kapsamında olan babasının da maaşını almaya hak kazandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2020/746 E., 2021/963 K., sayılı kararının kaldırılmasına, 2-Davanın kabulü ile, a)Davacının, babasından dolayı aldığı ölüm aylığını iptal ederek borç çıkaran Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacının babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olayın eşinin vefat ettiği tarih olan, 02.10.2017 olacağından 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı yerleşik içtihatlarla da sabit olduğunu belirterek eksik incelmeye dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının eşinden dolayı ölüm aylığı almakta iken; babasından dolayı kendisine bağlanan yetim aylığının kurumca kesilmesi işleminin iptali ile yeniden yetim aylığının bağlanması hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır. 3.Değerlendirme Davacının 4/a kapsamında sigortalı olan eşinin 02.10.2017 tarihinde vefatı üzerine 4/a ölüm aylığı bağlandığı, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasının 15.01.1981 tarihinde vefat ettiği, davacıya babasından dolayı 15.10.2017 tarihinden itibaren 4/b ölüm aylığı bağlandığı, kurum tarafından eşinden aylık bağlandığı gerekçesiyle babadan bağlanan aylığın iptal edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 02.10.2017 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 20.06.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacı hak sahibinin “Bağkur sigortalısı 1981 yılında ölen babadan ve eşi 2017 yılında ölen ve 4/a sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır. 2.Kararın davalı kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3.Anılan Dairemizin 2021/11008 E, 2021/16908 K sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır(2021/10-228 E, 2021/10-146 E, 2021/10-165 E, 2021/10-408 E, 2021/459 E). 4.Somut uyuşmazlıkta davacının babası 1981 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 1479 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacının eşi ise 506 sayılı Kanun kapsamında 2017 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.