T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/245 - 2026/18 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/245 KARAR NO : 2026/18 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : 2024/219 Esas 2024/810 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen karar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/245 - 2026/18 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/245 KARAR NO : 2026/18 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : 2024/219 Esas 2024/810 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 15/12/2023 tarihinde müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araca davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı, ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının aracında maddi hasar meydana geldiğini ve değer kaybına uğradığını, davalının sigortacı sıfatıyla zarardan sorumlu olduğunu, dava öncesi sigorta şirketine başvurduklarını ancak zararın karşılamadığını, ara buluculuk görüşmelerinden netice alınmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta oluşan şimdilik 1.000.00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; dava değerini toplamda 35.629,68-TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisine yönelik itirazda bulunmuş, davanın usulden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde olduğunu belirterek, konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle kusur tespiti yaptırılmasını ve tazminat tutarının hesaplanmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kusur bilirkişisinin ... plakalı araç sürücüsünün tam kusuruyla kazanın meydana geldiği, bu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının kazanın meydana gelmesinde kural ihlali ve ihmalinin bulunmadığı yönünde görüş ve tespit bildirildiği, Makine Mühendisi tarafından yapılan incelemede, bilirkişi araçtaki hasarın ve değişen parçaların kazanın meydana gelişiyle uyumlu olduğu, aracın başka kazasının bulunmadığı, araçta oluşan hasarın büyüklüğüne göre 35.629,68-TL objektif değer kaybı oluşacağı yönünde görüş bildirildiği, davacı vekilinin temerrüt faizine yönelik talebi değerlendirildiğinde, dosyaya sunulan belgelere göre, davacı taraf davalı taraf sigorta şirketine dava açılmadan evvel yazılı olarak başvuru yapmış ise de, bu dilekçe kargo ile gönderilmiş olup, tebliğ tarihi dosya kapsamıyla tespit edilemediğinden davalının dava ile beraber temerrüte düştüğünün kabulü gerektiği, faiz türü olarak kazaya sebebiyet veren araç ticari taksi olup, poliçe ticari mahiyette olup davacının avans faizine yönelik talebinin haklı görüldüğü gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile; 35.629,68-TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiçbir somut veriye dayanmadan varsayımsal şekilde değer kaybı bedelinin hesaplandığını, raporun bu yönüyle denetime elverişsiz olduğunu, ilgili hesaplamada aracın kaza tarihindeki değeri değil günümüz piyasa rayicine göre hesaplama yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar aracın geçmiş hasarları olduğuna değinilmişse de değer kaybı hesaplaması yapılırken sanki araç daha önce hasara uğramamış gibi hesaplama yapıldığını, somut olayda, kaza tarihi göz önüne alındığında, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe girmiş olan yeni Genel Şartların değer kaybı hesaplamasına esas alınması gerektiğini, Genel Şartlar ekinde, “Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında, hak sahibinin talebi olması halinde, değer kaybı aşağıda belirtilen şartlar çerçevesinde eksper tarafından ayrıca düzenlenecek bir değer kaybı raporu ile değerlendirilir.” şeklindeki düzenleme dairesinde aynı Genel Şartların ekinde yer alan Ek: 1’in “1.Formül” başlıklı maddesi ile değer kaybı hesaplama formülünün belirlendiğini, bu durumda değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’de düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre, tespit edilmesi gerekmekteyken aksi yönde karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve Genel Şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme, Anayasa Mahkemesi 17.7.2020 tarihli, 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile, Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan; “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve Genel Şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Danıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamada; “Uygulanması gereken bir Kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Anayasa Mahkemesi 17.7.2020 tarihli, 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan; “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve Genel Şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. Kazaya bağlı araçta oluşan değer kaybı da, kaza tarihi itibariyle aracın, serbest piyasadaki hasarsız halindeki ikinci el değeri ile kaza sonrasında onarılmış halindeki serbest piyasadaki 2. el değeri arasındaki farka göre tespit edileceğinden rapor denetime elverişli bulunmuştur. Belirtilen nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı Sigorta Şirketi'nden alınması gereken 2.433,86 TL istinaf karar harcından peşin alınan 865,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.568,46 TL harcın davalı Sigorta Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.