2. Hukuk Dairesi 2022/10437 E. , 2023/909 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki velâyetin değiştirilmesi, boşanma protokolünün uyarlanması ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince velâyetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarının reddine ve boşanma protokolünün uyarlanması davasının kabulüne karar verilmiştir. Karar…
**2. Hukuk Dairesi 2022/10437 E. , 2023/909 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki velâyetin değiştirilmesi, boşanma protokolünün uyarlanması ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince velâyetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarının reddine ve boşanma protokolünün uyarlanması davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-davalı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; tarafların 2014 yılında anlaşmalı olarak boşandıklarını, o dönemde erkeğin sahibi olduğu şirketlerin mali durumunun bozuk olması nedeniyle, aile ekonomisinin tehlikeye girmemesi için boşanma kararı alındığını, erkeğin anlaşmalı boşanma protokolü ile sahibi olduğu tüm taşınmazları kadına devrettiğini, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karşın evliymiş gibi birlikte yaşamaya devam ettiklerini, çocukların nafakalarının ödenmemesi nedeniyle karşı tarafça 6 yıldır icra takibi yapılmamış olmasının da tarafların fiilen birlikte olduklarının kanıtı olduğunu ancak taraflar fiilen birlikte yaşarken kadının 2017 yılında başkası ile evlendiğini, erkeğin bu durumu 2020 yılında öğrendiğini, üç yıl boyunca kadının diğer kişi ile evli olmasına rağmen erkek ile birlikte yaşamayı sürdürdüğünü, kadın ve eşinin davacı-davalıyı dolandırarak bankalara ve piyasaya borçlandırdıklarını, başkasıyla evlenmiş olduğu halde anlaşmalı olarak boşandığı eski eşiyle yaşamaya devam eden kadının ahlâki yönden ortak çocukların velâyet sorumluluğunu taşıyamayacağını, anlaşmalı boşanma protokolünde kadının oturacağı evin kira ve aidatının erkek tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak kadının evlenmesi nedeniyle erkeğin artık oturmayacağı evin kirasını ödemesinin beklenemeyeceğini iddia ederek; ortak çocukların velâyetinin anneden alınarak babaya verilmesini ve boşanma protokolündeki kadının oturacağı evin kira ve aidatının davacı-davalı tarafından ödeneceğine dair hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP