1. Hukuk Dairesi 2013/14447 E. , 2014/2236 K. * NİSPİ MUVAZAA * MURİS MUVAZAASINA DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 706 * TAPU KANUNU (2644) Madde 26 * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 237 "" Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi…
**1. Hukuk Dairesi 2013/14447 E. , 2014/2236 K.** * NİSPİ MUVAZAA * MURİS MUVAZAASINA DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 706 * TAPU KANUNU (2644) Madde 26 * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 237 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği dava değeri yönünden reddedilerek gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, işlemlerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, mirasbırakan A.. A..'nun 08.01.1995 tarihinde öldüğü, mirasbırakanın dava konusu 3917 parselin evveliyatı olan 237 ve 1739 sayılı parselleri 04.03.1981 tarihinde davalı Mehmet'e satış suretiyle temlik ettiği, davalı Mehmet tarafından da taşınmazın 24.10.2001 tarihinde diğer davalı eşine devredildiği ve bu işlemlere karşı davalılar tarafından denkleştirme savunmasında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya