T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2531 KARAR NO : 2025/1902 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/06/2022 NUMARASI : 2018/1166 Esas - 2022/444 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO : 2022/2531 KARAR NO : 2025/1902 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 03/06/2022 NUMARASI : 2018/1166 Esas - 2022/444 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin ..., 12.6.2018 tarihinde saat 22.40 sıralarında 2 nolu davalı ... ...’ya ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç içinde yolcu olarak Atakent 4. Cadde Üzerinden Başakşehir İstikametine seyir halinde iken, ... Etap Stadyumu önüne geldiğinde dönel kavşaktan 3. Cadde istikametine geçiş yapan davalı sürücü ... ... yönetimindeki... Plakalı araç ile çarpışarak gerçekleşen kaza neticesinde yaralandığını, sigorta şirketlerine başvuru yapılmış ise de taleplerini karşılar şekilde cevap alınamadığını, davacının Humerus Şavkı kırığı tanısı ile hastanede bir süre yatmış, ameliyat geçirmiş ve koluna platin takıldığını, altı ayı aşkın süredir tedavisi devam etmekte, hastane, ilaç, tahlil ameliyat olsun, refakatçı giderleri, ailesi memlekette olup gidiş geliş masrafları, bakım hastane - yol masrafları gibi belgenelebilir veya belgelenemeyen tedavi masrafı altında zararı olduğunu, davacının kaza sonucunda çalışamamış, işinden çıkarıldığını, iş bu hususta talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile kazanç kaybına uğradığını, müvekkil yufkacılık mesleği ile hayatını idame ettirdiğinden kolunda platin olması, platin çıksa dahi daha sonraki iş hayatında daha fazla güç ve efor sarf etmesi gerekeceğini, bu nedenlerle işgücü kaybından doğan maluliyet tazminatı, güç ve efor kaybı tazminatı, kazanç kaybı ve kazadan itibaren çalışamadığı günler için kazanç kaybı, tedavi masraflarına ilişkin sorumlu davalılardan HMK'nın 107.maddesi kapsamında maddi tazminat talep ettiğini ile manevi tazminat talep ettiğini belirterek davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan maluliyet tazminatı, güç ve efor kaybı tazminatı, kazanç kaybı ve kazadan itibaren çalışamadığı günler için kazanç kaybı tedavi masraflarını, refakatçi bakıcı giderleri vs. zararları içeren maddi tazminat için şimdilik ( HMK madde 107 kapsamında) 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı sigorta şirketleri yönünden sadece sigorta limiti ile sınırlı maddi tazminat) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 28.11.2017-2018 vadeli ZMMS poliçesinin olduğunu, poliçe teminat üst limitinin 360.000,00 TL olduğunu, sorumluluğun kusur nispetinde poliçe teminat üst limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezliğin poliçe teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Kazaya karışan... plakalı aracın müvekkil şirket tarafından 05.12.2017-2018 vadeli ZMMS poliçesinin olduğunu, poliçe teminat üst limitinin 330.000,00 TL olduğunu, sorumluluğun kusur nispetinde poliçe teminat üst limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezliğin poliçe teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ..., ... ... ve ... ... cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 70.206,74-TL tazminatın, davalılar ... ..., ... ... ve davalı ... ... yönünden 12/06/2018 kaza tarihinden, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. yönünden 28.07.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ..., davalı ... ... ve davalı ... ...'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) ve vekili davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Manevi tazminatın, 20.000 TL üzerinden kabul edilmesinin kabulü mümkün olmadığını, yine müvekkili gerek kişisel olarak gerek evli iki çocuk babası olarak, ailesi açısından davalıların kusuru ile gerçekleşen kazadan dolayı uğradığı manevi acı ve ıstırabın bir nebze giderilmesi amacı ile manevi tazminatın tam kabulü gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 28.02.2020 tarihli ATK raporunda engellilik oranı %0 olarak tespit edildiğini, 28.12.2020 tarihli raporda ise maluliyet oranı %2 olarak tespit edildiğini, maluliyetin neye göre arttığı kendilerince anlaşılamamış olup kaza ile illiyeti de ispatlanamadığını, hiç bir dış etken olmadan maluliyetin artması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2918 sayılı KTK gereğince