10. Hukuk Dairesi 2022/7452 E. , 2022/11046 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 61
**10. Hukuk Dairesi 2022/7452 E. , 2022/11046 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin davacı vekilinin isteğinin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut davada, davacı 01.04.2000-31.11.2011 tarihleri arasında her yıl 8 ay olmak üzere (Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim ve Kasım aylarında) kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacının evlenmeden önceki soyadının “...” olduğu anlaşılmakla, davalı işveren tarafından gönderilen 2004, 2005, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait ödeme belgelerinde davacının isminin “...” olarak bulunduğu görülmüş olup, eksik inceleme sonucu verilen karar isabetsizdir. Ayrıca, yapılacak inceleme sonucunda davacının tespitini talep ettiği 2005 yılından 2009 yılına kadar olan döneme ilişkin ödeme belgelerinde davacının isminin bulunmadığının anlaşılması halinde, 2005 yılından sonra çalışmasının kesintiye uğradığının kabulü ile hak düşürücü süre yönünden de değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiye iadesine 22.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.