Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Taraflar arasında 26.01.2016 tarihinde "Adres ... Elektrik İşleri Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin "yüklenici" şirket olarak adı geçen sözleşme gereği tüm vecibelerini iş programına uygun ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirketin Taraflar arasında aktedilmiş sözleşme gereği zikredilen tüm aşamaları maddeye uygun olarak tamamladığını ve kesinleşen hakediş alacağı için 01.03.2018 tarihli 462.199,95 TL.lık ve 01.03.2018 tarihli 1.
DAVACI : .... MAKİNE MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ... PLASTİK İTHALAT İHRACAT İNŞAAT TEKSTİL TURİZM MOBİLYA HAYVANCILIK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 28/07/2021KARAR TARİHİ : 30/05/2022KARAR YAZIM TARİHİ : 01/06/2022Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilin robot ve sair makine imalatı işi ile faaliyet gösterdiğini, bununla ilgili olarak geçmişte, farklı tarihlerde davalıya bazı ürünleri satmış, faturalar tanzim etmiş ve bunun karşılığında kısmi ödemeler aldığını, geriye 96,944.67 TL bakiye kaldığını davalı ısrarla bu bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhinde, cari hesap ekstresine istinaden, Bursa 15.İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E.sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulmuş, davacı borçlu bu takibe, yetkiye ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz etmediğini, bu hali ile icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, bunun üzerine, dosya arabuluculuğa götürülmüş, ancak toplantıya katılmadığını, davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olduğunu davalının icra takibine itiraz ederken yetkiye de itiraz ettiğini, ancak davalının bu itirazı geçerli olmadığını, zira yetki itirazında bulunulurken, yetkili icra dairesinin de açıkça belirtilmesi yasal bir zorunluluk olduğunu, ancak borçlu, sadece yetkiye itiraz etmiş ve yetkili icra dairesini göstermediğini, her şeyden öte, icra takibinin konusu fatura ve cari hesap ekstresi olduğunu, takip konusu borç bir para borcu olduğunu, bu hususta BK.m 89/1'de "Para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir" hükmü düzenlendiğini, somut olayda müvekkilin faaliyet adresi Bursa bu madde ışığında da yetkili icra dairesi ve mahkeme de Bursa İcra Dairesi ve mahkemeleri borçlu icra takibine kötü niyetli ve salt zaman kazanmak gayesi ile itiraz ettiğini, bu ürünler borçlu tarafından alındığını, bununla ilgili olarak borçlunun geçmişte yapmış olduğu kısmi ödemeler en önemli karine olduğunu, bu husus her iki firmanın defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucundan açıkça ortaya çıkacağını, faturalar her iki firmanın da BA-BS formlarında gözükmediğini, borçlu itirazında faize oranına ve işlemiş faize de itiraz ettiğini, borçlu bu hali ile talep hakkını kullandığını, borçlunun işlemiş faize yapmış olduğu itirazı yerinde olduğunu, bu nedenle, faizin takip tarihi olan 26.05.2021 tarihinden itibaren işlemesi gerektiğini, ancak faiz oranının doğru olduğunu, zira Merkez Bankası tarafından, 19.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı %16,75 olarak revize edildiğini, tüm bu nedenlerden dolayı borçlunun haksız ve kötü niyetli olan bu itirazının iptali gerektiğini, yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, davamızın kabulü ile borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, takip tarihi olan 26.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek %16,75 oranında avans faizi ile birlikte tahsiline, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.