10. Hukuk Dairesi 2025/11593 E. , 2025/16711 K. "" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2025/61 E., 2025/167 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .…
10. Hukuk Dairesi 2025/11593 E. , 2025/16711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2025/61 E., 2025/167 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... 'in ... Şirketinde montaj kalfası sıfatı ile aylık net 1000 TL ücretle çalışmakta iken 28.02.2013 tarihinde elektrik çarpması sonucu iş kazası geçirdiğini, müteveffanın ilk önce ayak parmaklarının kesildiğini daha sonra iki ayağının kesildiğini ve en son olarak her iki kolunun kesildiğini ancak murisin bu duruma 1 hafta dayanabildiğini, yoğun bakımda iken 11.03.2013 tarihinde vefat ettiğini, murisin çalışırken emir ve talimatları ... şirketi çalışanı ... ile ekip amiri ...' den aldığını, sigorta primlerinin ise ... Mesleki Eğitim Merkezi Müdürlüğü üzerinden çalıştığı şirketçe ödendiğini, ayrıca söz konusu iş kazasının yaşanmasında ... ve ...'ın da sorumlu olduğunu, Sağlık Bakanlığının olaydaki sorumluluğunun; olay yerine gelen ambülans ve sağlık görevlilerinin murisi yanık ünitesi bulunan bir hastaneye götürmeleri gerekirken ... Devlet Hastanesine götürdüklerini, hem zaman kaybedilmesi hem de yanlış hastaneye sevk etmelerinden dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, murisin vefatından dolayı geride kalan mirasçılarının elem ve ızdırap içerisine düştüklerini, murisin yoğun bakımda kaldığı sürece çok sarsıldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 250.000 TL manevi, müvekkili ... için 250.000 TL manevi tazminat ile müvekkil ... için 1000 TL maddi, müvekkil ... için 1000 TL maddi tazminat, ayrıca müvekkilleri için 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 28.02.2013 tarihi saat 15:34'de 112 Acil Sağlık Hizmetleri Komuta Kontrol Merkezine gelen çağrıda " ... Mahallesinde elektrik çarpması olduğu'mun beyan edilmesi üzerine, vaka adresine en yakın olan ... 3 no.lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunun görevlendirildiğini ve ambulansın saat 15:37'de olay yerine ulaşmış olduğunu; saat 15:38'de olay yerinden acil hastayı alan ve İl Komuta Kontrol Merkezi talimatı ile ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine nakletmek üzere yönlendirilen ambulans ekibinin, hastanın damar yolu açılamadığından, damar yolunun açılıp hastaya müdahale edilmesi için ilkin en yakın sağlık kurumu olan Bakanlığa bağlı ... Devlet Hastanesine saat 15:40'da ulaşmış olduğunu, ... Devlet Hastanesinde görevli hekimce “donanımlı hastaneye yönlendirildiğini, iç organ hasarı düşünüldü" yönünde sevk talimatı düşülerek ve 112 Kontrol Komuta Merkezi ile görüşülerek aynı ambulansla ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine saat 15:42'de sevkinin Sağlandığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde değerlendirilen hastanın “genel durumunun kötü olduğu, ajitasyonunun mevcut olduğu, kooperasyon sağlanamadığı; her iki elden giriş, her iki ayaktan elektrik çıkışı olan yaralanması mevcut olduğu; her iki el bilek bölgesinden kontrakte olduğu; ön kollarının ödemli olduğu; her iki dirsek ve aksiler bölgede sirküler tarzda 3. derece yanık olduğu; toplam yanık alanının 4037 olduğu" belirlenmiş ve derhal yatışı yapılarak müdavi uzman hekimce tıbbi ve cerrahi tedaviye başlanmış; hastaya 10 gün boyunca uygulanan tüm tıbbi ve cerrahi müdahalelere rağmen maalesef 11.03.2013 tarihinde vefat etmiş olduğunu, bu gelişmeler üzerine, davacı tarafından Bakanlık aleyhine tıbbi ameliyatlarda hizmet kusuru işlendiği, diğer davalılara ilişkin olarak ise muhtelif iddialara istinaden, işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olduğunu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde idari dava türleri sayılmış olduğunu, aynı maddenin (b) bendinde de, "b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” idari davalar arasında sayılmıştır. 2576 sayılı Kanun'un 5/1-b, maddesinde, tam yargı davalarının idare mahkemelerinde görüleceği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 13/1, maddesinde ise "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka şuretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içerisinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." kuralı öngörülmüş olduğunu, Bakanlık ile davacıların murisi arasında herhangi bir iş (işçi-işveren) ilişkisi bulunmadığını, davacıların murisinin Bakanlıktan “sağlık hizmeti alan” mevkiindedir. Bakanlığa karşı açılan dava da, sağlık hizmetinin geç işlemesi sebebiyle zarar görüldüğü iddiasıyla açıldığını, Bakanlığa yöneltilen iddia tamamen idari hizmet sunumuna ilişkindir. Yani, Bakanlığa karşı, idari hizmet sunumundan (idarf eylemden) dolayı hizmet kusuru işlendiğinden bahisle tam yargı davası açılmış olup; bu duruma göre, davanın görüm ve çözüm yeri idari yargı olduğundan, yukarıda işaret edilen Kanun hükümleri uyarınca Bakanlık yönünden davanın yargı yolu (görev) yönünden reddinin gerekmekte olduğunu, somut olayda, görevli sağlık personeline dolayısıyla da bakanlığa atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairece özetle “... somut olayda davacılar vekilinin dava dilekçesinde davalı olarak husumet yönelttiği Sağlık Bakanlığına karşı dayandığı hukuki sebebin "hizmet kusuru" olduğu, işbu dava kapsamında ise kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve uyulan (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve 2017/5749 E.-2019/2460 K. sayılı ilamı kapsamında işbu ret kararı her ne kadar sair temyiz itirazlarının reddi içerisinde kalmış ise de; yukarıda açıklandığı üzere görev kamu düzeninden olup, davacının bu karara yönelik daha önceki temyiz itirazlarının sair ret hükmü içerisinde davalı ... lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği açıktır ... Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece; davalı ... hakkında hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davanın ana davadan tefriki ile işbu dava yönünden idari yargı yolunun caiz olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile anılan davalı hakkında ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine” dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.