5. Hukuk Dairesi 2024/3448 E. , 2024/7222 K. MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/554 Esas, 2024/186 Karar DAVA TARİHİ: 29.05.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1356 Esas, 2022/1747 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi, eski hale getirme ve hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vek…
**5. Hukuk Dairesi 2024/3448 E. , 2024/7222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/554 Esas, 2024/186 Karar DAVA TARİHİ: 29.05.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/1356 Esas, 2022/1747 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi, eski hale getirme ve hakimin müdahalesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının ortak alan niteliğindeki teras kata oda, banyo mutfak gibi bölümler yaparak kapalı alan oluşturduğunu, projeye ve imara aykırı bu imalatın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yapı kayıt belgesi aldığını, tüm maliklerin birlikte dava açabileceğini ve bugüne kadar herhangi bir itirazın olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin delillerin takdirinde, tanık, mahalli bilirkişi ve teknik bilirkişilerin beyan ve raporlarının değerlendirilmesinde, dayanak gösterdiği kanun maddesinin yorumlanmasında isabetli davranmadığını ve yanlış karar verdiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, alınan ek raporların karara esas teşkil edecek şekilde hazırlanmadığını, bu raporlarda kesinlikle ortak kullanım ve projeye aykırılıkların tespit edilemediğini, davaya konu taşınmazın dava tarihinden önce başkasına satıldığını, müvekkilinin iş bu davada taraf sıfatı dahi olmadığını, buna rağmen taraf sıfatı olmadığı hâlde yargılamanın müvekkili üzerinden yürütülmesi vekâlet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasının yanlış olduğunu, taraf sıfatı olmayıp davanın reddi gerektiğini, müvekkili lehine de vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini, işbu davada tüm kat maliklerinin birlikte hareket etmesi gerekirken davacının tek başına dava açmasının yanlış olduğunu, bu davaya ilişkin alınmış bir yönetim kurulu kararının da bulunmadığını, bu yönü ile de usul ve esasa aykırı olduğunu, tüm kat maliklerinin davaya dahillerinin sağlanması gerektiğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğünden yapı kayıt belgesi alınan yere dava açılmasının yanlış olduğunu, kanunda belirtilen süreler içerisinde kuruma başvurulduğu ve gerekli işlemler tamamlanarak yapı kayıt belgesi alındığı takdirde yapının yasal hale geldiği gerek mevzuatta gerekse yargı kararlarında belirtildiğini, varsa dahi projeye aykırılık yapı kayıt belgesi ile giderildiğini, şimdiye kadar bu yapı kayıt belgesine süresi içerisinde bir itiraz olmadığını, iptali için de herhangi bir dava açılmadığını, İlk Derece Mahkemesinin bu durumu gözden kaçırdığını, bu davada ne davacının ne de diğer kat maliklerinin hukuksal menfaatinin olmadığını, hukuksal menfaat yokluğunun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, davaya konu yer hakkında düzenlenen tüm raporların birbirleri ile çelişkili olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, 26.05.2021 tarihli celsede davacı tanığı olarak dinlenen ..., ... ve ... isimli tanıkların dava konusu binada kat maliki oldukları ve bir şekilde davanın tarafı oldukları halde bu kişilerin yine de tanık sıfatı ile ifadelerinin alındığını ve verilen ifadelerinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara dayanak teşkil ettiğini, itirazlarına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu durumunda dikkate alınmadığını, tanıklarının isim ve adreslerinin bildirildiği hâlde tanıklarının hiç birisinin dinlenmediğini ve buna da hiçbir gerekçe gösterilmediğini, bu eksikliğin giderilerek ondan sonra karar verilmesi gerektiğini, hüküm kısmında belirtilen alanlarda projeye aykırılık olmadığını, kesinlikle ortak alandaki çatının projeye uygun olduğunu, dokusunun bozulmadığını, müdahaleli olduğu belirtilen kısımların bir çoğunun bilirkişi raporuna itirazlarında da belirttikleri gibi dava konusu daireye ait olduğunu, ortak kullanım alanı olmadığını, bu durumların raporda tam olarak açıklanamamış ve davaya konu alanla alakalı olmayan raporlar verildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu daireyi yükleniciden satın aldığını, projeye aykırılıkların müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkilinin eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davaya konu aykırılıkların müvekkili tarafından yapılmadığını, müvekkilinin tüm iyiniyeti ile dairesine, apartmana ait ortak alanın katıldığını öğrendiğinde komşuları ile kötü olmamak adına katılan alanı kapattığını, müvekkili tarafından kullanılan alanın kendi dairesine ait olduğunu, yalnızca 26,35 m² alan olduğunu, müvekkilinin haksız olarak hiçbir kimsenin alanını kullanmadığını, müvekkilinin eldeki davanın açılmasına sebebiyette vermediğini, zira müvekkilinin taşınmazı aldığında zaten huzurdaki davanın açıldığını, davaya konu taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh olmadığı için müvekkilinin bu durumu biliyor olmasının beklenemeyeceğini, projeye aykırılıkların mal sahibi tarafından giderildiğini, ancak her nasılsa gerek kök raporda gerekse ek raporda bu hususun göz ardı edildiğini, bilirkişilerin söz konusu tutumları nedeniyle tarafsızlıklarından şüphe duyduklarını, dava konusu taşınmaz için imar barışından yararlanıldığını, yapı kayıt belgesi alındığını, müvekkilinin iyi niyetli malik olduğunu, eldeki davayı öğrendiklerinde elinden geleni yaparak müdahaleye son verdiğini, işbu dava nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, yani zarar veren olaydan sonra malikin değişmesi halinde yeni malikin bundan sorumlu olmayacağını, projeye aykırılıkların müvekkili tarafından yapıldığı anlamına gelmemekle birlikte hükmün hatalı bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurulduğunu, eski hale getirme bedeli için yüklü bir miktar ve 60 gün gibi uzun bir tamirat süresinde ısrarcı miktarlar belirlenmesinin de taraflarınca anlaşılmadığını, tüm ısrar ve itirazlarına rağmen bilirkişinin ikinci ek raporunda ek ve kök raporu aynen tekrar ettiğini, itirazlarından hiçbirini incelemeye ve araştırmaya almadığını, bu sebeplerle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un (634 sayılı Kanun) 19 uncu ve 33 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalıların mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.