T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1497 - 2025/2585 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1497 KARAR NO : 2025/2585 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2022 NUMARASI : 2021/462 Esas ve 2022/522 Karar DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SEYAHAT TURİZM AKARY…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1497 - 2025/2585 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1497 KARAR NO : 2025/2585 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/05/2022 NUMARASI : 2021/462 Esas ve 2022/522 Karar DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SEYAHAT TURİZM AKARYAKIT İNŞAAT GIDA TEKSTİL VE SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/462 Esas ve 2022/522 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/06/2019 tarihinde müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı şirkete ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile ... otogarı içerisindeki güvenlik kulübesi önünde otobüsün ön kapısı açıkken aniden hareket etmesi sonucu kapı yanında bulunan yolcu ...'in düşerek yaralanması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeni ile ... CBS'nın 2019/3009 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dava dışı ...'in vekili tarafından sürekli iş göremezlik tazminatının ödenmesi hususunda müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, müvekkili şirket tarafından 37.291,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, davalıya ait araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesinden dolayı ödenen tazminat tutarının davalı sigortalıya rücu etme hakkının bulunduğunu, davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2021/3429 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, .... İcra Dairesi'nin 2021/3429 E. sayılı dosyada davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın müvekkili şirkete karşı usulüne uygun şekilde arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, takip dayanağı belgenin müvekkili ile ilgisi olmayan, tarafları ve konusu farklı bir belge olduğunu, davaya konu olayda sigortacının sigortalıdan rücu edebileceği durumlardan hiçbirinin gerçekleşmediğini, davacının rücu etme hakkının bulunmadığını, davacının dava dışı ...'in beyanlarına göre bir ödeme yaptığını bu nedenle davacının yapmış olduğu ödemenin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu iş bu kazanın ...'in bağışlanamaz kusuru sebebiyle meydana geldiğini, zarar gören kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/462 Esas ve 2022/522 Karar sayılı kararında, hak sahibi ...'in ödeme tarihi olan 22/09/2020 tarihinde davacı şirketin medical görüş raporuna göre tespit edilerek ödemeye esas alınan %5 kalıcı maluliyetine isabet eden zararının 72.724,94.TL, %10 maluliyet oranına isabet eden zararının ise 145.449,58.TL olduğunu, ... Sigorta A.Ş.tarafından hak sahibi ...'e 22/09/2020 tarihinde ödenen 37.291,00.TL, hak sahibinin 2020 tarihli ücret verilerine göre hesaplanan gerçek zararını aşmadığından 37.291,00.TL asıl alacak bakımından rücu edilebilirlik şartının gerçekleştiğinin tespit edildiğini, dava dışı şahsın %5 maluliyetine isabet eden zararının 72.724,94.TL olduğunu, hareket halindeki araç içerisinde ayakta ve kapıya yakın yerde hareket ettiği anlaşıldığından zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğu anlaşıldığından tespit edilen zarardan %20 oranında indirim yapıldığını, hatır kapsamında bir menfaat karşılığı taşındığına dair bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından hatır taşıması kapsamında indirim yapılmadığı tüm bu anlatılanlar ile dava dışı şahsın gerçek zararının 58.179,96.TL olduğunu, davacı tarafından 37.291,0.TL ödeme yapıldığı davacı sigorta şirketinin yaptığı ana para tazminat ödemesinin hesaplanan tazminatının gerçek zararı aşmadığının tespit edildiğini, davacının Genel Şartların B.4.ç maddesi ve TTK' nun 1472. maddesi gereğince sigortalıya rücu edilebileceğini, icra takibinde istenilen tutarın gerçek zararın ve yapılan ödemeyi aşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 27.12.2021 günlü Kaza Kusur Bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere, Otogar Giriş Çıkış kapısı önünde 18:19-45 de gerçekleşen kazadan dolayı, kazazede araç altından kurtarılarak güvenli bir sahaya çekildikten sonra, diğer otobüslerin geliş geçişlerinin sağlanabilmesi için, kaza yapan otobüsün 18:23-14 de kaza yerinden alınması, orayı boşaltmasının zorunlu bir hal olduğunu, aksi halde ... ilçesinin otobüs garajından hiçbir otobüsün çıkışının mümkün olamayacağını, kaza