12. Ceza Dairesi 2020/1180 E. , 2024/1620 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/740 E., 2019/2177 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini …
**12. Ceza Dairesi 2020/1180 E. , 2024/1620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/740 E., 2019/2177 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-6.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine ve 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında atılı suçu işlemediği gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-b maddesine göre beraat kararı verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; İstinaf Mahkemesi tarafından hükme esas alınan 11/04/2019 tarihli Adli Tıp raporunda ölen ...'ın ölümü konusunda suda boğulmanın ortak neden olup olmadığı konusunun açıklığa kavuşturulmadığına ve değerlendirilmediğine, mevcut bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ölmüş bir kişinin ağzından köpük çıkmasının ve ciğerlerine su dolmasının imkan dahilinde olmadığına, başka bir yerde öldürülmesi halinde de taşıma izlerinin olması gerektiğine, bu yönde delil, iz ve emarenin bulunmadığına, yine hiç bir mukavemet bulgusuna rastlanmadığına, eksik hususlar ve çelişkiler giderilmeden eksik inceleme sonucunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 20:30 sıralarında, sanığa ait olan inşaatın asansör boşluğunda ...'ın cesedinin bulunduğu, cesedin kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla sistematik otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı'na gönderildiği, otopsi raporuna göre; "Maktülün ölüm sebebinin kesici alet yaralanmalarına bağlı büyük damar ve iç organ kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama ile suda boğulmaya bağlı asfiksi olduğunun" bildirildiği olayda; sanık tarafından inşa edilen binanın halen inşaat halinde olduğu ve ölen ...'ın çocukları olan müştekilerin bu inşaatta çalıştıkları, olay günü ölenin evden sabah saatlerinde ayrıldığı, sonrasında kendisinden haber alınamadığı, akşam hava karardıktan sonra saat 20:30 sıralarında ölenin cesedi sanığın inşa ettirdiği binanın asansör boşluğunun taban kısmında bulunduğu, asansör boşluğunun içerisinde 30 cm derinliğinde su bulunduğu, ölenin suyun içerisinde ağzından köpük geldiği, vücudunun değişik yerlerinde çok sayıda kesik meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesinin raporunda ölümün kesici delici alet yaralanmalarına bağlı büyük damar kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama ve suda boğulmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp Kurumu İhtisas raporunda ise ölümün kesici delici alet yaralanmalarına bağlı büyük damar ve iç organ kesilmelerden gelişen kanama sonucu meydana geldiği, kesici delici alet ile yaralanmasında illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği, buna göre sanık ...'ın sanığın inşa ettirdiği binanın inşaatında asansör boşluğunda gerekli güvenlik önleminin alınmamış olması ve duvar yüzeylerindeki demir çubukların güvenli hale getirilmediği ve kaldırılmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre bu hali ile gelişen olayda sanığın ölen ile birlikte asli kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; dosyada mevcut ... Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi ile İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun ...ın ölüm nedeni konusunda verdikleri raporlar arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, bu çelişkinin giderilmesi ile ...'ın kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi, yine ölüm nedeni konusunda suda boğulmanın ortak neden olup olmadığının tespit edilmesi, ayrıca dosyada mevcut tüm deliller ve ölen ile ölenin bulunduğu asansör boşluğuna ilişkin fotoğraflarda incelenmek suretiyle ölende ölüm meydana getiren yaraların kesici-delici alet ile mi oluştuğu, yoksa asansör boşluğunda bulunan çıkıntı halindeki demirlere çarparak düşmek suretiyle de ölümün meydana gelip gelmeyeceği konusunda ayrıntılı rapor alınması, bundan ayrı olarak olayın meydana geldiği 18.01.2010 ve bir gün öncesi olan 17.01.2010 tarihlerinde ölenin görüşme yaptığı kimseleri ve kendisini arayanları gösterir HTS kayıtlarının celbi ile incelenmesi, sonucuna göre de toplanan tüm deliller uyarınca bir değerlendirme yapılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanığın cezalandırılmasına dair yazılı şekilde hüküm kurulması şeklindeki hukuka aykırılıklar nedeni ile duruşmalı inceleme yapılmasına karar verilmiş ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı incelenmiş, yine yazılan müzekkere üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu tarafından düzenlenmiş 11/04/2019 karar tarihli ve 121 sayılı rapora göre, ...’ın ölümünün kesici delici alet yaralanmalarına bağlı büyük damar ve iç organ kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, tarif edilen yaraların kenar ve açı özellikleri dikkate alındığında, sorulduğu üzere düşme sırasında asansör boşluğunda bulunan çıkıntı halindeki demirlere çarpma sonucu oluşmasının mümkün görülmediğinin belirlenmesi üzerine, Dairece ...’ın iddianamede belirtildiği şekilde ve bir iş kazası sonucu ölmediğinin anlaşılması karşısında, ...’a yönelik atılı Taksirle Ölüme Neden Olmak suçunu işlemediği sabit olan sanığın beraatı gerektiği sonucuna varılıp, sanığın atılı suçu kusurlu şekilde işlediğinin sabit kabulü ile cezalandırılmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı ve isabetsiz bulunduğundan İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak beraat hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Olay günü saat 20:30 sıralarında, sanığa ait olan inşaatın asansör boşluğunda ...'ın cesedinin bulunduğu, cesedin kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla sistematik otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı'na gönderildiği, otopsi raporuna göre; "Maktülün ölüm sebebinin kesici alet yaralanmalarına bağlı büyük damar ve iç organ kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama ile suda boğulmaya bağlı asfiksi olduğunun" bildirildiği olayda; oluşa, savunma, tanık anlatımları, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, ölenin cesedine ait fotoğraflar, olay yeri inceleme raporları, uzmanlık raporları, kamera görüntüleri izleme tutanağı, bilirkişi kurulu heyeti raporları, 30.11.2011 tarihli bilirkişi tutanağı, SGK inceleme raporu, Adli Tıp Kurumu Raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; ölen ...'ın vücudundaki yaraların niteliği ve sayısı, kesici, delici aletle meydana gelmesi, sulu zeminde duruş şekli ile açıklamalı ve denetime elverişli Adli Tıp Kurumu 3. Üst Kurulunca düzenlenen 24.05.2019 tarihli raporda "kişinin ölümünün kesici alet yaralanmalarına bağlı büyük damar ve iç organ kesilmelerinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, tarif edilen yaraların kenar açı özellikleri dikkate alındığında; düşme sırasında asansör boşluğunda bulunan çıkıntı halindeki demirlere çarpma sonucu oluşmasının mümkün görülmediği" şeklinde görüş belirtilmesi karşısında ...'ın yüksekten asansör boşluğuna düşmesi sonucu ölmediği anlaşıldığından, olayın iş kazası olmaması nedeniyle ölüm olayıyla sanığın eylemi arasında uygun illiyet bağı kurulamadığından atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükümle birlikte ...’ın, nerede, nasıl, ne zaman ve ne şekilde öldüğü, cesedinin bulunduğu yere nasıl geldiği/getirildiği, ölümünde suda boğulmanın ortak neden olup olmadığı, gerçek fail veya faillerin bulunması amacıyla suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği gözetilerek; suç duyurusunun sonucu beklenerek, dava açılması halinde her iki dosyanın birleştirilmesi, dava açılmaması halinde ise soruşturma evraklarının dosya içine alınmasından sonra delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.