11. Ceza Dairesi 2011/9284 E. , 2011/20541 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi evrakta sahteciliği -Kamu kurumunun zararına olarak dolandırıcılığa teşebbüs HÜKÜM : Memurun resmi evrakta sahteciliği suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK'nun 339/1 80, 59/2 maddeleri gereğince sanığın 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına yer olmadığına. Kamu kurumunun zararına olarak dolandırıcılığa teşebb…
**11. Ceza Dairesi 2011/9284 E. , 2011/20541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi evrakta sahteciliği -Kamu kurumunun zararına olarak dolandırıcılığa teşebbüs HÜKÜM : Memurun resmi evrakta sahteciliği suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK'nun 339/1 80, 59/2 maddeleri gereğince sanığın 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. Hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına yer olmadığına. Kamu kurumunun zararına olarak dolandırıcılığa teşebbüs suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK'nun 504/7, 62, 522 59/2 maddeleri gereğince sanığın 6 ay 20 gün hapis cezası ve 252 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına. CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına I-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelen temyizinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanığın vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nun 264/2. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinin, itiraz dilekçesi olarak kabulü ile gereğinin mahallinde takdir ve ifası için dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık müdafiinin “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelen temyizinde; 1-Suç tarihinde İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığında Eczacı Asteğmen olarak görev yapan sanığın, aşamalarda sahte reçete olayından Jan. Tbp. Tğm Polat Nerkiz’in bildirmesi üzerine haberdar olunca hemen durumu jandarma ikmal merkez komutanlığına bildirerek reçetelerin ödenmemesi için ilgili personeli uyardığını, reçetelerdeki kendi imzasının taklit edildiğini, bu reçetelerin kim tarafından ne maksatla yazıldığı hususunda her hangi bir bilgiye sahip olmadığını, dispanserde görevli her hangi bir personelin doktorların ve baştabibin kaşe ve mührünü kullanarak reçete yazma imkânına sahip olduğunu beyan ettiği, dispanserde görevli hekim Polat Nergiz’in günlük vizite işlerini bitirdikten sonra poliklinik defterini kontrol ettiği sırada 05 Şubat 2002 tarihinde kendisine ait olmayan 13 adet reçetenin yazılmış olduğunu tespit ettiğini, Jandarma İkmal Merkez Komutanlığı emrinde reçete kontrol memuru olarak görev yapmakta olan Osman Şahin Jandarma dispanserinde görevli tabipler tarafından yazılıp ... Eczanesinden alınan ilaçlara ait 2002 Şubat ayının reçetelerini ödemeye esas olmak üzere incelediği sırada, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olan Jan. Tbp. Yzb. ... tarafından erler adına daha önce yazılan reçetelerin ön yüzlerinde çift kaşe ve imza olmasına rağmen, erler adına yazılan ve birbirini takip eden (13) adet reçetede tek kaşe ve tek imza olduğunu, imzalarının da gerçek imzasından farklı olduğunu görünce (13) adet reçeteyi ... Eczanesine kontrol edilmesi maksadıyla iade ettiğini beyan etmesi, 11.09.2006 tarihli bilirkişi raporunda, reçetelerin ön yüzündeki tarih, hasta adı-soyadı, muayeneye gönderen makam, ilaçların ve kullanılış biçimlerinin yazılı olduğu bölüm ile reçetelerin arka yüzündeki “Kalem ilacı teslim aldım” kaşe izleri üzerindeki yazı ve rakamlardan hiçbirinin sanık ...’ın eli ürünü olmadığının, 16.08.2007 tarihli ek bilirkişi raporunda bu yazı ve rakamların tümünün ...'ın eli ürünü olduğunun, 16.08.2007 tarihli ek raporda da 13 adet reçetenin arka yüzlerindeki “Reçete Mevcut... Kalem İlaç Dispanserde Yoktur” başlıklı kaşe izleri üzerine Jan. Ezc. Atğm. ...'a atfen atılmış olan imzaların ve üst kısımdaki “4 Dört” rakam ve yazıların sanık ...'in eli ürünü olduğunun belirtilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından hakkında hükümle birlikte suç duyurusunda bulunulan tanık ... hakkındaki soruşturma evrakı araştırılarak, dava açılmış ise davaların birleştirilmesi, birleştirme olanağının olmaması halinde dava dosyası celp ile incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, suçun ortaya çıkarılmasına ilişkin bilgi ve görgüsü olduğu anlaşılan tanık Polat Nerkiz’in yargılama aşamasında tanık sıfatıyla beyanı tespit edilerek, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin takdir ve tayini hakime ait olduğu cihetle, adli emanette kayıtlı suça konu reçeteler incelenerek özellikleri duruşma tutanağına yazılıp, gerekçeli kararda aldatma niteliğini taşıyıp taşımadıkları tartışılarak, sahteliği ortaya koyan delillerin nelerden ibaret olduğu tespit edilip, denetime olanak verecek şekilde suça konu belgeler dosya içerisine konulduktan sonra toplanan deliller bütün halinde değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Kabule göre; suç tarihinde İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığında Eczacı Asteğmen olarak görev yapan sanığın, reçete düzenleme yetkisi ve görevinin bulunmadığı gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1. (5237 sayılı TCK’nun 204/1.) maddesi yerine yazılı şekilde 339. maddesi ile uygulama yapılması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.