Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2098 E. , 2024/5840 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2098 Karar No : 2024/5840 DAVACI: ... Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Eski Genel Müdürü ... 2-... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Av. ... DAVANIN_KONUSU : 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/03/2020 tarihli ve 2187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan "Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılma…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2098 E. , 2024/5840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/2098 Karar No : 2024/5840 DAVACI: ... Gümrük Müşavirliği Limited Şirketi DAVALILAR : 1- ... VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Eski Genel Müdürü ... 2-... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ: Av. ... DAVANIN_KONUSU : 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/03/2020 tarihli ve 2187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan "Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Karar"a ekli listenin 3, 4, 5, 7 ve 8 sayılı sütunlarında yer alan 85.17, 85.19, 85.21, 85.27 ve 85.28 sayılı Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu numaraları altında tanımlanan cihazların imalat veya ithalat bedeli üzerinden, karşılarında belirtilen oranlarda kesinti yapılmasına ilişkin kısımlarının iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, usul yönünden, dolaylı temsilcisi oldukları firmalara ait eşyanın serbest dolaşıma giriş beyannamesinin düzenlenmesi suretiyle ithalat beyanlarının yapıldığı, Gümrük Kanunu'nun 181. ve 229. maddeleri uyarınca gümrük vergilerinden ve bu vergilerden kaynaklanan para cezalarından sorumlu bulundukları, dava konusu kararda öngörülen cihazlar yönünden yapılan kesintilerin Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca ithalatta alınan KDV matrahına dahil edilmesi gerektiğinden ve bunun yapılmaması halinde para cezası uygulanacağından, bakılan davayı açmakta menfaatlerinin bulunduğu; esas yönünden, dava konusu Kararın dayanağı olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 44. maddesinde ses veya görüntü kaydına mahsus cihazlardan kesinti yapılabileceğine yönelik bir kural yer almamasına karşın, Karar eki listenin iptali istenen kısımlarında, Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu (GTİP) belirtilen ve salt kaydetmeye yarayan cihazların kesintiye tabi tutulduğu, oysa bu cihazların yalnızca ses ve/veya görüntü kaydetmeye yaradığı, boş, kayıt yapılacak materyal mahiyetinde olmadığı gibi çoğaltmaya yarayan teknik cihaz da olmadığı, bu cihazların yaptığı kayıtların fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yaradığından bahisle münhasıran çoğaltmaya yarayan teknik cihazlar olarak telakki edilmesinin de mümkün olmadığı, Kararın dava konusu kısımlarında, eşyanın kaydetme veya çoğaltma özelliklerinin bulunmadığına ilişkin beyan yapıldığında kesinti uygulanmayacağının öngörüldüğü, düzenlemede "veya" bağlacının kullanılmasının, cihazın kaydetme ya da çoğaltma özelliğinden herhangi birinin cihazda bulunmasının yeterli görüldüğü anlamına geldiği, dolayısıyla listenin iptali talep edilen kısımlarında yer alan ve ses veya görüntü kaydı yapabilme özelliği taşımasına rağmen çoğaltma özelliği bulunmayan cihazların yalnızca kaydetme özelliği nedeniyle kesintiye tabi tutulması sonucunun doğacağı, anılan nedenlerle dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalılar tarafından, usul yönünden, ithalatı yapılan ürünlerin gümrük işlemlerinin o ürünleri ülkeye sokmaya çalışan şirketin hesabına yapıldığından kesintilerin yüklenicisi olmadıkları, dolayısıyla gümrük müşavirliklerinin dava açma ehliyetinin olmadığı; esas yönünden, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 22. maddesinde yer alan, "..eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi ... çoğaltma sayılır." hükmü uyarınca kaydetme fiilinin de çoğaltma kabul edilmesi gerektiği, teknik cihazın sadece eser çoğaltmaya özgü olması değil, bunu yapabilme kabiliyetinin bulunmasının yeterli olduğu, bu durumda, cihazın fikir ve sanat eserini kaydetme işine elverişli olmasının, kesintinin yapılabilmesine imkan tanıdığı, Kararın eki listede, ithalatı yapılan ve Karar eki listede ifade edilen GTİP'lerden birine giren cihaz için her durumda kesinti bedeli ödenmesinin gerekli olmadığı, kaydetme ve çoğaltma özelliği bulunmayan cihazlar için (örneğin 85.27 no.lu pozisyondaki radyo yayını alan 8527 GTİP'deki cihazlar) beyan üzerine kesinti yapılmadığı, Danıştay Onuncu Dairesi tarafından E:2012/4776 sayılı dosyada iptal edilen 2012/3021 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekindeki listeden (8527 no.lu pozisyondaki cihazlara ilişkin) farklı olarak daha sonraki 2013/5260 ve 2187 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ekindeki dava konusu listede, kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunmadığı beyan edilen cihazlar için kesinti yapılmayacağı şeklinde düzenleme getirildiği, bu nedenlerle dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin 2187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'na ekli listenin 85.17, 85.19, 85.21, 85.27 ve 85.28 sayılı Gümrük Tarife Pozisyonu sütununda belirtilen cihazlardan sütunlarda belirtilen oranlarda kesinti yapılmasına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 4630 sayılı Yasa ile değişik 44.maddesinin ikinci fıkrasında "Her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı imal veya ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde üçü geçmemek üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek, ay içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın en geç yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler." hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu yasa kural uyarınca; 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin 2187 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde yeralan pozisyon ve tanımlara uygun olarak saptanan ve karar eki listede belirtilen cihaz ve taşıyıcı materyallere ilişkin olarak imalat veya ithalat bedelleri üzerinden yapılacak kesinti oranları belirlenip, kesintilerin yapılması yöntemi gösterilmiştir. Anılan Kanunun çoğaltma hakkı kenar başlığını taşıyan 22.maddesinde, "Bir eserin aslını ve kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, eserin aslından ikinci kopyasının çıkarılması yada eserin işaretli ses görüntü ve nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanmasının da çoğaltma sayıldığı, aynı kuralın kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerli olduğu, çoğaltma hakkının bilgisayar programının geçici çoğaltılmasının gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsadığı" hükmüne yer verilmiştir. Dosyasının incelenmesinden; 5846 sayılı Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan teknik cihazların imalat ve ithalat bedeli üzerinden kesinti yapılmasının düzenlenmiş olduğu, ancak davacı şirket tarafından, karar ekindeki listede Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu (GTİP) belirtilerek kesintiye tabi tutulan dava konusu cihazların; boş, kayıt yapılacak materyal mahiyetinde olmadığı gibi çoğaltmaya yarayan teknik cihaz da olmadığı, böylece Kanun kapsamında bulunmayan cihazların video çoğaltma özelliği olmamasına rağmen kesintiye tabi tutulduğu , bu durumun da kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği öne sürülerek dava konusu işlemin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. Olayda, bir eserin çoğaltılmasının nasıl ve hangi ölçülerde yapıldığını tespit etme imkanı bulunmaması ve özel kullanımda (sadece televizyon cihazının sahibi tarafından şahsi kullanılması) gerçekleştirilen çoğaltmanın şahsi kullanım amacı sınırlarını aşan bir şekilde gerçekleşmesi halinde denetiminin de mümkün olmadığı hususları dikkate alındığında, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun da kesintiye ilişkin olarak yer alan düzenlemede; ses ve görüntü taşıyıcı materyaller ile kayıtlı kullanılan araçların sadece çoğaltma sürecinde kullanılabilme imkanının bulunmasının kesinti için yeterli görüldüğü ve bununla da eser sahibi ile teknik cihaz kullanıcıları arasındaki ilişki denetiminin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmakta olup, anılan yasa hükmüne dayalı iptali istenilen düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/03/2020 tarihli ve 2187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan "Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Karar"a ekli listenin 3, 4, 5, 7 ve 8 sayılı sütunlarında yer alan 85.17, 85.19, 85.21, 85.27 ve 85.28 sayılı Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu numaraları altında tanımlanan cihazların imalat veya ithalat bedeli üzerinden, karşılarında belirtilen oranlarda kesinti yapılmasına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : USUL YÖNÜNDEN: Davalı idareler tarafından, dava konusu düzenleme kapsamında ithalatı yapılan ürünlerin gümrük işlemlerinin, o ürünleri ülkeye ithal edecek şirketin hesabına yapıldığından davacının kesintilerin yüklenicisi olmadığı, dolayısıyla gümrük müşavirliklerinin dava açma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüştür. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinde, gümrük müşavirlerinin, dolaylı temsil yoluyla takip ettikleri ithalata yönelik işlemlerde gümrük beyanındaki verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlı olmak üzere yükümlülüklerinin bulunduğu düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 229. maddesi ile, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerinde imzası bulunan gümrük müşavirlerinin, vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bağlı bulundukları tüzel kişi gümrük müşavirliği ile birlikte sorumluluklarının doğacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; gümrük müşavirlerinin, firmalar adına dolaylı temsil yetkisiyle gerçekleştirdikleri gümrük işlemleri, verdikleri gümrük beyanları ve imzaladıkları gümrük beyannamelerinden kaynaklı, bağlı bulundukları tüzel kişi gümrük müşavirliği şirketi ile birlikte hukuki sorumluluklarının bulunduğu dikkate alındığında, davacı gümrük müşaviri şirketinin dava konusu düzenlemeye karşı görülmekte olan davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğu anlaşılmakla, davalı idareler tarafından ileri sürülen davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerektiği yolundaki itiraz yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun; "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile icracı sanatçıların, yapımcıların ve radyo- televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, eserlerden yararlanma şartlarını düzenlemek ve öngörülen bu esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir."; "IV - Mali haklar:" üst başlıklı kısımda yer alan "1. Genel olarak:" başlıklı 20. maddesinde, "Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir."; "2. Çeşitleri:" başlıklı kısımda yer alan "b) Çoğaltma hakkı:" başlıklı 22. maddesinde, "Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkının münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. ..."; "5. Fikir ve sanat eserlerinin işaretlenmesi:" başlıklı 44. maddesinde, "Fikrî mülkiyet haklarının korunması ve etkin bir şekilde takibinin sağlanması amacıyla... fikir ve sanat eserlerinin tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya herhangi bir şekilde yayan ve umuma arz eden yerler, Bakanlıkça ücret mukabili sertifikalandırılır. (...) Bu yerler ve malî hak sahipleri ayrıca, Bakanlıkça gerekli görülecek işaret ve seri numaraları ile uluslararası standartlara uygun kodları, taşıyıcı materyaller üzerinde bulundurmakla müştereken yükümlüdürler. Her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar disketi, CD, DVD gibi taşıyıcı materyaller ile, fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazı ticari amaçlı imal veya ithal eden gerçek ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde üçü geçmemek üzere Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek, ay içinde topladıkları meblağı, sonraki ayın en geç yarısına kadar Kültür Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla yükümlüdürler. Özel hesapta toplanan bu tutarların dörtte biri Kültür ve Turizm Bakanlığı Merkez Saymanlığı hesabına aktarılır ve bütçeye gelir kaydedilir. Bu hesapta kalan miktarlar fikrî mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi ile kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla kullanılır. Bu hesapta kalan miktarın dağıtımı ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir. Yurt içindeki ve yurt dışındaki kültür mirasının korunmasına yönelik faaliyetler için Bakanlık bütçesine gerekli ödenek konulur. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile alınacak ücretler Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir." hükümlerine yer verilmiştir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 44. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak 03/03/2020 tarihli ve 2187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan "Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Karar"ın; "Kesinti oranları" başlıklı 1. maddesinde, "Her türlü boş CD, DVD, USB bellek gibi taşıyıcı materyal ile fikir ve sanat eserlerini çoğaltmaya yarayan teknik cihazların imalat veya ithalat bedelleri üzerinden yapılacak kesinti oranları, ekli listede yer alan ürünlerin eşya tanımı ve pozisyon numaraları birlikte değerlendirilerek karşılarında gösterildiği şekilde belirlenmiştir." kuralına yer verilmiş; Dava konusu eki listede ise, "Pozisyon No 85.17: Telefon cihazları (hücresel ağlar için veya diğer kablosuz ağlar için olan telefonlar dahil); ses, görüntü veya diğer bilgileri almaya veya vermeye mahsus diğer cihazlar (kablolu veya kablosuz ağlarda (yerel veya geniş kapsamlı alan ağları gibi) iletişime mahsus cihazlar dahil), (84.43, 85.25, 85.27 veya 85.28 pozisyonda yer alan alıcı veya verici cihazlar hariç) Sadece 8517.12.00.00.11 GTIP numarası altında tanımlanan eşyalardan kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunanlar. (Eşyaların kaydetme veya çoğaltma özelliklerinin bulunmadığına ilişkin beyanın, gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydedilmediği hallerde, kaydetme veya çoğaltma özelliklerine sahip oldukları kabul edilir.) = %1 oranında; Pozisyon No 85.19: Ses kaydetme veya kaydedilen sesi tekrar vermeye mahsus cihazlar. Sadece 8519.81.00.00.00 GTIP numarası altında tanımlanan eşyalardan kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunanlar. (Eşyaların kaydetme veya çoğaltma özelliklerinin bulunmadığına ilişkin beyanın, gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydedilmediği hallerde, kaydetme veya çoğaltma özelliklerine sahip oldukları kabul edilir.) = %3 oranında; Pozisyon No 85.21: Video kayıt veya gösterme cihazları (bir video tunerle birlikte olsun olmasın) Kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunanlar. (Eşyaların kaydetme veya çoğaltma özelliklerinin bulunmadığına ilişkin beyanın, gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydedilmediği hallerde, kaydetme veya çoğaltma özelliklerine sahip oldukları kabul edilir.) = %2 oranında; Pozisyon No 85.27: Radyo yayınlarını alıcı cihazlar (aynı kabin içinde ses kayıt veya kayıt edilen sesi tekrar vermeye mahsus cihaz veya saatle birlikte olsun olmasın) Sadece 8527.13.00.00.00, 8527.21 ve 8527.91.00.00.00 GTIP numaraları altında tanımlanan eşyalardan kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunanlar. (Eşyaların kaydetme veya çoğaltma özelliklerinin bulunmadığına ilişkin beyanın, gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydedilmediği hallerde, kaydetme veya çoğaltma özelliklerine sahip oldukları kabul edilir.) = %2 oranında; Pozisyon No 85.28: Monitörler ve projektörler (televizyon alıcı cihazı ile mücehhez olmayanlar); televizyon alıcı cihazları (radyo yayınlarını alıcı cihazı veya ses veya görüntü kayıt veya tekrar verme cihazıyla birlikte olsun olmasın) Sadece 8528.72.20.00.00 ve 8528.71.19.00.11 GTIP numaraları altında tanımlanan eşyalardan kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunanlar. (Eşyaların kaydetme veya çoğaltma özelliklerinin bulunmadığına ilişkin beyanın, gümrük beyannamesinin ilgili kutusuna kaydedilmediği hallerde, kaydetme veya çoğaltma özelliklerine sahip oldukları kabul edilir.) = %2 oranında" kesinti yapılacağı öngörülmüştür. Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi: Dava konusu Kararla, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 44. maddesinin 2. fıkrasında hüküm altına alınmış olan "kültür fonu kesintisi"ne ilişkin esasların düzenlendiği, bu kapsamda Kararın iptali istenilen eki listede, kesinti yapılacak eşyaların GTİP (gümrük tarife ve istatistik pozisyonu) numaraları ile birlikte özelliklerinin ve kesinti oranlarının belirlendiği görülmüştür. Davacı tarafından; dava konusu Kararın dayanağı olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 44. maddesinde "ses veya görüntü kaydına mahsus cihazlardan" kesinti yapılabileceğine yönelik bir kural yer almadığı, yalnızca "çoğaltmaya yarayan cihazların" bu yükümlülüğe tabi tutulduğu, dava konusu Kararda yer alan ithalat işlemlerini yürüttükleri cihazların ise, "fikir ve sanat eserlerini çoğaltma" kapsamında nitelendirilebilecek vasıfları haiz olmadığı, bu nedenle anılan cihazlardan kültür