8. Hukuk Dairesi 2012/14887 E. , 2013/17200 K. "İçtihat Metni" ...... ...... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ....... verilen 20.09.2012 gün ve 25/354 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili; 422, 423 ve 802 adalar arasında kalan 844,35 m2'lik bölümün kadastro faaliyetleri esnasında boşluk olarak bırakıldığını, söz konusu bölümün 3402 say
**8. Hukuk Dairesi 2012/14887 E. , 2013/17200 K.** **"İçtihat Metni"** ...... ...... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ....... verilen 20.09.2012 gün ve 25/354 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili; 422, 423 ve 802 adalar arasında kalan 844,35 m2'lik bölümün kadastro faaliyetleri esnasında boşluk olarak bırakıldığını, söz konusu bölümün 3402 sayılı ........16/A maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi ve Tapu ve Kadastro Müdürlüğü'nün 14.10.1996 tarih ve 1996/6 sayılı genelgesi uyarınca dava konusu yerin Belediye adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesi uyarınca boşluk olarak bırakılan alanın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanı kabulüne, teknik bilirkişinin 20.6.2011 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 844,35 m2'lik boşluk alanın Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, mülkiyet hakkına dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu yer, 1936 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında boşluk olarak bırakılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesinde; “kamu hizmetinde kullanılan bütçelerinden ayrılan ödenek ve yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler, (hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami, genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler, boşluklar ve benzeri hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye, köy veya mahalli idari birlikleri tüzel kişiliği adlarına tespit olunur”, hükmüne yer verilmiştir. ......... Dava konusu alanın hali hazırda park olarak kullanıldığı, alan üzerinde halkın kullanımına açık havuz, bank ve çiçeklik bölümünün bulunduğu uzman bilirkişi raporları ile sabit olup, söz konusu alan belirlenen nitelikleri itibariyle kamuya ait hizmet mallarından sayılır. Kamunun kullanımına sunulan hizmet malları da orta mallar gibi nitelikleri değiştirilmedikçe özel mülkiyete konu yapılamayacak mallardandır. Dava konusu yerlerin hizmet mallarından sayıldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabittir. Şu halde, boşluk niteliğindeki alanın özel mülkiyete konu olacak biçimde Hazine adına tesciline karar verilmesi durumunda alanın park olarak kullanılması olanağı ortadan kaldırılmış olacaktır. Bu şekildeki görüşün hizmetin engellenmesine yol açacağı açıktır. Saptanan bu somut olgular doğrultusunda, dava konusu 422, 423 ve 802 adalar arasında kalan 844,35 m2'lik boşluk olarak bırakılan alanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/A maddesinde sayılan kamuya ait hizmet mallarından sayılan yerlerden bulunması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Davacı Hazine vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının bozma ilamının niteliği karşısında sonuca etkili görülmediğinden incelenmesine gerek görülmemiştir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın isek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ......