(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/2513 E. , 2013/15929 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, almış olduğu ölüm aylıklarından dolayı Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla do…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/2513 E. , 2013/15929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, almış olduğu ölüm aylıklarından dolayı Kuruma borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, eski eşinden TMK.nun 166/3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak 12/09/2005 kesinleşme tarihli ilam ile boşandığı, 16/11/2005 tarihinde kendisine ölüm aylığı bağlanması için kuruma başvurduğu; 05/08/2010 tarihinde ise boşandığı eşi ile yeniden evlendiği anlaşılmıştır. Kurumca davacının eski eşi ile yeniden evlenmesi üzerine re'sen başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen Kontrol Memuru raporuna göre; davacının ve yeniden evlendiği eşinin kimlik paylaşım sistemindeki adreslerinin aynı olduğu tespit edilmiş, davacı ile yapılan görüşmede, boşanma sonrası eski eşinin, boşanma öncesinde ortak yerleşim yeri olan adresi terk ettiğini, yeniden evlenmelerinin ardından tekrar ortak yerleşim yerine taşındığını beyan etmiş; davacı ve yeniden evlendiği eşinin oturduğu apartmandaki komşuları ise davacı ve eşinin belirtilen adreste 1993 yılından beri birlikte yaşadıklarını bildirmişlerdir. Kontrol memuru raporunda yaşadıkları daire numaraları bildirilen kişiler, davacı tarafından tanık olarak gösterilmiş olup, mahkemece alınan beyanlarında tutanaktaki beyanlarının aksine, davacı ve eşinin boşanma sonrası yerleşim yerlerini ayırdıklarını ifade ettikleri ve dosyada mevcut işbu delillere göre davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.