(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/4372 E. , 2014/6457 K. MAHKEMESİ : Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesi NUMARASI : 2013/422-2014/36 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı-k.davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak, karşı dava ise, kiracı tarafından …
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2014/4372 E. , 2014/6457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ayvalık Sulh Hukuk Mahkemesi NUMARASI : 2013/422-2014/36 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı-k.davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak, karşı dava ise, kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan faydalı masraf bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulü ile temerrüt nedeniyle tahliyeye ve 9.350 TL tazminatın davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davalı-karşı davacı kiracı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar (hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Somut olayda; Davacı vekili, dava dilekçesinde, 15.04.2011 tarihli kira sözleşmesine dayanmış ancak davalı vekili yargılama sırasında 01.04.2011 tarihli kira sözleşmesi ibraz etmiştir. Bu iki sözleşmedeki kira miktarı vs. gibi hususlar birbirinden farklılık arz etmektedir. Mahkemece, hükmün gerekçe kısmında taraflar arasındaki geçerli sözleşmenin 01.04.2011 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğu açıkça yazılmış, ancak gerekçenin sonraki paragrafında davacı alacağı hesaplanırken 15.04.2011 tarihli kira sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesap yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'nun 388 ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesine aykırı olacak şekilde, hükmün gerekçe kısmında çelişkili ifadelere yer verilerek, üst paragrafta 01.04.2011 tarihli kira sözleşmesinin geçerli sözleşme olarak kabul edildiği yazılıp, devam eden paragrafda ise 15.04.2011 tarihli diğer sözleşme hükümlerine göre alacak hesabı yapılmıştır. Mahkemece, hükmün gerekçe kısmında çelişkili ifadeler ve hesaplamalar yapılarak yargıtay denetimine elverişli olmayan bir şekilde hüküm verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.