fonu kesintisi yapılmasını öngören dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Dava konusu Kararın dayanağı olan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 20 ilâ 25. maddeleri birlikte incelendiğinde; henüz alenileşmemiş bir eserden her türlü faydalanma hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğunun, alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkının ise anılan Kanunda gösterilen "mali haklar" ile sınırlı bulunduğunun belirtildiği, bu kapsamda "işleme", "çoğaltma", "yayma", "temsil", "işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim" haklarının eser sahibinin mali hakları olarak belirlendiği, söz konusu haklar arasında sayılan "çoğaltma hakkı"nın, bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma şeklinde tanımlandığı, eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesinin, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanmasının da çoğaltma olarak kabul edileceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla münhasıran eser sahibine ait bir hak olması nedeniyle eser sahibinin izni olmaksızın eserinin üçüncü kişilerce çoğaltılmasının yasaklandığı, bununla birlikte Kanun'un 38. maddesinin 1. fıkrası gereği, söz konusu yasağın "kişisel kullanım amacı dışında ticari amaçlı çoğaltma" halleri ile (hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar vermemesi ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olmaması kaydıyla) sınırlı tutulduğunun kabulü gerektiği, esasen kanun koyucunun, ticari kazanç amacı taşımayan yalnızca kişisel kullanıma hizmet edecek nitelikteki çoğaltmaların herhangi bir ekonomik getirisi olmayacağından bu durumun eser sahibinin "mali hakkı"nın ihlali sonucunu doğurmayacağını kabul ettiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, 5846 sayılı Kanun'un, dava konusu Kararın dayanağı olan 44. maddesinin 2. fıkrasındaki değişiklikler incelendiğinde; Kanun'un ilk halinde fon kesintisi uygulamasının yer almadığı, bu uygulamanın ilk kez 01/11/1983 tarihli ve 2936 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle "her türlü boş video kaset ve ses kasetlerinin imal veya ticari amaçla ithali"nde alınmak üzere getirildiği; 07/06/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle, fon kesintisinin konusunun "her türlü boş video kaseti, ses kaseti, kompakt disk, bigisayar disketinin imal ve ticari amaçla ithali" olarak belirlendiği, söz konusu Kanun Tasarısının madde gerekçesine (17. madde) bakıldığında, tasarıyla her ne kadar eserlerin kişisel kullanımını eser sahiplerine meşru haklarına zarar getirecek şekilde kullanımını engellenmekte ise de uygulamada kişisel kullanım için çoğaltmanın, kısmen de olsa eser sahibinin meşru hakları ile çelişir şekilde yapılacağının, özellikle kopyalama araçlarının gelişmesi, yaygın olarak ediniliyor olması ve evlerde kullanılan eserlerin kopyalanmasının denetlenmesinin zorluğu dikkate alındığında kopyalamanın engellenmesinin olanaklı bulunmadığı, bu durumlarda yapılan haksız kopyalamalardan kaynaklanan eser sahiplerinin kayıplarının tazmin edilmesini sağlamak amacıyla, eserlerin haksız kopyalanması için potansiyel kopyalama ortamları teşkil ettiği belirlenen medya türlerinden fon alınmasının uygun görüldüğü, eser sahiplerinin kayıplarını karşılamak için uygulanan bu fondan elde edilecek gelirin, meslek birlikleri aracılığıyla esas sahiplerine geri dönmesi ilkesinin benimsendiği hususlarının belirtildiği, anılan Kanun değişikliğine ilişkin Milli Eğitim Komisyonu Raporunda da, tasarıyla, potansiyel korsanlık aracı olan boş ses kaseti, video kaseti, manyetik teyp, disket, CD, bilgisayar disketi gibi araçlardan alınacak fonun tekrar eser sahiplerine döneceği ve korsanlıkla mücadele edileceği ifadelerine yer verildiği görülmüş; dava konusu Kararın yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan 21/02/2001 tarihli ve 4630 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle yapılan değişiklikle ise düzenlemenin bugünkü halini aldığı, tasarının madde gerekçesi (12. madde) ile komisyon raporundaki gerekçeye bakıldığında, bir önceki düzenlemeyi yapan 4110 sayılı Kanun'un düzenleme amacı ve bakış açısında bir değişikliğe gidilmediği, yalnızca sayılan medya ürünlerine, teknolojik gelişmeler dikkate alınarak yenilerinin eklendiği, boş video kaseti, ses kaseti, kompakt disk, bilgisayar disketinin yanı