14. Hukuk Dairesi 2014/14955 E. , 2015/10799 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulü dair verilen 06.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisi…
**14. Hukuk Dairesi 2014/14955 E. , 2015/10799 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının kabulü dair verilen 06.05.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, TMK'nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı 10 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın 660 metrekaresini daha önce paydaş .....'den haricen satın alan ...'den bedeli karşılığında haricen satın aldığını, taşınmazın imar uygulamasıyla 207 ada, 6 parsel olarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapunun iptaliyle adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların bedelini, yine satış bedeli olarak ödenen 50.000,00 TL'nin, denkleştirici adalet kuralına göre güncellenerek, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'den tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ...davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, 267 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 287/752 payının iptali ile 633/3008 payının davacı adına tesciline, kalan 515/3008 payının davalı ... üzerinde bırakılmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. TMK’nın 684 ve 718. maddeleri hükümleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi TMK’nın 722, 723. ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. TMK’nın 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin TMK’nın 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;