8. Hukuk Dairesi 2012/3830 E. , 2012/5344 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.06.2011 gün ve 667/342 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 105 parsel sayılı taşınma…
**8. Hukuk Dairesi 2012/3830 E. , 2012/5344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.06.2011 gün ve 667/342 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 105 parsel sayılı taşınmazın bilirkişilerce mahallinde yapılacak ölçüm sonucunda çıkacak kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanuna göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğundan tapu kaydının kısmen iptaline ve tescil dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar Musa ve ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.06.2010 tarih, 2010/5479-7144 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, Hazinenin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddine, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu ve dava tarihi itibarı ile davacı Hazinenin davasında haklı olup, olmadığının saptanması, buna bağlı olarak yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulup tutulmamasının araştırılıp, değerlendirilmesi...” gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, taraf vekillerinin karar düzeltme isteği de Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07.10.2010 tarih 2010/9878-10071 Esas ve Karar sayılı kararıyla reddedilmiş ve mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle, 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.