yapan otobüs, otogar giriş çıkışından ileriye çekildikten, otogar giriş çıkışı açıldıktan sonra, kaza tutanağının düzenlendiğini, mahkemenin gerekçeli kararında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4/f bendinde örnekleme olarak sayılan halleri tahdidi olarak kabul ederek, karara varmış olmasının hatalı olduğunu, buna göre sigorta ettirene rücu sebepleri belirli olup davacı tarafından diğer rücu sebepleri ileri sürülüp kanıtlanmadığına ve mahkemenin kabul gerekçesi rücu sebeplerinden olmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde kabulüne kararının hatalı olduğunu, dava dosyasında 27.12.2021 günlü trafik bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ... kanımızca hatalı olarak % 100 tam kusurlu kabul edilmişse de, sürücünün kasti ya da ağır kusuru tespit edilmiş olmadığını, gerçekte otobüste hatır taşımacılığı için bulunan sigortalı ... araç kapısı açıkken ayakta gezinerek, kendi karşı kusuruyla kazanın doğuşuna sebebiyet verdiğini, olayda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesi anlamında, rücu koşullarının oluştuğu belirlenmediğinden haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/462 Esas ve 2022/522 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından, davalıya ait ... plaka sayılı otobüsün davacı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, otobüsün kapısı açıkken aniden hareket etmesi sonucu kapı yanında bulunan yolcunun düşerek yaralanması sonucu trafik kazası meydana geldiği, yaralanan üçüncü kişiye sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiği, kaza sonrası olay yerinin terk edilmesi nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı tarafından, dava konusu olayda sigortalıya rücu edilebilecek durumlardan hiçbirinin gerçekleşmediği, araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki raporu kabul etmediklerini, davacı tarafından yapılan ödemenin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali" rücu sebebi olarak düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından dava konu trafik kazası sonucu araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sigortalıya rücu şartlarının oluştuğunun ileri sürüldüğü, ilk derece mahkemesince rücu şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davaya konu CD çözüm tutanağının " ..saat 18.19.45 da beyaz renkli otobüsün ön kapı önünde ayakta giden şahsın birden dengesini kaybederek yere düştüğü ve kısa süre otobüsün sağ alt kısmında sürüklendiği ve otobüsün durduğu şoförün araçtan indiği, şahsın otobüsün altından çıkarak topalladığı, çevreden yardıma gelenlerin olduğu şahsı yere yatırarak beklettikleri otobüsün saat 18.23.14 de olay yerinden ayrıldığı," şeklinde olup davalı tanıklarının da otobüsün belirli bir haraket saati olduğu için şöforünün olay yerinden ayrıldığını beyan ettikleri, somut olayda araç şöforünün kazadan sonra belirli bir süre olay yerinden kaldığı ve otobüsün hareket saati zorunluluğu nedeni ile de olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığı anlaşılmakta olup bu durumda dava konusu kazada olay yeri terk nedeniyle rücu şartlarının oluşmadığı İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuş, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin bu sebeple yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür. HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2022 tarih, 2021/462 Esas ve 2022/522 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4)-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, a)-DAVANIN REDDİNE, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 482,33.TL harçtan mahsubu ile bakiye 133,07.TL'nin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarih ve 2021/462 Esas, 2022/522 Karar, 2022/573 Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise davalıya İADESİNE, ç)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, d)- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 39.935,60. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e)-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, İstinaf Yargılaması Yönünden; 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 682,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE, 2)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan, 220,70.TL başvurma harcı, 55,00.TL dosya masrafı, toplam 275,70.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınıp, davalıya VERİLMESİNE, 3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince Yapılmasına, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/12/2025 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır