10. Hukuk Dairesi 2025/9753 E. , 2026/1234 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/227 E., 2025/935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/631 E., 2024/642 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırl…
10. Hukuk Dairesi 2025/9753 E. , 2026/1234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/227 E., 2025/935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/631 E., 2024/642 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in müvekkiline ait şirkette 14.01.2011-01.05.2015 tarihleri arasında çalışmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere çalıştığı gösterilen süre içerisinde ödenen sigorta primlerinin şimdilik 1.500,00 TL'sinin ödeme tarihleri itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinden talep edilen bedel yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, iddia konusunun belirlenebilir nitelikte olduğunu, tespit davası ile eda davasının ayrılması gerektiğini, davacının tespit talebi yönünden korunması gereken hukuki bir hakkının bulunmadığını, davacının iddialarının kabulü halinde dahi hakları korunması gereken kişinin davacının değil, Sosyal Güvenlik Kurumu olduğunu, davacının davayı açmakta hiçbir hukuki yararının bulunmadığını, bu davadan hukuki yarar sağlayacak olan kişinin davalı SGK ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, husumet itirazlarının da bulunduğunu, müvekkili Kurum kendisine işverence yapılan bildirim sonucu işlem yaptığını, Kurumun davada taraf sıfatının olamayacağını, işveren - sigortalı ilişkisinden kaynaklanan bir durumun söz konusu olmadığını, Kuruma yapılan sigortalı bildiriminin, davacı işverenin kendisi tarafından yapıldığını, dava konusu taleplerin tefrikine karar verilmesi gerektiğini, talep sonucundaki talep ile konu kısmındaki "tarih aralığının"da birbiri ile çeliştiğini, Kurum işleminde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 1...8 T.C.kimlik ve 3...6 sigorta sicil numaralı davalı ...’in davacı işveren ...Şti.'ye ait 1082220 035 sicil sayılı işyerinden diğer davalı Kuruma bildirilen 14.01.2015-20.05.2015 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki toplam 128 günlük hizmetinin iptaline, Davacı şirketçe, davalı ... adına 14.01.2015-20.05.2015 tarihler arasında Kuruma ödenen sigorta primlerinin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 81... sayılı Kanun'un 89/3. maddeleri uyarınca davalı ...’ten ve diğer davalı Kurumdan müştereken ve müteselsilen istirdadı yönündeki talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 14. İş Mahkemesinin 04.10.2024 tarih, 2023/631 Esas ve 2024/642 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca açılan aynı nitelikte olan emsal davada Yargıtay tarafından "ödenen primlerin iadesi gerektiğine" karar verildiğini, sigortalı gösterilen ...'ın sigortalılığının iptali ve ödenen primlerin istirdadı talepli açılan davada Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2019/20 82... /233 Karar sayılı ilamında bozma kararı verildiğini, "davacı şirketin talimatı ve bilgisi olmadan muhasebecisi tarafından yanıltılarak prim ödemesinde bulunduğunun" Yargıtay kararıyla da hüküm altına alındığını, ödenen primlerin hesaplanarak müvekkili şirkete iadesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını, salt denetim raporuna istinaden düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden hüküm verildiğini, şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki taleplerinin değerlendirilmediğini, müfettişin kendi görüşünü yansıtan raporun mahkemeyi ve bilirkişiyi bağlayıcı niteliğinin bulunmadığını, bu raporun dikkate alınamayacağını beyan etmektedir. 3- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, Kurum Denetmeni tarafından düzenlenen 12.08.20 16... /ELA-078 sayılı raporda davacı işyerinden Kuruma yapılan ..., ...,..., ..., ... ile ...’a ait sigortalı bildirimlerinin hizmet akdine istinaden fiili bir çalışmayı ihtiva etmediği tespit edildiğinden bu bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğini, işyerinden sigortalı bildirilen bu kişilerin kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası kapsamında Kurumdan menfaat sağladığının tespit edildiğini, davalı sigortalının hizmet dökümünden yapılan kayıtlarda görüleceği üzere bu sigortalının hizmetleri söz konusu rapor kapsamında resen iptal edildiğini, işveren tarafından Kurum işlemleri beklenilmeden dava açıldığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...'in davacı şirket nezdinde çalışmadığının tespiti ile haksız olarak ödenen primin isridatı istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki davada davacı tarafça davalı adına yapılan bildirimlerin gerçek olmadığının tespiti ile davacı işyerinden yapılan 14.01.2015-20.05.2015 tarihleri arası döneme ilişkin sigortalılık süresinin iptali isteminde bulunduğu, toplanan deliller kapsamında iptal edilen bildirimlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığının tespiti ile ödenen primlerin iadesine ilişkin davacı şirket talebinin reddi yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. 3. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçek ve fiili çalışmaya dayanmayan sigortalık süresinin iptaline yönelik verilen karar doğru olmakla birlikte primlerin iadesi talebi yönünden dosya kapsamında toplanan delillere göre; dava dışı muhasebeci ...'in, davacı şirketi yanıltmak suretiyle davacı şirket bünyesinde çalışmayan kişilerin sigortalı olarak gösterilmesi nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak fazladan prim ödenmesine sebep olduğu, davacı şirketin çalışanlarına ödediği ücretlere ilişkin hesaba yatırılan paraların tek kalem halinde hesaba geçtiği, hangi aya ait ücret ödemelerinin karşılığı olduğunun yazılmış olup çalışan kişilerin isimlerinin yazılı olmadığının anlaşıldığı, davacı şirketin muhtasar beyannamelerin incelenmesinde, işçilerin ücretlerinden kesilen vergilerin tek kalem halinde muhtasar beyannameye yazılmak suretiyle vergi dairesine beyanda bulunulduğu, işçilerin isimlerinin bulunduğu bir listenin olmadığı, muhasebecinin davacı şirkette çalışmayan kişileri kasten çalışıyormuş gibi beyan ederek davacı şirkete zarara uğrattığı bu haksız eylemi nedeniyle davacı şirket tarafından Savcılığa şikayet dilekçesi verildiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin talimatı ve bilgisi olmadan muhasebecisi tarafından yanıltılarak prim ödemesinde bulunduğu, buna göre 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere yersiz ödenen primlerin davacı şirkete iadesine karar verilmesi gerekirken reddedilmesi hatalı olup, Mahkemece davalı ... adına 14.01.2015-20.05.2015 tarihleri arasındaki iptal edilen dönemde davacı tarafından yersiz ödenen sigorta primlerinin hesaplanıp sonucuna göre bir karar verilmeden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.