araçlarda emniyetin kemerinin takılması zorunlu olup somut olayda davacının işbu zorunluluğu yerine getirmemesi nedeniyle müterafik kusuru mevcut olduğundan %20 oranında indirim uygulanması gerektiğini, TBK hükümlerine göre hatır taşımacılığı indirimi de yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda 1/Kn tablosu (progressif rant) kullanılarak hatalı şekilde hesaplama yapıldığını, 1,8 Teknik faiz uygulanması gerektiğini, yapılan hesaplamalarda temel alınan davacı yanın geliri hatalı şekilde tespit edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araçlarda emniyetin kemerinin takılması zorunlu olup somut olayda davacının omuzundan yaralanması nedeniyle işbu zorunluluğu yerine getirmediğinden müterafik kusuru mevcut olduğunu, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TBK hükümlerine göre hatır taşımacılığı indirimi de yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik ve usule aykırı yargılama yaparak davanın kabulüne karar verildiğini, hükme esas alınan maluliyetin dava konusu kaza ile arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyetin neye göre arttığı ilgili tarafça tespit edilememiş olup, oluşan maluliyetin kaza ile illiyeti bulunmadığını, hiçbir dış etken olmadan maluliyetin artması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tespit edilen maluliyetin dava konusu kaza ile arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1/Kn tablosu (progressif rant) kullanılarak hatalı şekilde hesaplama yapıldığını, 1,8 Teknik faiz uygulanması gerektiğini, hatalı rapor hükme esas alındığından yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiğini, davacı yanın geliri hatalı şekilde tespit edildiğini, davacı yanın vergilendirilmiş geliri olmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı yanın yaralanma bölgesi ve yaralanma şekli dikkate alındığında emniyet kemerinin takılı olmadığı açık olduğunu, davacı yan emniyet kemeri takmamış olmasından dolayı %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamına göre kazanın, 12.6.2018 tarihinde davalı ... ...’nın işleten ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı sürücü ... ... yönetimindeki... plakalı araç ile çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2.İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08/10/2021 tarihli maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Dosya kapsamından davacının yufkacı da çalıştığının anlaşıldığı, davacı her ne kadar 5.000,00TL ücretle çalıştığını beyan etmiş ise de ücret bordrosu sunamadığı, yapılan emsal araştırma neticesinde Tek Gıda İş Sendikası'ndan gelen yazı cevabına göre 3.042-3200 TL aylık ortalama kazanç olduğunun bildirildiği, hesap bilirkişisi ise iki ücretin ortalaması olan 3.121-TL üzerinden hesap yaptığı, bu ücretin asgari ücretin 1.95 katı olduğu dikkate alındığında tespit edilen emsal ücret üzerinden hesaplama yapılmasında karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K. sayılı kararları). Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının; hatır indirimi uygulanabilmesi için davalı tarafından cevap süresi içerisinde hatır indirimi talep etmesi gerekmekte olup davalı ...'ın cevap dilekçesi vermemiş olmasına, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise cevap dilekçesinde hatır taşıması nedeniyle indirim talebinde bulunmamasına (kaldı ki hatır taşıması iddiasını ispat bakımından hiçbir delil sunulmamasına ve dosya kapsamına göre hatır taşıması olduğunun sübuta ermemiş olmasına) göre hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Davacının istinaf taleplerinin değerlendirilmesi; TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) ve vekili davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.795,82 TL harçtan peşin alınan 1.198,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.596,86 TL harcın ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 4.795,82 TL harçtan peşin alınan 1.215,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.580,82 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.)'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,ç-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.162,02 TL harçtan peşin alınan 1.540,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.406,56 TL harcın davalı ... ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2025