Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı banka arasında yurtiçi kredi sigorta sözleşmesi imzalandığını bu sözleşme ile müvekkili şirket satışlarından doğan alacaklarının sigorta kapsamına alınması ve şartlarının belirlendiğini sözleşme gereğince ; sözleşme kapsamında olsun olmasın, müvekkil şirketten yapılacak bütün sevkiyatların davalı bankaya bildirileceğini, davalı bankanın sigorta ve ödeme sorumluluğunun ancak "......." verdiği işler yönünden olacağını ve ".... on
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nun 17/03/2016 günü ... 'e ait ... plakalı araç ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi soonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının (ZMMS) bulunduğunu, muris ... 'yu kaybeden davacı eş ve çocukların büyük sıkıntı çektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere destekten yoksun kalan davacı eş ... için 7.500,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 3.750,00 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... AŞ den tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 17/03/2016 tarihli kazada ... plakalı aracın müvekkil şirkete 02/03/2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, davaya konu trafik kazasının sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru nedeniyle meydana geldiğini, sigorta poliçesinin genel şartlar kısmında "kusurlu sürücünün vefatı sebebi ile yoksun kalınacak tazminat tutarları" nın teminat dışı bırakıldığını belirterek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davacının davasının reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 01.06.2015 günü yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarının, 02.03.2016 tarihinde davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçeninde kabul edildiğini, 27.4.2016 günü yürürlüğe giren 2918 sayılı Kanunun 92/1-g maddesinde aynı düzenleme yapılarak, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışına bırakılmasının yasal dayanağını oluşturduğunu, müteveffanın 27.04.2016 tarihinde yapılan düzenlemeden önce 17.03.2016 günü meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanununda 26.04.2016 günü yapılan değişiklikle, genel şartların bu kanuna göre düzenleneceğini şart koştuğunu, Kanuna göre hazırlanmayan Genel Şart maddelerinin, Kanuna aykırı maddelerini normlar hiyerarşisi gereği kabul etmediklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, Türk Borçlar Kanununun 53/3'üncü maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91'inci maddesi gereğince, aynı Kanunun 85'inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1425'inci maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel Şartlar'ın C.10'uncu maddesiyle 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Genel Şartlar'ın C.11'inci maddesine göre Genel Şartlar, yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun sonucu olarak artık eski Genel Şartlar'ın, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın A.3'üncü maddesi ile A.5'inci maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacı ya da Güvence Hesabının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Yine Genel Şartlar'ın A.6'ncı maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, başvuru sahibinin desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatını talep etme hakkı bulunmamaktadır. Gerçekten de 2918 sayılı KTK'nin 90'ıncı maddesinde, tazminatın biçim ve kapsamının Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümleri doğrultusunda belirleneceği öngörülmüş iken; bu maddede, 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, tazminatların bu kanun ve bu kanuna göre hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tâbi olduğu düzenlenmiştir. Bu madde hükmü esasen aynı zamanda örtülü bir yürürlük hükmüdür. Zira, yollama yapılan genel şartlar, işbu yasal düzenlemeden önce yürürlüğe girdiğine göre, madde hükmünün yürürlüğü, genel şartların yürürlük tarihine uzanacak şekilde, bir başka deyişle, madde hükmü, geriye etkili hüküm doğuracak biçimde düzenlenmiş olmaktadır. Nitekim Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar'ının yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçeler ile meydana gelen kazalara ilişkin olarak verdiği kararları bu yönde olan Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesi 2017/3610 (E) - 2018/4373 (K) sayılı kararında; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına ilişkin hükümlerin, 6704 sayılı Yasa ile KTK'de yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 26.04.2016 tarihinden itibaren değil, genel şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanacağına hükmetmiştir. Davacıların desteği sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki araçla tam kusurlu ve tek taraflı olarak meydana gelen trafik kazasında ölmesi sonucu destekten yoksun kaldıklarını ileri süren davacılar, murisin kullandığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık ele alındığında; ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin, ZMSS Genel Şartlar'ının yürürlüğe girdiği 01.06.2015 gününden sonra 02/03/2016 günü tanzim edildiği, kazanın da 17/03/2016 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. ... plaka sayılı aracın sürücüsü müteveffa ...'nun eşi ve çocukları olan davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi davada destek şahsın kusuruna isabet eden destek tazminatı talebinde bulunulduğuna göre riziko trafik sigortası kapsamında bulunmamaktadır. O halde ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin hükmü yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf sebepleri isabetli değildir.