4. Hukuk Dairesi 2023/1548 E. , 2023/5128 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/489 Değişik İş - 2022/489 Karar ... ... SAYISI : KIT/2022-481 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın kabulü ile ... kararının kaldırılması ve başvurunun kısmen kabulü ... ... SAYISI : K-2020/22682 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem H
**4. Hukuk Dairesi 2023/1548 E. , 2023/5128 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/489 Değişik İş - 2022/489 Karar ... ... SAYISI : KIT/2022-481 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın kabulü ile ... kararının kaldırılması ve başvurunun kısmen kabulü ... ... SAYISI : K-2020/22682 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazların kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın 23.07.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 85.442,67 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından yapılan başvuru üzerine sunulan maluliyet raporunun incelendiğini ve mevcut yönetmeliğe göre sürekli maluliyete uğramadığının tespit edildiğini, davacının sigortalının kusurunu ve kusur ile maluliyet arasında illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılan ödeme mevcut ise bu ödemenin tenzil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 13.03.2020 tarihli ve 2019.E.116385 Başvuru, K-2020/22682 Karar sayılı kararıyla; "...meydana gelen kazada sigortalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının %11 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak belirlendiği" gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 85.442,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 01.06.2020 tarihli ve 2020/İHK-11101 Karar sayılı kararıyla; "...davacı tarafından zararın belirlenebilmesi için yeterli olan evrak ile davalıya başvurulduğu, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunun olayın oluşu ile uyumlu, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu, davalının bu yönlere ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği, ancak illiyet bağı yönünden davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda işitme kaybı nedeniyle %6 maluliyet tayin edildiği, ancak bu maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının kurulmadığı, bu nedenle davacının kaza ile illiyetli maluliyet oranının %5 olduğu, bilirkişi raporunda %11 maluliyete göre hesaplanan miktarın %5 maluliyete göre Heyetçe yeniden hesaplandığı ve bu miktara hükmedilmesi gerektiği, davalının bu hususa ilişkin itirazının yerinde olduğu, davacının itirazları yönünden davacının itiraz dilekçesinde talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin talebinin başvuru dilekçesinde ileri sürülmediğini, itiraz dilekçesinin ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığı, bu nedenle bu yöne ilişkin itirazın yerinde olmadığı, ancak davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 38.837,57 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 01.11.2021 tarihli ve 2021/5967 Esas, 2021/7875 Karar sayılı kararı ile "...Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Çorlu İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 31.05.2019 tarihli maluliyet raporunda, hangi yönetmelik hükümleri gözetilerek raporun hazırlandığına ilişkin açıklamaya yer verilmemiştir. Ayrıca bu raporda davacı için 'trafik kazasına bağlı vücut yüzeyini %1 kaplayan skatris dokusu nedeniyle %5 oranında, işitme kaybı nedeniyle %6 oranında' maluliyet takdir edilmiş ve toplam maluliyetin %11 olduğu bildirilmiştir. Yine raporda işitme kaybının kazaya bağlı olup olmadığı tespit edilemediği için bir eğitim ve araştırma hastanesi sağlık kurulunca karar verilmesinin uygun olduğu belirtilmiştir. Bu hali ile rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez. O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek davacıya ait Çorlu İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK 3. İhtisas Kurulundan ya da Üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Somut olayda, ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince; 85.442,67 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi gözetilerek 3.400 TL vekalet ücretine hükmedilmiş; davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazı, İtiraz Hakem Heyetince kabul edilerek tam ve nispi olacak şekilde 5.825,64 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına '(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.' hükmü eklenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle ... kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "…bozma ilamına uygun şekilde olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde alınan maluliyet raporunda davacının meydana gelen trafik kazası ile illiyetli maluliyet oranının %11 olarak belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunda %11 maluliyete göre davacının zararının belirlendiği, hesaplamaya ilişkin temyiz ve bozma olmadığı için usuli müktesep hak gereğince bu miktara hükmedilmesi gerektiği, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiği" gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 85.442,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine hükmedilecek vekalet ücretinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerinin esas alınması gerektiğini, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'e göre vekalet ücreti belirlenerek düşük vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline eksik evrak ile başvuru yapıldığını, bozmadan sonra alınan maluliyet raporunda bozmaya sebep olan unsurların devam ettiğini, ilgili rapor üzerinden kabul kararı verilmesinin mümkün olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlendiğini, bu nedenlerle usulüne uygun maluliyet raporu alınması için kararın bozulması gerektiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda tam hayat anüitesi kullanılarak hesaplama yapıldığını, kararın bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve Çorlu İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 31.05.2019 tarihli maluliyet raporunda, davacının trafik kazasına bağlı vücut yüzeyinin %1'ini kaplayan skatrıs dokusu nedeniyle %5, işitme kaybı nedeniyle %6 olmak üzere toplam %11 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, ancak işitme kaybının kazaya bağlı olup olmadığının tespit edilememesi nedeniyle eğitim ve araştırma hastanesi sağlık kurulu tarafından bu hususta karar verilmesi gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince bu raporun hükme esas alınması suretiyle verilen kararın Dairenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile bozulması üzerine davacı vekili tarafından Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı düzenlenen 19.04.2022 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Bu raporda ise davacının hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5, nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar için %5 ve hafif derecede işitme kaybı için %1 olmak üzere toplam %11 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği görülmektedir. İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda her ne kadar Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmış ise de bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Zira Çorlu İlçe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 31.05.2019 tarihli maluliyet raporunda davacının yalnızca trafik kazasına bağlı skatrıs dokusu ve işitme kaybı nedeniyle maluliyeti olduğu bildirilmiş iken bozmadan sonra alınan Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı düzenlenen 19.04.2022 tarihli raporda ayrıca epilepsi riski(nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar) nedeniyle de sürekli maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. Bu hali ile davacının maluliyetine ilişkin düzenlenen raporlar çelişkilidir. Ayrıca bozmadan sonra alınan maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde nöroloji uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanının olmadığı görülmektedir. Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince davacıya ait tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yetkili sağlık kurulundan rapor alınmalıdır. Söz konusu raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen “nöbeti olmayan ancak nöbet geçirme riski olanlar” olarak nitelendirilen epilepsi rahatsızlığı nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle yukarıda açıklandığı üzere içerisinde nöroloji uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan davacının maluliyeti hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 2. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın ...'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.