Başvuru, Habertürk gazetesinde ve gazetenin internet sitesinde yer alan bir haberde gerçeğe aykırı bilgilere yer verilmesi nedeniyle şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
Başvuru, Habertürk gazetesinde vegazetenin internet sitesinde yer alan bir haberde gerçeğe aykırı bilgilere yerverilmesi nedeniyle şeref ve itibarının korunması hakkının ihlal edildiğineilişkindir. Başvuru 19/2/2014 tarihinde Antalya Ağır Ceza Mahkemesivasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bireksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/3/2015 tarihinde,başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına kararverilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 10/7/2015 tarihinde, başvurununkabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına kararverilmiştir. Başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 28/8/2015 tarihinde AnayasaMahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş30/9/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığıngörüşüne karşı beyanlarını 7/10/2015 tarihinde sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:Başvurucu, başvuru tarihi itibarıyla tıp profesörü unvanıylabir üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Habertürk gazetesinin20/4/2011 tarihli nüshasında ve gazetenin internet sitesinde başvurucu hakkında“’Hasta kocamı çaldın’ diye Prof’u dövdü” başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Gazetenin birincisayfasında “’Hasta kocamı çaldın’ diye Prof’u dövdü” başlığı kullanılmış ve altında “Antalya’da lösemi hastası kocası Ö.Y.’ı,doktoru olan kadın profesörle aşk yaşamakla suçlayan Y. lokanta bastı.Profesör dövüldü.” şeklinde iddialar yer almıştır. Devamı gazeteninaltıncı sayfasında yer alan haberde, başvurucunun görev yaptığı üniversitedetedavi gören hastası ile yemek yediği bir restoranda hastasının eşi ve diğerbazı yakınlarının saldırısına uğradığı iddia edilmiştir. Bahsi geçen haberşöyledir: “Hastasıyla yemeğe giden Prof’a yasak aşksuçlaması:… Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. A.T.,tedavisini yaptığı lösemi hatası Ö.Y. ile yemeğe gittiği restoranda, Ö.Y.’ın anne babasının ve eşinin saldırısına uğradı. Ö.Y.’ın karısı, profesörün, kocasıyla aşk yaşadığını ilerisürdü.… Üniversitesi Tıp Fakültesi … Bilim DalıÖğretim Üyesi Prof.Dr.A.T., yaklaşık 6 aydırtedavisini sürdürdüğü lösemi hastası Ö.Y.’ın davetiüzerine, kendisiyle buluşup …’deki bir restoranda yemeğe gitti. Ö.Y.’ın eşi Y., kayınpederi Y. ve kayınvalidesi A.Y. daikiliyi takip ederek restorana geldi. İddiaya göre Y., eşiyle aşk yaşadığınıileri sürdüğü kadın profesöre tepki gösterince aralarında tartışma çıktı.Restoran dışında kavgaya dönüşen olaya polis müdahale etti ve taraflarbirbirlerinden şikayetçi oldu. İkiçocuk annesi Y., emniyetteki ifadesinde Prof. Dr. A.T.’nusuçlayarak şunları söyledi: ‘YUVAMI YIKACAK’ ‘6 yıllık eşim, lösemi olduğunu öğrenince tedavi için Prof. Dr. A.T.’na gitti. Bir süre sonra doktorun eşime gösterdiği özelilgiden şüphelendim. Yaklaşık bir ay önce eşim ‘Boşanmamız lazım’ diyerek eviterk etti. Nedenini sorduğumda anlatmak istemedi. Olay günü eşim, bir telefongelince evden ayrıldı. Kayınvalidem ve kayınpederim ile birlikte eşimi takipettik. Amacımız doktordan, eşimin yakasını bırakmasını istemekti. Restorandakonuşurken eşim ve o kadın bize saldırdı. Kayınvalidem, ‘Ne olur oğlumu bize veçocuklarına bağışla, peşini bırak’ diye yalvardı. Fakat o, yaşlı kayınvalidemebile tekme tokat vurdu.’ ‘EŞİM BOŞANMAK İSTEMİYORDU’ Y., eşinin evden ayrıldıktan sonra aracılargöndererek eve dönmek istediğini, boşanmak istemediğini, ama doktorununkendisini ‘Tedavini yarım bırakırım, ölürsün’ diye tehdit ettiğini öne sürdü. ‘YERDESÜRÜKLEDİLER’Suçlamanın asılsız olduğunu ileri süren birçocuk annesi Prof. Dr. A.T. da ifadesinde şunları söyledi: ‘Hastam Ö.Y., olaygünü telefonla arayıp, eşiyle kavga ettiğini ve psikolojisinin bozuk olduğunusöyledi. Bir alışveriş merkezindeydim, Ö.Y.’ü …’nda aracıma aldım. Sakin bir yerde konuşmak amacıylayakında bulunan bir restorana gittik. Yemek söyledik. Bu sırada Ö.Y., ‘Eyvaheşim ve ailem geldi’ dedi. Onları da kısmen tanıyordum. Beni konuşmak içindışarı çağırdılar. Sonra beni hastamla ilişki yaşamakla suçlayıp saldırdılar.Saçlarımdan tutup yerlerde sürüklediler. Ö.Y. beni kurtarmak isterken ona dasaldırdılar. Polisler gelip bizi kurtardı. Hastamla aramda doktor-hastailişkisi dışında bir ilişki yoktur.’ Kadın profesörün ifadelerini doğrulayanÖ.Y. da, ‘Ben istediğim için buluştuk. Eşiminsuçlamaları asılsızdır’ diye ifade verdi." Başvurucu, bahsigeçen haber nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıylagazete, gazete sorumlu müdürü ve haberi yapan muhabir aleyhine 27/4/2011tarihinde Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Antalya AsliyeHukuk Mahkemesi, Habertürk gazetesinde ve internetsitesinde yayımlanan haberin görünür gerçekliğe uygun olduğu gerekçesiyle19/1/2012 tarihli kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararıngerekçesinin ilgili bölümü şöyledir: “…Mahkememizce, tarafların iddialarıdoğrultusunda; tüm deliller ve dokümanlar toparlanmıştır.CumhuriyetBaşsavcılığı’ndan celp edilen ceza dosyalarının tetkikinde; gazetenin veinternet sitesinin bildirdiği olayın esas itibarıyla gerçekleşmiş olduğu, cezasoruşturmasının devam ettiği, 2011/24584 soruşturma noludosyada dava dışı Ö.Y.’ın Cumhuriyet Savcısıhuzurunda verdiği 13/7/2011 tarihli beyanında açıkça ‘… aramızda duygusal biryakınlaşma oldu. Yaklaşık 20-25 gün bu manada bir ilişki yaşadık. En son …balıkçıdaki olaydan sonra ilişkimiz de bitti…’ şeklinde beyanda bulunduğu, yanibasının verdiği haberin yaşanan olaylara ilişkin olduğu, görünür gerçekliğeuygun olduğu görülmüştür. Basının bir mahkeme gibi her zaman maddi anlamdagerçeği bulması beklenemez. Onlar görünür gerçekliği kamuoyu ile paylaşmakgörevi ve hakkını yürütmektedirler. Bu olayda da yapılan haber görülürgerçekliğe uygundur. Bu sebeple ceza dosyasının incelenmesiyle mahkememizcehaberin içeriği ve dosya konusunda yeterli kanaate ulaşıldığından, mahkememizdekison duruşmada dinlenen üçüncü tanıktan sonra tanıkların olaya farklı bir boyutgetiremeyecekleri, davalı basının yaptığı haberin olaya uygun olduğu kanaatiyletanıkların dinlenilmesine son verilmiş, oluşan kanaatle… davanın reddine…” Temyiz üzerineYargıtay Hukuk Dairesinin, 13/5/2013 tarihli ilamıylagazeteninsorumlu müdürü bakımından husumet yönünden davanın reddedilmemiş olmasınedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına, diğer yönlerden iseusul ve yasaya uygun olduğundan bahisle onanmasına karar vermiştir. Karar düzeltme istemiise aynı Dairenin 28/11/2013 tarihli ilamı ile reddedilmiş ve anılan kararbaşvurucu vekiline 29/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 19/2/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararıgidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlakaaykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, buzararı gidermekle yükümlüdür.”