sıra fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazın imalat veya ithalat bedeli üzerinden fon kesintisi yapılmasının uygun gördüldüğünün ifade edildiği, ayrıca fondaki tutarın tahsis edileceği mecralarda değişikliğe gidildiği anlaşılmıştır. Yine 5846 sayılı Kanun'un, çoğaltma hakkını düzenleyen 22. maddesinin, 07/06/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik mevcut halinin gerekçesinde, son yıllarda giderek gelişen kopyalama teknikleri ve araçları nedeniyle fazlasıyla istismar edilen kopyalama hakkının yeniden düzenlenmesi ve eser sahibinin aslî hakkının belirtilmesi zorunluluğuna vurgu yapılarak değişikliğin amacı ifade edilmiş; ayrıca kopyalama biçimlerinin madde içinde sayılarak eser sahibinin haklarını daha iyi koruyacak bir düzenleme yoluna gidildiği belirtilmiştir. Buna göre, 5846 sayılı Kanun'un 44. maddesinin 2. fıkrasıyla getirilen kültür fonu kesintisinin amacının, eser sahibinin, eserlerinin izni dışında ve gelişen teknoloji sebebiyle engel olunamayacak şekilde haksız kopyalanması suretiyle oluşacak mali kayıplarının giderilmesi, özetle eser sahibinin mali hakları arasında yer alan çoğaltma hakkının korunması olduğu; bu hakkın korunması amacıyla getirilen bir diğer hüküm olan aynı Kanun'un 22. maddesinin 2. fıkrasında da, eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesinin de potansiyel haksız kopyalama ve korsancılığa zemin hazırlaması, dolayısıyla eser sahibinin çoğaltma (kopyalama) hakkını ihlal etmesi nedeniyle çoğaltma hükmünde kabul edildiği dikkate alındığında; 5846 sayılı Kanun'un 44. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "çoğaltılmasına yarayan" ibaresinden, 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesinde tanımı ve çerçevesi belirlenen "çoğaltma"nın kapsamına giren hallerin anlaşılması gerektiği, esasen yukarıda özetlenen kanun değişikliklerinin amacı ile kanun tekniğinin de bunu gerektirdiği, dolayısıyla fikir ve sanat eserlerinin, 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesinde tanımlanan şekilde "kaydedilmesine veya çoğaltılmasına yarayan" her türlü teknik cihazın, yalnızca ticari amaçlı (kişisel kullanım amaçlı değil) imal veya ithali halinde imalat veya ithalat bedeli üzerinden kültür fonu kesintisi yapılabileceği; bir diğer ifadeyle, 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 2. fıkrasında ifade edilen mahiyette yalnızca kaydetmeye mahsus cihazların da kültür fonu kesintisine tabi olduğu sonucuna varılmaktadır. Dava konusu Karar bu çerçevede incelendiğinde; Karar eki listede 85.17, 85.19, 85.21, 85.27 ve 85.28 GTİP numaralarında yer alan uyuşmazlık konusu eşyalar için öngörülen kültür fonu kesintisinin, bu eşyalardan "kaydetme veya çoğaltma" özelliği bulunanları kapsadığının, ayrıca söz konusu GTİP numarasında yer alan eşyaların, 5846 sayılı Kanun'un 22. maddesinde tanımlanan şekilde kaydetme veya çoğaltma özelliğinin bulunmaması halinde, bu durumun gümrük beyannamesinde beyan edilmesi kaydıyla kesinti uygulanmayacağının da ifade edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kanun'un verdiği açık yetkiye istinaden ve eserler üzerinde mali hak sahibi olanların haklarını korumaya yönelik tedbirleri hayata geçirmek amacıyla çıkartılan dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının, Karar eki listede 85.17, 85.19, 85.21, 85.27 ve 85.28 GTİP numaralarında yer alan eşyalardan kaydetme veya çoğaltma özelliği bulunanların kesintiye tabi olduğunu öngören kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer düzenlemeler içeren, 31/08/2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 05/08/2013 tarihli ve 2013/5260 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan "Fikir ve Sanat Eserlerinin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazlar ile Boş Taşıyıcı Materyallerin İmalat veya İthalatında Yapılacak Kesinti Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Karar"ın eki listenin 85.28 sayılı Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu satırının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesince davanın reddi yolunda verilen 12/09/2019 tarih ve E:2013/7115, K:2019/5581 sayılı karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/11/2020 tarihli ve E:2020/1028, K:2020/2376 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 05/12/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.