17. Hukuk Dairesi 2016/9842 E. , 2017/3865 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili; davacı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davalının maliki olduğu aracın, dava dış…
**17. Hukuk Dairesi 2016/9842 E. , 2017/3865 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili; davacı ... şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı davalının maliki olduğu aracın, dava dışı sürücüsünün alkollü olarak sevk ve idaresinde iken meydana gelen kazada ödediği 5.467 TL tazminatın, ödeme tarihi olan 21.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; aracının haberi ve izni olmaksızın alındığını ve kazanın meydana geldiğini, kazadan sonradan haberi olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya karışan kişilerin sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile, 5.647,00 TL'nin ödeme tarihi olan 21.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 1-28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Somut olayda; davacı vekili, davalının sigortalısı olduğu aracın karıştığı kaza neticesinde zarar görenlere poliçe kapsamında ödeme yaptığından bahisle yaptığı ödemelerin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince somut olayda davaya Ticaret Mahkemesinde bakılmış olması doğru görülmemiştir. Kabule göre;