T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1513 KARAR NO : 2026/326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2023 NUMARASI : 2022/828 Esas - 2023/76 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Manisa Asliye Mahkemesinin 15/02/2023 tarih 2022/828 Esas - 2023/76 Karar Karar sayılı ka…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1513 KARAR NO : 2026/326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/02/2023 NUMARASI : 2022/828 Esas - 2023/76 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Manisa Asliye Mahkemesinin 15/02/2023 tarih 2022/828 Esas - 2023/76 Karar Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekilin, davalı şirkette ait ....plakalı çekici/römork ile 28.10.2019 tarihinde Slovakya'da, .... plakalı araca zarar vermesi şeklinde trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdiği, söz konusu kaza ve ortaya çıkan zarar ve ziyanın, Slovakya Yeşil Kart Bürosu tarafından müvekkili Büro’ya ihbar edildiği ve .... plakalı çekici/römork'un (alkollü olması), ....plaklı araç hasarının ödenmesi için müvekkiline talepte bulunulması üzerine büroca hasar dosyası oluşturulduğu, davalı kurumun hakimiyetinde olan ticari aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu ve aracın sigortasının bulunmadığı, ... plakalı aracın alkol ve yeşil kart sigorta sertifikasının olması sebebiyle, Uniform Anlaşma’nın 5.maddesi gereği müvekkili Büronun, hasar nedeniyle toplam 1.456,74 EURO tutarında zarar ziyan ödemesi yaptığını, yapılan ödemenin tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, "kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesinde, aracın, mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce kullanılması sırasında meydana gelen zararlar için sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu, salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Dosyaya sunulan tercüme Trafik Kazası tespit tutanağında, 28/10/2019 tarihinde, saat 19:40'da, ... Marka çekici ile ....marka yarı römorktan oluşan taşıt katarını kullanan sürücü ....'ün alkol aldıktan sonra ...şehri istikametine düz yoldan seyrederken dikkatini araç kullanmasına vermediğinden dolayı sağ tarafa doğru yol dışına çıkıp yarı römorkun sağ arka tarafıyla....'e ait park edilmiş ...binek arabasına çarparak zarar verdiği, saat 20:03'de yapılan alkol testinde 0,64 mg/l, saat 20:38'de yapılan alkol testinde 0,47 mg/l oranında alkollü olduğu tespit edildiği yazılıdır. Nöroloji Uzmanı ...., Makine Mühendisi .... ve Makine Mühendisi ... tarafından dosyaya sunulan 22/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ile, sonuç olarak kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana gelmediği bildirildiğinden ve kazanın tek başına alkol nedeniyle meydana geldiği ispatlanamadığından, hasarın rücu kapsamında bulunmadığından" davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olması, aracın ticari araç olduğu ve yasal alkol sınırının 0,20 promil olduğu gözetilmeden, kaza saati olan 19:40'da sürücünün ilk ölçüme göre daha yüksek promil seviyesinin olduğu belirlenmeden verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, yeşil kart sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın, davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda davacı vekili, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca alkollü sürücüye ilişkin teminat dışı hal nedeniyle zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları yürürlüğe girmeden önce düzenlenen poliçelerle ilgili olarak Yargıtay 17. H.D. sigortacının rücu hakkının kabulü için kazanın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleşmiş olma koşulunu aramaktadır. Uyuşmazlık, yeni genel şartların yürürlükte olduğu tarihte düzenlenen poliçeler yönünden de yine eski yargısal içtihatlara göre münhasır alkol şartı aranıp aranmayacağı noktasında toplanmaktadır. Sigorta ettirene rücu edilebilecek hallerin düzenlendiği 01.06.2015 tarihinden önceki genel şartların B.4. maddesinde d bendinde "Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa," hükmüne yer verilmiş iken, yeni genel şartlarda c bendi ile "Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere eski genel şartlarda "güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olma" şartı aranırken yeni genel şartlarda "mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki alma" şartı aranmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin alkollü sürücüyle ilgili yeni genel şartlara göre verilmiş kararlarında yine mevzuattaki alkol sınırı değil, alkolün kazanın meydana gelmesinde münhasıran etkili olması koşulu aranması gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 4. H.D. 2021/12971 E. 2022/7645 K.; 2021/10734 E. 2022/7228 K.) O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt(münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü 6102 sayılı TTK'nın 1409/2 maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir. Açıklamalar ışığında eldeki dosya incelendiğinde mahkemece aralarında nörolog bilirkişinin de bulunduğu heyetten alınan raporda, kazanın oluşunda salt alkolün etkili olmadığının belirlendiği, raporun dosya kapsamına ve yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu görülmüştür. Bu sebeple davaya konu kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği, dolayısıyla teminat dışı halin söz konusu olmadığı nazara alındığında somut olayda rücu koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamış, davalı vekilinin istinaf itirazları haklı görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.