başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu beyoğlu belediye başkanlığı bünyesinde zabıta memuru olarak görev yapmıştır başvuru numarası karar tarihi zabıta memuru olarak görev yaptığı dönemde görev ve yetkisi olmadığı halde bir otelin ruhsat alma süreci ile ilgili olarak işlemleri hızlandırma ve mühürleme yapmama gibi vaatlerde bulunarak kendine yarar sağladığı ve rüşvet aldığı iddialarıyla başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır soruştur
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu beyoğlu belediye başkanlığı bünyesinde zabıta memuru olarak görev yapmıştır başvuru numarası karar tarihi zabıta memuru olarak görev yaptığı dönemde görev ve yetkisi olmadığı halde bir otelin ruhsat alma süreci ile ilgili olarak işlemleri hızlandırma ve mühürleme yapmama gibi vaatlerde bulunarak kendine yarar sağladığı ve rüşvet aldığı iddialarıyla başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır soruşturma sonucunda isnat edilen gerçekleştirdiği kanaatine varılan başvurucu tarihli ve sayılı devlet memurları kanununun maddesi uyarınca tarihli işlemle devlet memurluğundan çıkarılmıştır diğer taraftan başvurucu hakkında yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçu isnadıyla kamu davası açılmıştır ağır ceza mahkemesi tarihli kararıyla başvurucunun ay hapis ve tl adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiş ancak tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir ağır ceza mahkemesi esasa ilişkin gerekçesinde öz olarak başvurucunun yetkili olmadığı bir konuda iş yapabileceği kanaatini uyandırmak suretiyle bir miktar para talep ederek kendine yarar sağlamaya çalıştığı sonucuna ulaşıldığını ifade etmiştir başvurucu hakkında tesis edilen devlet memurluğundan çıkarılma işlemine karşı mahkemesi mahkeme nezdinde iptal davası açmıştır mahkeme tarihli kararıyla davayı reddetmiştir ret gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir sayılı devlet memurları kanununun maddesinin maddesinde sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır davacının yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda anılan mahkemenin gün ve esas sayılı kararıyla davacının suçunun sabit görüldüğü hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür bu durumda yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu işlediği yapılan incelemeler sonucu tespit edilen ve bu suçtan ağır ceza mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda işlediği suç sabit görülen davacının sayılı devlet memurları kanununun maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır ret hükmü danıştay dairesinin tarihli kararıyla onanmıştır başvurucu nihai kararı tarihinde tebellüğ etmesinin ardından tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur başvuru numarası karar tarihi iv hukuk a ulusal hukuk sayılı kanunun disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller kenar başlıklı maddesinin e bendi ile bendin g alt bendi şöyledir e devlet memurluğundan çıkarma bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır g memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrasının son cümlesi şöyledir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir sonuç doğurmamasını ifade eder b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin ikinci fıkrası şöyledir kendisine bir suç isnat edilen herkes suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır avrupa hakları mahkemesi sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının kişilerin suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılma hakkını güvence altına aldığını belirtir içtihatlarında masumiyet karinesi ile sağlanan güvencenin iki yönünün bulunduğunu ifade etmiştir ceza yargılamasının yürütülmesine ilişkin usuli güvence bu güvence ile sonucunda mahkumiyet kararı dışında bir hüküm kurulan ceza yargılaması ile bağlantılı olan durumlarda daha sonra yürütülecek yargılamalar boyunca kişinin masumiyetine saygı gösterilmesinin sağlanması amaçlanır bu usuli yön kapsamında masumiyet karinesi ilkesi ceza yargılamasının kendisinin adil olmasını sağlayacak usuli güvence olarak kamu görevlilerinin davalının suçluluğu ve eylemleri hakkında erken açıklamalarda bulunmasını yasaklar ancak bu husus cezai meselelerde usuli güvence ile sınırlı değildir bu kapsam daha geniştir ve devletin hiçbir temsilcisinin mahkeme ile suçluluğu ispatlanıncaya kadar kişinin bir suçtan suçlu olduğunu söylememesini gerekli kılar bu kapsamda sadece ceza yargılaması kapsamında değil aynı zamanda ceza yargılaması ile eş zamanlı olarak yürütülen bağımsız hukuk yargılamaları disiplin işlemleri veya diğer yargılamalarda da masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki güvencenin ilk yönü kişi hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar ceza gerektiren bir suçla suçlandığı süreye ilişkin iken masumiyet karinesi güvencesinin ikinci yönü ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet dışında bir hüküm kurulduğunda devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza başvuru numarası karar tarihi gerektiren suç karşısında kişinin masumiyetinden şüphe duyulmamasını gerektirir b no sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının disiplin yetkisini haiz makamların ceza yargılaması kapsamında kendisine suç isnat edilen ve eylemi usule uygun bir şekilde tespit edilen bir kamu görevlisine yaptırım uygulamasını engellemek gibi bir amacı veya etkisi bulunmadığına kanaat getirmiştir sözleşmenin herhangi bir eylem nedeniyle hem ceza hem de disiplin yargılamalarının başlatılmasına veya söz konusu iki yargılama türünün eş zamanlı olarak yürütülmesine halel getirmediğine vurgu yapmaktadır aynca cezai sorumluluğun kaldırılması halinde bile daha hafif bir ispat külfeti temelinde aynı olaylardan doğan hukuki veya diğer sorumlulukların tesis edilmesine halel getirilmediğine işaret etmektedir ancak nihai bir cezai hüküm olmaksızın disiplin yargılaması kapsamında başvurana iddia konusu eylemi nedeniyle cezai sorumluluk yükleyen bir ifadenin bulunması halinde maddenin numaralı fıkrası kapsamına giren bir mesele söz konusu olacaktır bu bağlamda sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının sağladığı korumanın ikinci yönüne göre sanığın veya davanın düşmesiyle sonuçlanan ceza yargılamaları sonrasında söz konusu kişiye masumiyetine uygun bir muamelede bulunulmasını gerekir bu ikinci yönde maddenin genel amacı bir suçtan beraat eden bireyleri veya ceza yargılaması düşen kişileri itham edildikleri suçtan aslında suçlu olduklarını düşünen kamu görevlileri ve makamlarına karşı korumaktır bu davalarda masumiyet karinesi adil olmayan bir cezai hükmün önlenmesi için sağladığı usuli güvencenin çeşitli koşullarının yargılamada uygulanması suretiyle hayata geçirilmiştir beraat veya herhangi bir düşme kararına riayet edilmesi hakkının korunmaması halinde sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasında yer alan adil yargılanma güvenceleri teorik ve hayali olma riskiyle karşı karşıya kalabilir v