Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna yapılan başvurunun daha önce Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna yapılan başvurunun daha önce Anayasa Mahkemesine yapılan başvurunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/6/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu aleyhine 11/7/2008 tarihinde Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Mahkeme 27/3/2014 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Taraflarca temyiz edilmeyen karar 18/5/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu vekilinin talebi üzerine Mahkemece 17/12/2018 tarihinde satış işlemlerinin yapılması için dosya, satış memuruna gönderilmiştir. Başvurucu, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiği hâlde görevlendirilen satış memurluğu tarafından taşınmazın satışa çıkarılmayarak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla 20/2/2018 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuştur. Başvuru 2018/5533 bireysel başvuru numarasına kaydedilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a eklenen geçici maddeyle Bakanlık bünyesinde oluşturulan başvuru yoluna istinaden, ilk bakışta ulaşılabilir ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görünen İnsan Hakları Tazminat Komisyonunu (Tazminat Komisyonu) işaret ederek 17/10/2018 tarihli kararla başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Bunun üzerine başvurucu 30/10/2018 tarihinde Tazminat Komisyonuna başvurarak tazminat talebinde bulunmuştur. Tazminat Komisyonu 11/1/2019 tarihli karar ile başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmadığı gerekçesi ile talebi reddetmiştir. Başvurucu, karara karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine (Bölge İdare Mahkemesi) itirazda bulunmuştur. Başvurucu itiraz dilekçesinde, Anayasa Mahkemesinin Mustafa Ozgan ve diğerleri (B. No: 2014/17682, 8/3/2017) kararına dikkat çekerek ortaklığın giderilmesi davalarında icra aşamasının da makul süreden sayıldığını, karar icra edilmediğinden makul süreye ilişkin bireysel başvuruda otuz günlük başvuru süresinin işlemediğini ileri sürmüştür. Bölge İdare Mahkemesi 4/4/2019 tarihli kararla başvurucunun iddiaları yönünden ayrı bir gerekçe belirtmeksizin itirazın reddine hükmetmiştir. Nihai karar 20/5/2019 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu 13/6/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru formunda başvurucu, taşınmazın satışının hiç yapılamadığını ve mahkeme kararının yerine getirilemediğini iddia etmiştir. Bu kapsamda Mahkemeden 4/3/2022 tarihli yazı ile satış işlemlerinin devam edip etmediği, dosyanın açık olup olmadığı sorularak yapılan işlemlerin belirtilmesi istenilmiştir. Mahkeme tarafından gönderilen cevapta, satışa konu taşınmazın mahallinde en son 29/1/2019 tarihinde uzman bilirkişi heyeti marifetiyle kıymet takdirinin yapıldığı, 22/2/2019 tarihinde bilirkişi heyeti tarafından kıymet takdiri raporunun ibraz edildiği, taraflara bilirkişi raporunun tebliğine geçildiği ancak yapılamayan tebligatların bulunduğu belirtilmiştir. Mahkeme ayrıca taşınmazda el birliği mülkiyetinde bulunan hissedarların bulunduğu ve buna ilişkin olarak kayıt ve belgenin bulunmadığını belirterek mevcut hâli ile taraf teşkilinin sağlanamadığından 31/12/2021 tarihinde takipsizlik nedeni ile dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği belirtmiştir. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Mustafa Ozgan ve diğerleri, §§ 19- 6384 sayılı Kanun'un "Müracaat hakkında karar ve karara itiraz" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Komisyon, müracaat hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorundadır. (2) Komisyon, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin emsal kararlarını da gözetmek suretiyle müracaat konusunda gerekçeli olarak karar verir. (3) Komisyon kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Komisyon aracılığıyla Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz dilekçesi müracaata ilişkin diğer tüm belgelerle birlikte derhal itiraz merciine gönderilir. Bu itiraz öncelikli işlerden sayılarak üç ay içinde karara bağlanır. Mahkeme tarafından Komisyon kararı yerinde görülmezse işin esası hakkında karar verilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. (4) Ödenmesine karar verilen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde Bakanlık tarafından ödenir. Ödemeye ilişkin düzenlenecek kâğıtlar damga vergisinden, yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır." 6384 sayılı Kanun'un "Anayasa Mahkemesinde bulunan bazı bireysel başvurular hakkında Komisyona müracaat" kenar başlıklı geçici maddesi şöyledir: "(l) Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında olup, münhasıran bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan bireysel başvurular, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat üzerine Komisyon tarafından incelenir. (2) Komisyona müracaat, müracaat edenin kimlik bilgileri ile Anayasa Mahkemesine başvuru tarihi ve numarasını içeren imzalı bir dilekçeyle yapılır. Dilekçeye, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruya ilişkin form, kabul edilemezlik kararı ve bu kararın tebliğine dair belge ile ihlal iddiasına ilişkin diğer bilgi ve belgeler eklenir. (3) Müracaat evrakındaki eksikliğin giderilmesi için müracaat edene otuz günü geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde, geçerli bir mazeret olmaksızın eksikliğin tamamlanmaması hâlinde müracaat reddedilir. (4) Bu madde uyarınca Komisyona gelen müracaatlar bakımından 7 nci maddenin birinci fıkrasındaki dokuz aylık süre, on altı ay olarak uygulanır."