Başvuru, gazeteci olan başvurucunun bir internet haber sitesinde yayımlanan haberinde kullandığı ifadelerin hakaret kabul edilerek mahkûmiyetine hükmedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gazeteci olan başvurucunun bir internet haber sitesinde yayımlanan haberinde kullandığı ifadelerin hakaret kabul edilerek mahkûmiyetine hükmedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/11/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Yerel yayın yapan "Gerger Fırat" gazetesinin sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olan başvurucu hakkında, dönemin Adıyaman valisinin şikâyeti üzerine 28/10/2013 tarihinde "www.gergerfirat.com" adlı internet haber sitesinde yayımlanan bir yazısında kullandığı ifadelerin kamu görevlisine görevi nedeniyle alenen hakaret suçunu oluşturduğu gerekçesiyle kamu davası açılmıştır. Söz konusu metin şu şekildedir: " KAYMAKAM NE ÇALDI? Bodin Okulu WC'siz Kaldı NERDE OLDU BU OLAY? Gerger'in Bodin Köyünde Olmaz böyle şey Koskoca WC'yi, koskoca kaymakam nasıl çalar. O zaman dinleyin Budinli Haso ile Aloyu Önce, ALO (A.B.) konuşuyor " Tarla çalışmasından sonra akşamüstü eve dönüyorduk. Okulun önünden geçerken koca bir çukura gözüm ilişti. Gittim ve yakından baktım. Okulun prefabrik iki gözlü WC kabini yerinden sökülüp çalınmış. Günlerce çevrede sorup soruşturduk. Bodin okuluna ait prefabrik WC'sinin Nıran köyündeki Kaymakam ilçe parkına kurduğunu gördük." dedi. Şimdi de dinleyinHaso (H.A.) "Köylü tarlada iken kaymakam Türk petrollerinin araçlarını Budin'e göndermiş. Kaşla göz arasında WC'yi söküp götürmüş. Nıran'daki parka kurmuş. Hemen kaymakama çıktım. 'Toplantıda' dediler. Merdivenin önünde bekledim. Kaymakam Ö.B. dışarı çıktığında 'okulumuzun WC'sini siz mi aldınız' dedim. Ö.B. Dedi ki; "Çok acele lazımdı gelip aldım" dedi. Ben de buna hakkınız var mı dedim. 'Ben kaymakamım, acele lazımdı aldım cevabını verip gitti' diyor. ***** İsterse adını çaldı ya da zorla aldı deyin. Ne ad koyarsanız koyun bir kaymakam köy okulundaki WC'yi söküp almaz. Hatta almaması gerekir. Gerger kaymakamı Bodin köy okulunun WC'sini alelacele niye almış? Nırandaki gezi parkının açılışına gelen Vali WC'yi görsün ihtiyacı halinde sıçsın diye mi? Valinin sıçması bu kadar önemli onu anladık. Peki Bodin köyü okulunun çocukları ya da öğretmeni nereye sıçacak? Kaymakam Ö.B. Valisinin sıçma ihtiyacını düşünerek köy okulunun prefabrik WC'sini söküp götürüyor. Ya Bodin okulunun öğrencilerini kim düşünecek? O miniklerin kakası, çişi geldiğinde nereye edecek? ... Valiye gerekli de Bodin öğrencilerinin kıçına WC gerekmez mi? Valinin kıçı sahipli de öğrenci kıçı sahipsiz mi? Kaymakamın Yaptığına hırsızlık mı diyelim Yoksa arsızlık mı? Veya Zorbalık mı? Ya Bu WC ayıbına ne diyelim? Bir kaymakam WC çalıyorsa, onu köyden söküp alıyorsa ve köy çocuklarını WC'siz bırakıyorsa O kaymakama ne demeli? Yuh be, Yazıklar olsun mu? Yoksa daha ağırını mı söyleyelim. Bunu okurlar takdir etsin. 2013 yılının sonunda Gerger ilçesinde halk kaymakamın WC hırsızlığını konuşuyor bu da insanı utandırıyor Bir ilçede Hak hukuk bir kaymakamın insafıysa O kaymakam İlçede hukuk benim kanun benim kral benim diyorsa O kaymakam WC'de çalar, fakirin hakkını da çalar... Karışmak kimin haddine Yeter ki valinin WC'si olsun Çocuklar kimin umrunda" Söz konusu yazıya karşı dönemin Adıyaman valisi tarafından 27/11/2013 tarihinde, anılan haberde kendisine yönelik küfür ve hakaret içeren ifadelerin yer aldığı, ayrıca kendisinin açılışına katıldığı parkta bulunan prefabrik tuvalet kabinlerinin köy okulundan sökülerek getirildiği konusunda bir bilgiye sahip olmadığı ve bu durumun kendisinin görev ve sorumluluk alanına da girmediği gerekçesiyle şikâyette bulunulmuştur. Başvurucu hakkında anılan şikâyet üzerine Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 13/1/2014 tarihli iddianamenin ilgili bölümü şu şekildedir: "Yukarıda açık kimliği ve suçu belirtilen, şüpheli Haci Boğatekin, 2013 tarihinde http://gergerfirat.com adlı