4. Hukuk Dairesi 2022/15112 E. , 2023/2003 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/379 E., 2022/81 K. HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığı Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. M…
**4. Hukuk Dairesi 2022/15112 E. , 2023/2003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/379 E., 2022/81 K. HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığı Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Telekom Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 299.055,84 TL, ... Elektronik Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 222.726,00 TL ve ... Elektronik Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin 47.989,31 TL vergi borcu bulunduğunu, bu şirketler hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 62 ve ilgili maddeleri uyarınca yapılan araştırmada vergi borçlarını karşılayacak mal varlığına ulaşılamadığını, adı geçen limited şirketlerinin ortağı ve müdürü, anonim şirketin ise ortağı ve yönetim kurulu üyesi davalı ...'un aynı zamanda Mobiltel İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı ...'un 02.01.2009 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve B Grubu 199.000 hissenin 199.000,00 TL bedel ile davalı ...'na satıldığını, satışın ortaklar arası bir satış olduğunu, bedelin nakten ödendiği ve tüm bunların yapılan yazışmalardan anlaşıldığını, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 30.maddesinde borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği taktirde amme alacağının bir kısmını veya tamamının tahsilini imkansız kılmak amacı ile yapılan satışlarda borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün işlemlerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun düzenlendiğini, davalı ...'un borçlarının büyük bölümünü 2008 ve 2009 yıllarının birinci aylarına ait olması, 2009 yılında yapılan 199.000,00 TL ödemenin banka veya finans kuruluşu aracılığı ile yapılmamış olması nazara alındığında satışın gerçek bir satış olmadığını, amacın vergi borcunun tahsilini imkansız kılmak olduğundan Mobiltel İletişim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketindeki B Grubu 199.000 hissenin davalı ... tarafından davalı ...'na yapılan satışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartlarının gerçekleşmediğini, iptali istenen tasarruf tarihinden önce tasarruf tarihinde ve üç tasarruf tarihinden itibaren üç yıl önce kesinleşmiş bir kamu alacağının mevcut olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.03.2016 tarihli ve 2015/92 Esas, 2016/96 Karar sayılı kararı ile; davacı kurum tarafından iptali istenen tasarruf tarihi olan 02.01.2009 tarihi ve öncesine ait kesinleşmiş vergi borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2019 tarihli ve 2016/12063 Esas, 2019/3126 Karar sayılı ilamı ile; "...6183 sayılı yasaya dayalı tasarrufun iptali davalarında, diğer dava koşullarının yanında iptali istenilen işlemin borcun doğumundan sonra yapılmış olması gerekmektedir. Borcun doğumundan kasıt ise borçlu hakkında başlatılan takibin tarihi değil, takibe esas olan borcun doğduğu tarihtir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı ... adına düzenlenen tüm haciz varakalarının 15.07.2013 tarihinde düzenlendiği, kısım kısım haciz varakalarına ait ödeme emirlerinin 05.03.2012, 11.07.2011 ve 13.05.2010 tarihlerinde tebliğ edildiği, en erken ödeme emri tebliğinin 13.05.2010 tarihinde yapıldığı, davaya konu tasarruf tarihi olan 02.01.2009 tarihinden sonrasını kapsadığını,davalı ... adına haciz varakalarının 13.07.2013 tarihinde yani dava tarihinden 13 gün önce düzenlendiğini, buna göre davacı kuruma davaya konu tasarruf tarihi olan 02.01.2009 tarihi itibariyle kesinleşen vergi borcunun bulunmadığını belirtmişse de; eldeki davada 6183 sayılı Yasa gereğince yapılan takibin dayanağı olan vergi borcu dönemleri 2007-2012 yılları olup, dava konusu tasarruf ise 02/01/2009 tarihli olduğundan vergi borcunun bir kısmı tasarruf tarihinden daha önce doğmuştur. Tasarrufun iptali davasında alacaklının alacağının kesinleşmiş olması dava şartı ise de iptal konusu tasarruf işleminin yapıldığı tarihten önce borcun doğmuş olması yeterli olup, bu tarihten önce takibin de kesinleşmiş olması görülebilme koşulu değildir. O halde mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre dava konusu 02.01.2009 tarihli tasarrufun yapılış tarihine kadar doğmuş vergi alacağının yeniden bilirkişi marifetiyle belirlenerek 6183 Sayılı AATUHK'nun 27, 28, 29,30 ve 31 maddeler gereğince tasarrufun iptale tabi olup olmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilince davacının dava konusu yaptığı vergi borçlarının yapılandırılarak ödendiğinin belirtildiği, alınan 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre davacının talep konusu yaptığı 2009 Ocak ayı ve öncesi dönemlere ait borçlarının 7256 sayılı kanun kapsamında yapılandırılarak ödendiğinin anlaşıldığı, bu durumda davanın konusunun kalmadığı belirtilerek esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 06.01.2022 tarihli yazısında 7020276132 vergi numarasında kayıtlı ... Telekom Elektronik San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 06.01.2022 tarihi itibariyle 75.205,15 vergi aslı ile 97.200,68 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 172.405,83 TL vergi borcu bulunduğunun bilgisayar kayıtlarındaki sorgulamalardan anlaşıldığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalı borçlunun tasarruf tarihi itibariyle doğmuş olan vergi borçlarını yapılandırarak ödediği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.