internet sitesinde yayınladığı "Kaymakam Ne Çaldı" başlıklı yazının bazı bölümlerinde "... Bodin Köy okulunun WC'sini alelacele niye almış? Nırandaki gezi parkının açılışına gelen Vali WC'yi görsün ihtiyacı halinde sıçsın diye mi?...Valinin sıçması bu kadar önemli onu anladık...Kaymakam Ö.B. Valinin sıçma ihtiyacını düşünerek köy okulunun prefabrik WC'sini söküp götürüyor....Valiye WC gerekli de Bodin öğrencilerinin kıçına WC gerekmez mi? Valinin kıçı sahipli de öğrencinin kıçı sahipsiz mi?..." şeklinde ifadeler kullandığı, Müşteki vekilinin olay nedeniyle şikayetçi olduğu, şüpheli ifadesinde suçlamayı kabul etmediği, ancak şüphelinin yayınladığı yazı içeriğindeki özellikle "kıç" ifadesi geçen kısımlar incelediğinde, müşteki hakkındaki ifadelerin küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğu, şüphelinin Adıyaman Valisi olarak görev ifa etmekte olan müşteki 'ye alenen sövmek suretiyle müştekinin onur, şeref ve saygınlığına saldırdığı, böylelikle şüphelinin kamu görevlisine görevi nedeniyle alenen hakaret suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, (...)" Başvurucu hakkında Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 18/9/2014 tarihli kararıyla hakaret suçundan 740 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Anılan kararda, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, ayrıca kişiliği, duruşmadaki tutum ve davranışları ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkemece olumlu kanaate varılamadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, yine daha önce başka bir yargılama sonucu hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilen başvurucunun üç yıllık denetim süresi içerisinde yeni suç işlediği anlaşıldığından karar kesinleştiğinde Mahkemesine bildirilmesine de hükmedilmiştir. Söz konusu kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:"Sanığın 2013 tarihinde http://gergerfirat.com adlı internet sitesinde yayınladığı yazısında " Bodin Köy okulunun WC'sini alelacele niye almış? Nırandaki gezi parkının açılışına gelen Vali WC'yi görsün ihtiyacı halinde sıçsın diye mi?...Valinin sıçması bu kadar önemli onu anladık... Peki. Bodin Köyü okulunun çocukları yada öğretmeni nereye sıçacak ? Kaymakam Ö.B. Valinin sıçma ihtiyacını düşünerek köy okulunun prefabrik WC'sini söküp götürüyor....Valiye WC gerekli de Bodin öğrencilerinin kıçına WC gerekmez mi? Valinin kıçı sahipli de öğrencinin kıçı sahipsiz mi?..." şeklinde ifadeler kullandığı, söz konusu yazı bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve okunduğunda Adıyaman Valisi olan katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte bulunduğu, bu cümleler vali değil her kim hakkında yazılsa onur ve saygınlığının zarar göreceği, zaten yazı bütünlüğünde katılanı küçük düşürücü ve eyleme değil şahsına yönelik saygınlığı zedeleyici mahiyette bulunduğu, bu eylemi aleni sayılan internet ortamında köşe yazısı formatında herkesin ulaşabileceği ve görebileceği bir şekilde alenen işlediği, işlediği fiili kamu görevlisine karşı ancak görevinden dolayı işlemediği, bu haliyle 5237 sayılı TCK 125/3a maddesinde belirtilen arttırım maddesinin uygulanmadığı, bu şekilde sanığın, alenen hakaret suçunu işlediği, sanık savunması, mezkur yazıya ilişkin internet çıktısı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından; sanık Haci Boğatekin'in üzerine atılı katılana karşı hakaret suçu sabit görülerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nun 125/ maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ve fiilin diğer özellikleri dikkate alınarak takdiren ve tercihen TCK'nun 125/ maddesi uyarınca 3 ay karşılığı 90 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın üzerine atılı hakaret eylemini aleni sayılan internet ortamında işlemiş olması nedeniyle sanığın 5237 sayılı TCK'nun 125/ maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılarak 105 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak cezasının TCK'nun maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 87 tamgün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa hükmolunan gün para cezasının TCK'nun 52/ maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri de göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı TL'den hesap edilmek suretiyle NETİCETEN TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,(...)" Anılan karar, hükmolunan sonuç adli para cezasının miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle karar tarihinde kesinleşmiş ve başvurucuya 20/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 18/11/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dinî, siyasî, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./mad) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./mad) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin Madde hükümleri uygulanır."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“ Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar... Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, (...) için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardandır. AİHM ifade özgürlüğüne ilişkin kararlarında, ifade özgürlüğünün toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini teşkil ettiğini yinelemektedir. AİHM'e göre maddenin paragrafı saklı tutulmak üzere ifade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen "bilgi" ve "fikirler" için değil incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. Bu, yokluğu hâlinde "demokratik bir toplum"dan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir. AİHM, maddede güvence altına alınan bu hakkın bazı istisnalara tabi olduğunu ancak bu istisnaların dar yorumlanması ve bu hakkın sınırlandırılmasının ikna edici olması gerektiğini vurgulamıştır (Handyside/Birleşik Krallık, B. No: 5493/72, 7/12/1976, § 49; Von Hannover/Almanya (No. 2), B. No: 40660/08 ve 60641/08, 7/2/2012, § 101). AİHM, demokratik bir toplumda basının oynadığı temel rolün altını birçok kez çizmiştir. AİHM'e göre -her ne kadar başkalarının şöhret ve haklarının korunmasıyla ilgili olarak bazı sınırları aşmaması gerekse de- basının görev ve sorumluluklarının bilincinde olarak kamu yararını ilgilendiren her konuyu iletme görevi vardır. AİHM, basının böyle konularda bilgi ve fikir yaymadan ibaret olan görevine kamunun bu fikir ve bilgileri alma hakkı eklendiğini hatırlatmıştır. AİHM’e göre bu görevi olmasa basın, vazgeçilmez kamusal “gözetleyici” (watchdog) rolünü oynayamaz (Bladet Tromsø ve Stensaas/Norveç [BD], B. No: 21980/93, 20/5/1999, §§ 59, 62;Pedersen ve Baadsgaard/Danimarka [BD], B. No: 49017/99, 17/12/2004, § 71; Von Hannover/Almanya (No. 2), § 102). AİHM, Radio France/Fransa (B. No: 53984/00, 30/3/2004, § 37) kararında basın özgürlüğünün kapsamının demokrasi ile yakın ilişkisinin doğal sonucu olarak bir dereceye kadar abartıya ve hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini belirtmiştir:"Mahkeme "görev ve sorumluluklar"ın, ifade özgürlüğünün doğasından kaynaklandığını yineler. madde tarafından kamusal yararlara ilişkin meselelerin aktarılması için gazetecilere sağlanan güvencenin şartı, gazetecilik etiğine uygun olarakonların kesin ve güvenilir bilgi sağlamak konusunda iyi niyet sahibi olmalarıdır (örneğin bkz.Bladet Tromsø and Stensaas/Norveç, § 65;Colombani ve diğerleri/FransaB. No: 51279/99,25/06/2002, §65). Ne var ki basın özgürlüğü belli dereceye kadar abartmaya hatta kışkırtmaya (provocation) izin verir (bkz. özellikle, Bladet Tromsø and Stensaas/Norveç, § 59)..." AİHM, bir gazete makalesinde hakaret içerdiği iddia edilen beyanlara karşı bir kimsenin itibarının korunması hakkını özel yaşam kapsamında görmektedir (White/İsveç, B. No: 42435/02, 19/12/2006, §§ 19, 30). AİHM'e göre kamusal bir tartışma bağlamında ve yayımlanan yazılar nedeniyle eleştirilmiş olsa bile bir kişinin itibarı, kişisel kimliğinin ve manevi bütünlüğünün bir parçasını oluşturur (Pfeifer/Avusturya, B. No: 12556/03, 15/11/2007, § 35; Axel Springer AG/Almanya, B. No: 39954/08, 7/2/2012, § 83).